Evet evet her şey harika ve yolunda. Defalarca kesilmeye çalışılan başlar ve tutukluk yapan giyotinler ve daha fazla çektirilen acılar. Sizce gerçekten de başlarımı kesmek istiyorlar? Yoksa muhalif fikirleri mi? Sizce gerçekten acıyımı tattırmak istiyorlar yoksa bunu bir güç ehemmiyeti sanarak acıyı tattıran olmayı mı?
Resmen canınızın hiçbir ehemmiyeti yoktur yönetenler zalim oldukça. Çıkar üç beş ruh hastası sizde kurban ya da piyon olursunuz. Sonra kendinizi buram buram trajedi kokan ancak masal olarak düşündüğünüz ve bir gün gerçek olacağını hiç hesap etmediğiniz buhranın içinde bulursunuz.
Ne zaman öleceğimizi bilmemek ne büyük nimetmiş meğer. Çünkü eminim eğer Tanrı bize bunu söyleseydi kader gerçekleşmeden hüzünlü ve hummalı bir hastalıktan ölürdük.
Yazar size o kadar hissettiriyor ki bir an kafanıza bıçak darbesi indiğini hissediyorsunuz. Bir sancı giriyor boyun bölgenizde göğüs kafesinize doğru. Adım adım kalbin derinliklerine iniyor ve aslında hepimizin bir idam günü olduğunu hatırlıyorsunuz. Kitaptan çıkıp şöyle bir baktığınızda yaşamınıza, hâlâ ruhen sizi derinlemesine etkileyen keskin bir olay gelmediyse başınıza pek farkında olmazsınız hissedemezsiniz kitabı ama o tüm galeyanıyla gelen psikolojik ve ruhsal darbeyi göğüs kafesine kadar trajik bir şekilde taşımış olanların, gerçekten kitabı okuduklarında tüm benlikleriyle tatmıştır o buhranı, buram buram kokan melankoliyi ve de ümitsizliği...