Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 03 Şubat 2021 21:12 "Mevsimlerden kıştı, zenginler çay içip koyun eti yiyor, yoksullarsa havanın ısınmasını ve otların büyümesini bekliyordu."
Rus Klasikleri Okuma grubumuzun bu ayki kitabı 20.yüzyıl Toplumcu gerçekçi ve varoluşçu akımların en önemli temsilcilerinden sayılan Platonov'un Can'ıydı.
Yazar kendisi de komünist olmasına rağmen özellikle Stalin'in iktidarda olduğu 1928-29 döneminde uygulanan kolektivizasyon (tarımda özel mülkiyet yerine ortak mülkiyet esası) sisteminin getirdiği yıkıcı ve sömürücü etkilere ve Stalinist düşünceye yaptığı eleştiriler sebebiyle neredeyse SSCB yıkılana kadar yasaklı kalmış.
Kitap annesi tarafından terk edilen ve Stalin himayesinde kimsesiz bir çocuk olarak büyüdükten sonra Moskova Ekonomi Enstitüsü arazi ıslah eğitimin tamamlayan Nazar Çagatayev'e, kendisinin de içine doğduğu yoksul Can halkına Sosyalizm götürerek onları refaha erdirme görevi verilmesi ile başlıyor.
Can halkı bugün Türkmenistan - Özbekistan sınırları içine denk gelen bir bölgede yaşayan, içinde Türkmen, Karakalpak, Özbek, Kazak, İranlı, Beluci ve nicelerini barındıran, aslında kaçaklar, yetimler, dermanı kesilince kapı dışarı edilen yaşlı köleler, eşsiz kalan kadınlar, suçlular, tanrıbilmezler gibi toplumun en dışlanmış ve yok sayılan kesiminin oluşturduğu bir halk. Can adı onlara yanlarında hoşar (mevsimlik işçi) olarak çalıştıkları zenginler tarafından verilmiş. Rusçada 'Duşa' dan gelen Can'ı halk 'ruh' anlamı ile kullansa da burda zenginlerin kastettiği anlam 'köle' Gogol'un Ölü Canlar'ı da burdan geliyormuş.
Kitap gerek verdiği sosyolojik mesajlar, gerek doğa betimlemeleri, gerekse yoksulluğun işlenişi bakımından çok etkileyiciydi. Yoksulluğu ve yokluğu bu kadar net hissetiren kitap azdır bence. Okurken çölde karakterlerle birlikte dolaştım, açlığı ve ölümü kanıksayışlarını yanımdalarmış gibi gördüm.Sömürünün insan bedenine ve ruhuna yaptığı bütün etkilere şahit oldum.
Gerçekten hem akıcı hem de çok dolu bir kitaptı. Şiddetle tavsiye ediyorum.