#Subatyorum2021
#William Golding
#Sineklerin Tanrısı(261 sayfa)
Kitabın adaya düsen bir avuç cocugun maceralari olarak algılanıp,cocuk kitabı oldugu algısına kapilmamak gerek,zira,bu kitap bir cocuk kitabı değildir.
Okumak icin epeyce geciktiğim,dün oğle saatlerinde bittigi halde ancak bugün yorumlayabildigim kitap,bence tek kelimeyle muhteşem.
Yaşları 6_12 arasında değisen bir uçak dolusu çocuğun savaştan uzaklaştırılmak üzere gotürülürken,uçaklarının işsız bir adaya düşmesi ile başlar kitap.
Ana karakterkerimiz,Ralph,domuzcuk,Simon ve Jack le Roger.
Zeki ama hem alt tabakayı temsil ettiginden dikkate alınmayan Domuzcuk,herseyi bilen anlayan,hatta belki biraz ermiş Simon,şiddetin simgesi Roger.
Ama en önemlisi iki lider yaradılıslı çocuk.Ralph ve Jack.
Ralph,adaleti ılımlı bir yönetimi temsil ederken,Jack faşizmi hatta diktatörlüğü temsil eden en iyi örnek.
Lider secilen Ralph ı hazmedemeyen Jack in çocuklari siddet,tehdit le kendi saflarına cekmesi ile gelisen olaylar.
Yaşı kaç olursa olsun,bir insan nasıl katil olur,korkunc bir caniye nasıl dönüşür?
Kitap,aslında insanlığın medeniyetin ve medeniyeti yok olmuş bir toplumun gidisine güzel bir örnek.Ve olmazsa olmazımız korkular.
Ben kitabı cok beğenerek okudum..Okumayan arkadaşlara da siddetle tavsiye ediyorum.
Kitaba adını veren Sineklerin Tanrısı,insanların içindeki kötülüğü simgeler.
İnsanlar ister kücük olsunlar,ister büyük,hem iyi hem de kötü içgüdüleri vardır.Anayla baba ve eğitim kurumları,cocugu olumlu biçimde etkilemeye,iyiye yönelen içgüdülerini geliştirip,kötüye yönrlen içgüdülerini engellemeye çalışırlar.Ama Sineklerin Tanrısında kötü icgudüler sadece sınırlandırılmistir ve acıga çikar.