Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
407
Basım Tarihi:
Mart 2010
İlk Yayın Tarihi:
1972
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
Чевенгур
ISBN:
9789753427449
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Savaşın ve devrimin kavurduğu bir “Çevengur”
9/10
·407 syf.·
2024 13. kitabı
İnsan Platon’a göre toplumsal bir hayvandır. Acılara karşı kayıtsız kalmak ve sabırla dayanmak gerektiğini söyleyen stoacılara göre "İnsan, her şeye alışan hayvandır." Ortak çıkış noktası insanın bir hayvan olduğudur. Ve burada kasıt aslında doğanın bir parçası olduğumuz. Yani doğadan azade bir efendi değiliz. Varlığımız yani bedensel varlığımız bir sürü bağımlılılıkla dünyaya fırlatılır. Kendimize yetebilmemiz için uzun yıllar gerekir. Toplum olmak ise: Hem bu bağımlılık sonucu hem de doğanın bir parçası olarak hayatta kalmamızı arttıran bir yol olması sebebiyle mecburen yaşadığımız belki de katlanmak zorunda olduğumuz bir yapılaşma. Oysa tek başına besin piramidinin ancak ortalarında bir yerdeyiz. Aletler olmadan -yani teknoloji- ve toplumsal yapı olmadan piramidin tepesinde olamazdık ve elbette doğanın efendisi ilan edilemezdik. Arayışımız işte bu noktalarda başlar meme arayarak başlarız hayata. Ağlamak ise “anlam” yüklenen bir eylemdir ötekince. “İnsan, anlamdan değil, tutku dolu kirişlerden kan akan boğazlardan, çıkıntı, delik, zevk ve unutkanlıklardan ibaret bir vücuttur!” Anlamda arzu gibi bir yitik nesnedir ve hep uzağındadır insan denilen yapının. Gerçek olan doğanın içinde doğanın kendi rasyonalitesi içinde yaşayıp durduğumuzdur. Burada oluşturduğumuz bu güruhun bir “toplum” olması için “toplumun önde gelenleri” bir çok çözüm arar ve kurallar koyar. Yasaklar ödüller “suç ve ceza” ikileminde ikircikli bir yapı oluştururuz. Karşıtlık fikri olmadan kurulamazmış gibidir “toplumsal” yaşam. Sonuçta felsefecilerin ve düşünen hayvan olarak bizlerin ortaya koyduğu bir akım ortaya çıkar. Liberalizm, komünizm vs. Oysa “Cemaat hayatında tüm günahların aklı toy erlerin müdahalesi yüzünden meydana geldiği akıllardan çıkarılmamalıdır. Herkesin mest edici bir mutluluğa çaba
Toplum
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.··
2018 114. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 00:23
Çevengur,Sovyetler birliğinin ilk yılları,devrim yapılmış,bir grup devrimci gencin komünizmi ülkenin ücra bir köşesinde küçük bir kasabada hayata geçirme çabalarını anlatıyor.Burjuvalar,karşı devrimciler saf dışı edilmiş,mülkiyet feshedilmiş,çalışıp dinmeye son verilmiş,toprağı işleme işi ise “evrensel proleter” ilan ettikleri güneşe verilmiş.Sömürüsüz bir hayat kurulmuş,ama emek yok,yaşamak İçin belirli bir amaçta.Herkesin kafası karışık,bilinmezliklerle dolu bir hayat bekliyor Çevengur kasabasını.Olaylar her zamanki kullandığı yer yer komik ve traji komik anlatımla dolu kitap.Kitabı okurken bir ara Platonov acaba çölden Can halkını toplayıp Çevengur kasabasına mı yerleştirdi diye düşündüm.Diğer kitaplarında olduğu gibi Platonovun burda da ince bir mizah duygusu var bu da kitabı okumayı zevkli hale getiriyor. Çevengur zamanın devletin resmî gazetesi Pravda’da karşı devrimci olarak ilan ediliyor yazarın tüm kitapları gibi.Birbirimiz İçin Yaşacağız adlı kitabında Çevengur’un