·172 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ekim 2020 18:12 Otomatik Portakal konusuyla, kurduğu distopya ile ve yazarının ilginç hikayesiyle neresinden tutsanız okunmaya değer bulduğum bir eser.
Anthony Burgess yazarlığa başlamadan önce tümör teşhisi alıyor ve 1 yıldan az ömrünün kaldığını öğreniyor. Kendisi öldükten sonra karısı geçimini sağlamaya devam edebilsin diye kitaplar yazmaya başlıyor ve sonra yanlış teşhis konulduğunu öğreniyor. Bu yanlış teşhis edebiyat dünyasına bir yazar ve bugünün konusu olan filme de uyarlanmış Otomatik Portakal eserini kazandırıyor.
Kitap 15 yaşındaki Alex (Alex ismi Eski Yunanca’da “Kanunsuz” demekmiş.) ve onun çetesinin diğer üyeleri Pete, Georgie ve Dim’in içlerindeki şiddet eğilimiyle yaptıkları hırsızlıklar, masum insanlara uyguladıkları işkenceler, şiddet, gasp ve yaralamalarla başlıyor. Kitabın kahramanları antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bu nedenle de sergiledikleri davranışları ve nedenlerini anlayabilmek için okumaya başlamadan önce bu kişilik bozukluğu hakkında bilgi sahibi olmanın yararlı olacağını düşünüyorum.
1962’de yayınlanan bu kitapta o dönemin izlerini de görmek mümkün. Şöyle ki, kitapta dönemin iktidar partisi “Suçluları Yeniden Topluma Kazandırma” programı düzenliyor ve “Ludovico” isimli bir laboratuvar çalışması geliştiriyor. Bu çalışmada suçlular insanlık dışı uygulamalarla sadece topluma yeniden kazandırılmıyor aynı zamanda şiddet içerikli davranışlarının da söndürülmesi amaçlanıyor. Bu deneyin ilk kobayı da Alex oluyor. Deney sonunda serbest kalan Alex artık şiddet düşününce midesi bulanan ama bunu kendi iradesiyle değil maruz kaldığı koşullamayla yapan biri oluyor. Yani otomatik bir portakal haline geliyor (Makineleşmiş İnsan). Kitabın devamında işler biraz değişiyor ve şahsen beni memnun eden bir finalle de bitiyor.
Kitapla ilgili daha fazla spoiler vermeden kitabın dilinin argo kelimelerden oluştuğunu, psikolojik vurgulara sahip olduğunu ve içeriğinin de modern toplum yapısı, baskı ve kuralların insanları otomatik bir makine haline getirdiğine dair eleştiri olduğunu söylemek istiyorum.