·688 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ocak 2021 16:55 Mutlu bir evlilik, zenginlik içinde bir hayat nasıl birdenbire parçalara ayrılabilir?
Edgar Freemantle bir müteahhittir.
Mutlu bir evliliği, güzel bir hayatı vardır.
Fakat bir gün arabasına vinç çarpar ve bir kolunu kaybeder. Ciddi bir beyin hasarı da yaşar.
Ve bundan sonra başlar her şey...
Kendinde değilken karısını öldürmeye çalışır. Evliliği biter.
Edgar bu kendinden geçmişlik hallerinde etrafı kırmızı görür. Ve Stephen King bunu o kadar iyi dile getirir ki o kırmızılığa siz de şahit oluyorsunuz.
Doktorunun tavsiyesi ile bir adaya taşınır Edgar. Bir zamanlar Dali'nin içinde resimler yaptığı büyük pembeye.
Resim yaparak ve tek başına kalarak zihnine terapi yapmaktır amacı.
O sıralar bir kolu yoktur. Ve bir kol bulur. Jack Cantori. Yardımcılık görevi yapar ona. Çoğu işini halleder onun sayesinde Edgar.
Ve adada tek başına değildir. Ailesinin tüm fertlerini acı bir şekilde kaybetmiş Elizabeth Eastlake ve onun dostu olan Jerome Wireman. Ada Elizabeth'e aittir.
Bütün ailesini kaybetmiştir Elizabeth. Ama onları öldüren güç neydi? Ve hâlâ adada saklı mı? Edgar'ın başına neler gelecek?
Kitabın uzun olması gözünüzü korkutmasın. Bir bakmışsınız bitmiş şeklinde olacak.
Stephen King kendine has tarzını yine konuşturmuş. Eşyaları farklı hallere sokması, insanları ustalıkla yansıtması bir yana kendinizi hayatın acı yönüne denk gelmiş insanların yerinde hissediyorsunuz. Bazan kolunuz kaşınabilir, etrafı kırmızı görebilirsiniz.
Ve yine sade dil. Ne kadar övsem sade dili az kalır. Zaten merak uyandırıcı bir konusu olan kitabı daha da okunur hale getirmiş.
Betimlemeler, insan tahlillerini ustalıkla yapmış King.
Ve bir sır... Bu kitabı okuduktan sonra resim yapma isteği gelecektir size.
Harcayacağınız zamana değecektir. Tavsiye ederim.