adı çok geçmişti bende müthiş bir merak uyandırdı.1928 yılında tamamlanmış.Karşı devrimci olduğu iddia edilmiş.Sebep olarak devrimi yanlış resmetmesi gösterilmiş.Bunun üzerine Platonov Stalin ve Gorki’ye mektuplar yazmış.Gorki’ye gönderdiği mektupta romanın bütünüyle karşı devrimci olarak anlaşıldığını,oysa kendisinin amacının kominist toplumun başlangıcının dürüst bir resmini çizme girişimi olduğunu belirtmiş.Gorki beğeniyor beğenmesine ve cevap olarak şöyle diyor:”Tüm karakterlere karşı ne kadar zarif olursanız olun,son hatları bir ironi ile çizilmiş sanki,okur karşısında devrimci diye” çatlakları” ve “ yarım akıllıları” görüyor demiş.Okur olarak bunları böyle hissetmedim,tam tersi insanların bilmediği şeyler karşında nasıl korkak,ürkek ve komik olabileceğini düşündürdü Çevengur halkı ordaki bir
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2022 35. kitabı
#okudumbitti #AndreyPlatonov #Çevengur #407Sayfa #NisanAyı5ciKitap Selam kitapcanlar. Platonov'dan okuduğum dördüncü kitap Çevengur. Yazarın kalemi kesinlikle tanımanız gereken bir kalem. Okuduğum dört kitabın dördünüde gerçekten severek okudum. Can, mutlu moskova, ve çukur kitapları gibi bu kitabını da sevdim. Satırlarda tanıdık isimlerle karşılaşmak oldukça hoştu. Mesela karakterlerden biri Dostoyevski. Ama bizim bildiğimiz yazar Dostoyevski değil elbette. Ama ismini görmek bile tebessüm ettiriyor değil mi? Bir diğer tanıdık isimse Rosa Luxemburg. Tabiki kitaptaki karakterlerden biri değil ama karakterlerden birinin hayran ve aşık olduğu biri olarak sık sık adı geçiyor. Hayranlığı da boşa değil bilenler biliyor zaten. Ancak kitapta en çok Kopyonkin'in atını sevdim. Sebebiyse sanırım atın adı. Proleter gücü koymuş atının adını Kopyonkin. Ve atına hayran. Bir başkası atından övgüyle söz ettiğindeyse verdiği cevap aynen şu oluyor "Sınıf malı o:bilinç bakımından sizden daha devrimcidir" Atıyla arasındaki bağ gerçekten sevilmeyecek gibi değil. Devrimci at kaç kişiye nasip olur ki değil mi İşin şakası bir tarafa en çok sevdiğim kitabı bu oldu yazarın. Sovyeler birliğinin ilk yıllarında bir grup Çevengurlunun (devrimci, karşı devrimci, burjuva ve küçük burjuva) aralarındaki ilişki ve tartışmaları zaman zaman mizahi, zaman zamanda traji komik olaylar eşliğinde okuyoruz. Devrimde kadının rolüne, komünizmde kadının yerine ironik biçimde yer verilmiş kitapta. Okurken insan şunu birkez daha net biçimde anlıyor ki gerçek anlamda işçi bilinci oluşmadan devrim mümkün değil. Sevgiyle kalın
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2024 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 16:42
Sovyetler Birliği’nin ilk yılları, küçük bir topluluğun komunizmi kurmaya çabaladığı zamanlar. Henüz her şeyin çok yeni olduğu, kimin neyi nasıl yapacağını bilmediği bir bocalama durumu ve günün sonunda başlanılan noktaya dönmenin hikayesi. Kitap beni biraz yordu açıkçası, zorlu bir metin olduğunu söyleyebilirim. O yüzden herkes sever diyemiyorum. Tarihe özellikle Rusya tarihine ilgi duyan, döneme ışık tutan bakış açılarını okumayı sevenlere hitap edebileceğini düşünüyorum. “Ne kadar okusa ve düşünse içinde hep boş bir yer kalıyordu, betimlenmemiş ve anlatılmamış bir dünyanın tedirgin bir rüzgâr gibi içinden geçtiği o boşluk.”
