8,2/10  (11 Oy) · 
23 okunma  · 
7 beğeni  · 
535 gösterim
Gerek dili gerekse dünyaya bakış açısıyla sadece çağının değil tüm zamanların edebiyatında apayrı bir yere sahip olan Platonov'un bu kısa romanı, "insan ne için yaşar?" sorusu üzerine derin, sarsıcı ve özgün bir tefekkür niteliğinde. Hayata duyulan inancın dönüştürücü gücünün öyküsü Can; açlığın, yokluğun, unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın öyküsü. En tanıdık konuyu bile ilk kez ele alınıyormuşcasına ilginç kılan ve tüm eserleri sadece insana değil, bir bütün olarak doğaya yönelik muazzam bir sevgi ile ışıldayan Platonov'un Can'ı, edebiyatseverleri derinden etkileyecek güçlü bir roman.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2013
  • Sayfa Sayısı:
    152
  • ISBN:
    9789753427753
  • Çeviri:
    Günay Çetao Kızılırmak
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kıymet tuş 
23 Şub 2016 · Kitabı okudu · 19 günde · Puan vermedi

Stalin rejimi tarafından yasaklanan, değeri bilinmeyen ve sakıncalı olarak görünen Rus yazar Andrey Platonov’un romanı "CAN". Konusu çok farklı okurken bir çok duyguyu yaşayabilirsiniz aynı anda.

Selma Mertel 
02 Nis 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Doğan her canlının yaşamak mecburiyetiyle ayakta kaldığı, görmediği, bilmediği yaşamlarla kendi yaşamını kıyaslayamayacağı için , yokluklar içinde kendine daha iyi bir yaşam hayali dahi kuramadığı yaşamların romani. Aa bir de, yönetimlerin çare olsun diye atadığı insanlar eğer kendi yurdundan "Can"ından değilse, yardıma muhtaç insanlara çare olamadığını da satır arası mesajı olarak veriyor. Keyifli okumalar.

Kitaptan 10 Alıntı

mustafa anıl 
15 Şub 23:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Kötü şeye ne diye alışsın insan?" dedi Çangatayev; mutluluğun herkese neden inanılmaz geldiğini, insanların birbirlerini neden yalnızca hüzünle cezbetmeye çalıştıklarını anlamıyordu.

Can, Andrey Platonov (Sayfa 23)Can, Andrey Platonov (Sayfa 23)
mustafa anıl 
16 Şub 12:03 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Gülümsüyordu; kısa, alaycı bir oyun için yaratılmışa benzer bu dünyada her şey tuhafına gitmekteydi. Üstelik bu yapmacık oyun uzamış, ebedi bir hal almıştı ve artık kimse gülmek istemiyordu, kalmamıştı gülecek hal.

Can, Andrey Platonov (Sayfa 32)Can, Andrey Platonov (Sayfa 32)
mustafa anıl 
16 Şub 12:09 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Tanımazsın yemek yer gibi yaşıyorsun çünkü: İçine giren şey aynen çıkıp gidiyor. Bende dersen kalıyor her şey."

Can, Andrey Platonov (Sayfa 35)Can, Andrey Platonov (Sayfa 35)

Çaresizlik, elem ve yokluk insanın en küçük rahnesine kadar sızabilir ve ancak son nefes süpürür onları oradan dışarı.

Can, Andrey PlatonovCan, Andrey Platonov
mustafa anıl 
17 Şub 22:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnsanlar ne diye acının, ölümün hesabını tutardı hep, mutluluk da bir o kadar kaçınılmaz, hatta çoğunlukla çaresizlikten daha olasıyken...

Can, Andrey Platonov (Sayfa 77)Can, Andrey Platonov (Sayfa 77)
mustafa anıl 
17 Şub 21:59 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aslında insanlar akıldan ya da hakikatten değil, sırf doğdukları için yaşarlar ve kalpleri, çarptığı müddetçe, çaresizliklerini işleyip parçalara böler, kendi de sabırla çalışmaktan cevherini yitirerek viran olur.

Can, Andrey Platonov (Sayfa 73)Can, Andrey Platonov (Sayfa 73)
Emrah Kars 
05 Mar 03:35 · Kitabı okuyor · Beğendi · 9/10 puan

dışarı çıkarken dolabının karanlığına üzüntüyle baktı; dolap yakında onu unutacak, giysilerinin ve vücudunun kokusu bu tahta kutudan sonsuza dek uçup gidecekti.

Can, Andrey Platonov (Sel)Can, Andrey Platonov (Sel)
Emrah Kars 
05 Mar 03:38 · Kitabı okuyor · Beğendi · 9/10 puan

yine de yer yer aileler halinde de yaşıyordu insanlar; böyle durumlarda birbirlerine karşı duydukları sevgiden başka şey kalmıyordu ellerinde çünkü ne doğru düzgün yiyecekleri, ne geleceğe ilişkin umutları, ne insanı eğlendiren cinsten bir mutlulukları vardı; hem yürekleri öylesine dermansızdı ki ancak eşlere karşı duyulan sevgi ve bağlılık sığıyordu içine. en çaresiz, en fakir ve ebedi duygu.

Can, Andrey PlatonovCan, Andrey Platonov
Emrah Kars 
05 Mar 03:36 · Kitabı okuyor · Beğendi · 9/10 puan

sanki insanın birini sevmesi kalbe ağır geliyordu da, önemsiz şeylerle ilgilenmek bu ağırlığı bir nebze olsun hafifletiyordu.

Can, Andrey PlatonovCan, Andrey Platonov