·280 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ocak 2021 01:10 Ailesinin geçmişinden esinlenerek yarı otobiyografik bir roman yazmış yazarımız. Mübadele yıllarına gidiyor; insanların evlerinden, yurtlarından koparılışını, komşu bildiklerinin nasıl zalim olabildiğini anlatıyor. Ordan Kurtuluş Savaşı sonrası hala isyanlarla uğraşılan doğu illerimizden Mardin'e geçiyoruz. Kaç millet birarada yaşıyor orada.
Yolları Antalya'da kesişen iki çilekeş kadın. Biri Selanik'ten mübadeleyle diğeri Mardin'den sevdiği askerin ardına düşerek gelmiş.
Selanik'te bir asırdan daha önce..Fatma, buz yanığı bir süngünün zalim ışığına evladını "bıraktı..."
Mardin'de, barut kokularının silinmediği isyan yıllarında...Sultan, ışığına düştüğü sevda koruna can parelerini"bıraktı..."
Her ikisi için de çocuğunu bıraktı demişler.
Sahi nasıl olur da bırakır bir ana evladını?
Biri Rüya'nın büyük anneannesi diğeri büyük babaannesi. Rüya hayatının dönüm noktalarını hep onlarla bağdaştırmış. Onlardan miras görmüş hep başına gelenleri.
Sevmekten vazgeçmese de neden sevdiğinden vazgeçer bir kadın?