Ayda

@aydann_
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Hayal gücü ne kadar da büyüleyici bir yer.Büyüleyici kelimesi biraz fantastik kaçabilir ama tam anlamıyla fantastik bir eser.Hayatın zorlu akışına ara verip kendimizi bazen bu büyüye teslim etmeliyiz.Hem çocuklar için hem de biz yetişkinler için bir eğlence alanı yaratır. Bu eğlence günlük hayatta yaşadıklarınıza benzemez tabiki.Bahsettiğim eğlence,hayal gücünüzde yaptığınız bir yolculuk.Sizi öyle yerlere götürür ki bazen umutsuz bazen gururlu bazen de çok şaşkın kalabilirsiniz.Gelin bu yolculuğa Dorothy ve Toto ile çıkalım.Bu küçük kız Em teyzesi ve Henry eniştesiyle yaşamakta fakat bir gün bir hortum çıkar.O sırada evde olan küçük kız ve sevimli köpeği Toto ile hortumla sürüklenir.Gözlerini açtığında kendini başka bir diyarda bulur.Tek amacı ailesine geri dönmek olur.Kitaba başladıktan sonra dikkatinizi ilk olarak gri diye tasvir ettiği bir dünya karşılar.Olaylar devam ederken dikkatimi çeken unsurlardan biri de renkler.Darothy’nin dünyasının gri olması ya da zümrüt şehrin yeşil olması gibi,renklerin yaşanılan dünyanın zihnimizde canlanması ya da bizi yazarın anlatmak istediği fikrin daha iyi kavramamız için bir ipucu olduğunu düşünüyorum.Çünkü renkler simgeseldir aslında.Gri biz de kasvet,beton veya mutsuzluk;yeşil ise canlılık,refah ya da bereket gibi kelimeleri zihnimizde çağrıştırır.Darothy birçok güzel yerlere gitmesine rağmen oralarda kalmak yerine evine dönmek ister yol arkadaşları onun bu isteğine şaşırırlar.Çünkü yeşil bereketli yerler yerine neden gri bir yere gitmek istesin ki insan.Buradan şu çıkarıma vardım:yaşadığımız dünya ne kadar kasvetli olursa olsun insan mutluluğunu yanında mutlu olduğu insanlar belirliyor. Okumaya devam  ettiğimizde bizi müthiş bir ikileme sürüklüyor.Korkuluk karakterinin beyin ve Teneke Adam’ın kalp istemesi.İkisi arasında şu an bile birini seçmek zor.Çünkü insan olduğumuzu bize hissettiren bu iki unsurdan nasıl olurda birinden vazgeçelim?Bu iki karakter Oz’dan isteklerini gerçekleşmesi için Darothyle zorlu bir yola çıkar.Oz ise gerçek hayatta karşılabileceğimiz sahtekar biridir.Onların bu isteklerini kurnazca başka yoldan gerçekleştirir.Mesela Korkuluk’un kafasına çiviler koyar.Korkuluk ise gerçekten bir beyin koyduğunu düşünür ve artık bir beyni olduğu için çok mutludur.Buna “Plasebo etkisi” dendiğini duydum.Asıl meselenin ise inanmak olduğunu öğreniyoruz böylece.Bizler de kendimizi zaman zaman yetersiz hissetmez miyiz?Asıl sorunun biz öyle düşündüğümüz için öyle olduğunu anlamamamızdır.Hayat, bizim kendimizi düşündüğümüz çerçevede şekillenir çünkü.  Ayrıca iyiliğin gücünün kötülüğünkinden daha etkili olduğunu da kavramamızı sağlar.Okumaktan zevk aldığım bir kitaptı.Sizi eğlendirirken aynı zamanda düşünmezini sağlıyor.İrdelendiğinde hayatla ilgili  birçok ipucu veriyor.Yalnız çocuklara değil yetişkinlere de hitap edebilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.Herkese tavsiye edeceğim bir roman oldu.
Edebiyat
Oz BüyücüsüL. Frank Baum · Bordo Siyah Yayınları · 201218,1bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.