·652 syf.····Okunma: 31 Ocak 2021 15:08 Kitap başkahraman Sorel'in başında geçenleri anlatırken 19. yy'ın söz konusu topraklardaki siyasi ve sosyal durumuna tıpkı yazarın birçok yerde ifade ettiği üzere 'yol boyunca gezdirelen bir ayna' gibi ışık tutuyor.
Dili yer yer zorlayıcı da olsa genel itibariyle çok da kötü değil. Zorlayıcılıktan kastım ise bazı cümleler içinde fazla sayıda yargı bildiren sözcük öbeklerinin oluşu. Örneğin kitaptan bir cümle şöyle:
'' Sayın marki, bir şey söylememe izin vermenizi isteyerek size göstermek zorunda bulunduğum saygıya aykırı davranmış olmayacağını ummak isterim. ''
Bu cümleleri anlayabilmek için - özellikle kitabının orta kısımlarında çok sık - yavaşlamam veya geri dönmem gerekti. Belki de algısı daha gelişmiş biri için sorun olmayacak bu cümleler ama beni zorladı açıkçası.
Yine de kitabı elinizden bırakmanıza sebebiyet verecek kadar dile hakim değil bu zorlayıcılık.
İçeriğe bakacak olursak, tam anlamıyla bir klasik gerçekten. Karakterlerin iç monologları, gelişimi, olay örgüsü, ele alınan konular her şey insana bir şeyler anlatan, daha doğrusu insana insanı anlatan bir kurgunun ürünü. Her ne kadar 21.yy Türkiye'sinden 19.yy Avrupa'sının 'soylu yaşayışı' bizlere fazla garip geliyor olsa da birkaç klasik okuduktan sonra insan için bu alışılmış bir gariplik olacak ve rahatsızlık vermeyecektir. Ayrıca tüm bu bizlere, çağımıza uzak yaşayışın içinde insan ve ilişkileri yine bizlere en yakın şey, öyle ki üzerinde geçen nerdeyse iki asırdan sonra bile hala bizleri etkileyen duygular ve düşünceler bu kitapları bizlere okutturuyor.