·80 syf.····Okunma: 30 Ocak 2021 21:57 Aytmatov’un ilk eserlerinden olan Cemile , bize sıcacık bir okuma serüveni sunuyor. Bazen kısa soluklu ve ruhumuza dokunacak , bir çırpıda okunacak bir kitap ararız ya... Cemile benim için böyle bir kitap oldu , severek okudum. Bu hikayeyi kısaca özetlemek istiyorum sizlere. Seyit adlı bir gencin ağzından dinliyoruz tüm olanları. Ağabeyi Sadık askere gidince eşi Cemile , kayınvalidesi ve Seyit ile yaşamaya başlamıştır. Aile aslında daha geniştir ancak buralara değinmeyeceğim. Cemile harikulade güzel bir kızdır. Savaştan dolayı çalışacak işçi bulamayan köy halkı kadınları da ağır işlerde çalıştırmak durumunda kalır. Cemile de bunlardan biridir. Seyit ile beraber giderler çalışmaya. Seyit’in görevi de güzeller güzeli Cemile’ye göz kulak olmaktır tabii. Bir gün savaştan bacağı yaralı dönen Danyar adlı çekingen , gizemli genç de burada çalışmaktadır. Seyit ve Cemile , Danyar’a türlü oyunlar oynayarak Danyar ile uğraşmayı âdet edinmişlerdir. Fakat bir gün şakanın dozu kaçar ve Seyit ile Cemile kendilerinde suçluluk duygusu hissederler. Danyar ile konuşmaya çalışsalar da nafile. Danyar Cemile’nin her türlü oyununa göz yumar , dut yemiş bülbüldür âdeta. Ancak bir gün o güzel sesiyle söylediği türkülerle konuşur. Türkülerde Cemile’yi konuşur. Cemile gibi kıpır kıpır , hayat dolu bir kız ile , Danyar gibi kendinin tam zıttı içine kapanık biriyle aralarında bir yakınlaşma başlar. Seyit , resme ilgilidir ve onların bir gün gizliden gizliye resimlerini çizerken Cemile’ye yakalanır , Cemile bu resmi kendine saklar. Cemile’nin kocası Sadık’ın askerden dönmesine kısa bir müddet kalmıştır ve Danyar ile Cemile birbirlerine aşklarını ilan ederler. Cemile , kendisini hiçbir zaman sevmemiş olan kocası Sadık’ı bırakıp öksüz Danyar ile kaçar. Seyit onları kaçarken görür , avazı çıktığı kadar bağırır Cemile’ye ama nafile. Çocukluk aşkını , ilk aşkını , Cemile’yi kaybetmiştir. Köyde bir yandan ortalık karışır fakat Seyit hiçbir şeyden bahsetmez , onların aşkına büyük bir saygıyla yaklaşır. Bir gün Sadık , Seyit’in çizdiği Danyar ve Cemile’nin olduğu resmi bulur ve her şey ortaya çıkar. Cemile’nin kararlılığı ve istediklerinin peşinden ardına bakmadan gidebilmesi onda resim eğitimi almak için köyden gitme cesaretini buldurur. Motivasyonu düştüğünde her zaman ilk yaptığı resme Danyal ve Cemile’ye bakar , onları ve Cemile’yi , ilk aşkını hiçbir zaman unutmaz.
Günlük hayatımda böyle bir olayla karşılaşsam kesinlikle Cemile’yi yargılayacağımı biliyorum ancak yazar karakterlerin duygularını öyle güzel yansıtıyor ki Cemile ve Danyar’ın mutlu olmasını istiyorsunuz. Kitapta sadece bazı ataerkil ifadeler rahatsız edebiliyor ancak bunu da dönemin şartlarına veriyorum. Olayların Seyit tarafından da bir aşka dönüşmesini pek ummuyordum fakat böylesi bir sevgiye karşı Seyit’in duyduğu saygıyı da görmek hoşuma gitti. Kitap bunların dışında bozkır hayatından , zorluklardan , kadına bakıştan da ipuçları veriyor. O dönemin örf adetlerini bile karşısına alabilen Cemile’nin cesaretini seriyor gözler önüne. Ve Seyit diyor ki:
“Git Cemile , git! Hiç pişman olma. Sen mutluluğunu en sarp yollarda yürüyerek buldun!..”