Yeraltından Notlar'a ÖTEKİ Bakış
7/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2021 16:58
Kitabı, otobiyografi diliyle anlatıcının kendi ağzından iki bölüm olarak okuyoruz. İlk bölüm Yeraltı'nda, otobiyografinin aslında dürüst bir yazın olmadığına, yazarın kendiyle ilgili kaçınılmaz bir şekilde yalan da söyleyeceğine dair C.J.H. Heine'a ait bir sözü paylaşılmış. (s.43) Bu sözü doğrularcasına kitap içerisinde de birinci ağızdan okuduğumuz düşünceler ve davranışlar arasında çelişkiler ve bocalamalar çokça göze çarpıyor. Okuyucuda bolca şüphe uyandırıyor diyebilirim. İkinci bölüm Notlar'da ise, hayat kadını genç Liza ile yolları kesişir, ona "İnsan önce yaşamayı öğrenmeli, ondan sonra başkalarını kınamaya kalkışmalıdır!" (s.105) gibi iddialı laflar eder, sonra kalkıp kızın hayatı üzerinde olanca eleştiriyi yapar ahkam keser. Peki ya kendi hayatı? Kendi yaşamayı öğrenebilmiş mi? Kitap boyunca dile getirdiği "güzel ve yüksek olana" ulaşabilmiş mi? İkiyüzlü bir yaklaşım sezilmiyor değil. Daha sonra Liza'yla olan karşılaşmalarında, anlatıcı bir buhran geçirerek kendiyle yüzleşme, kırılma yaşıyor. Adamın kendiyle ne kadar barışık olmadığını bu yüzleşme sonunda aslında kendinden ne kadar nefret ettiği apaçık ortadayken, buna şahit olan kızdan hırsını çıkardığına tanık oluyoruz. "İnsana lüzumlu olan tek şey, onu nereye sürükleyeceği belli olmayan hür iradedir." (s.28) şeklinde düşünen anlatıcımız, bu hür iradesini yaşamı boyunca adeta bir anti-kahraman yaratmak üzerine kullanmış. Kendini, ahlak bozukluğuyla ömrünü heba ettiğini, boş gururu yüzünden yaşayan alemle bağını keserek yeraltına çekildiğini söyleyerek açıklamış. Ancak bir anti-kahramanda bulunabilecek tüm özellikleri "Ben kendi hayatımda, sizin cesaret edemeyip yarıda bıraktığınız şeyleri sonuna kadar götürdüm...Buna göre ben sizden daha canlıyım." (s139) ile savunmaya ve acı çekmenin insanı canlı kıldığını ifade etmeye çalışmış olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki bu baş karakterin şu yönleriyle Dostoyevski'nin ÖTEKİ kitabına çok benzettim; Kendi kendine hırslanıyor, kendini başkalarına ispat etme çabasına giriyor, aldığı kararın daha ilk dakikalarında kafasındaki karmaşık düşüncelerle filizlenen özgüvenini baltalayıp çelişkili bir ruh haline bürünüyor ve kararlılığı zayıflıyor. Bu iç çatışma içinde başta kalkıştığı işi daha berbat hislerle ve sonuçlarla noktalıyor. Hırsını alabiliyor mu? Hayır. Sonuçta kendini yadırgıyor, kendini çirkin buluyor, özetle kendini sevmiyor. Dostoyevski'nin Puşkin ve Gogol'den etkilendiğini yine bu kitapta ara notlarla görebiliyoruz. Keyifli okumalar diliyorum!
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
·
2 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.