Melikşah, Nizamülmülk, Ömer Hayyam, Hasan Sabbah ve Mümtaz Hatun.. sadece bu isimler bile insanı ziyadesiyle heyecanlandırıyor. Bu isimleri sayarken sadece tarihe mal olmuş isimler gelebilir aklınıza fakat Maalouf onları o kadar güzel anlatmış ki her biri ayrı bir kahraman olarak gönlünüzde taht kuruyor. Kitabın ilk sayfasından son sayfasına kadar kültürel yansımalar o kadar güzel işlenmiş ki kendinizi Selçuklu döneminde gündüz İran'ın sokak aralarında bir kovalamacanın içinde bulurken gece olunca sarayın şatafatını, müziği ve eğlenceyi iliklerinize kadar hissediyorsunuz.