Burada uyuyakalmış. Siyah damarlı mermerin dokusuna uyumlanmış kuyruğunu kıvırarak arka patilerine dolanmış. Bıyıkları sağa sola oynuyor . Kim bilir, belki o da benim gibi gündüz düşlerine giren atları seyre dalıp kendi sesini arıyordur.
Rüzgarın bu denli esmesine şiirler yazacak romantik ruhlar varken benim tavuk dönere yazacağım şiirler için sevimli bir ruh haline geçme vaktim gelmiştir.
" Dodo sadece onunla konuşurdu ama dillerini biliyordu tabii ki . Onların dilinde Semula , yeniden demekti . Bütün yakınlarını kaybetmiş ama hayatta kalmış küçücük bir kız çocuğuna , köyün felaketten kurtulmayı başarmış halkı bu ismi uygun görmüştü . O da eski adını çoktan unutmuştu.