Edebiyat
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Platonov, pek çok çağdaşı gibi Dünya ve Rus tarihini etkileyen olaylara, tanıklık etmiş bir yazar.Dolayısıyla bu tanıklıklar eserlerine de etki etmiş. Ülkesindeki baskı rejiminden de payını almış, sansürle uğraşmış. Çevengur, Platonov'un kişisel yaşamından da izler taşır.Platonov'un çocukluğunda babası demiryollarında marangozluk yaparak, geniş ailesini geçindirir. Evin en büyük çocuğu olan Andrey Platonov küçük yaşta babasına destek olmak için çalışmaya başlar. Yoksulluk tıpkı Çevengur'daki gibi dilendirmeye gönderilen bir çocuk topluluğu yaratır o dönemde. 1918 yılında cepheye erzak taşıyıp, karları temizleyen bir lokomotifte babasına yardım eder Andrey.Bu deneyimini de Çevengur'a yansıtır. 1928 yılında Çevengur romanını tamamlar Platonov, ancak yazdığı bir öykü nedeniyle rejim karşıtı ilan edilmiştir bile.Çevengur, Platonov'un tamamlanmış tek romanı olur.1936'dan sonra ise takma adlarla yazar. Çevengur'da hikâye bir köyde başlar. Platonov kitabın başında, ülkenin toplumsal, siyasal koşulları üzerine genel bir tablo çizer. Zahar Pavloviç ve küçük yaşta annesini kaybeden, babasının intiharı ile de babasız kalan Dvanov ile tanışırız. Dvanov, bir süre bir ailenin yanına sığınsa da yoksulluk öylesine büyüktür ki, önce çoğu çocuk gibi dilenmeye gönderilir, sonrasında ise kaderine terk edilir. Zahar Pavloviç sürekli hareket halindedir, İnsanların bozuk aletlerini tamir eder, seyahatleri sırasında.Makinelere olan tutkusu, aklıma sürekli Nâzım Hikmet'in "trrrrum, trak tiki tak makinalaşmak istiyorum! mutlak buna bir çare bulacağım ve ben ancak bahtiyar olacağım karnıma bir türbin oturtup kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
8/10
·407 syf.··
2023 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 13:23
Andrey Platonov Çevengur - Platonov'dan okuduğum ikinci kitap. Can kitabını daha önce okumuştum. Çevengur kitabı ismiyle oldukça ilgi çekici olduğu için Can kitabından sonra Çevengur kitabını da okudum. Babası öldükten sonra geride kalan oğlu Dvanov'un acıklı hikayesi. Dvanov (Saşa) bir tanıdığı tarafından evlat edinilir. Burada iyi bir hayat sürmeye başlar ve babası gibi gördüğü Zahar Pavloviç, Dvanov'u partiye üye yapar. Böylelikle parti, komünizmi desteklemek için bu göreve Dvanov'u atar. Köyleri dolaşarak halka burada komünizmin olup olmadığını sorar ve bu köylerde karşılaştığı bir grup devrimci arkadaşlarla mizahi bir anlatım başlar. Arkadaşıyla yaptığı maceralı yolculukları okuyoruz. Kitapta Dostoyevski adında bir karakterimiz var. Adı köyde yaşayan bir adamın adı. Kopyonkin karakterimizin de sevdiği kadın Rosa Luxemburg'u satır aralarında sık sık görürüz. #andreyplatonov #çevengur
Edebiyat
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 00:00
Çevengur’un arka kapak yazısında şöyle yazıyor: ‘Ünlü devrimcilerin bedensiz hayalleriyle kuşatılmış, değişim için yapılacak tek şeyi -yani devrimi- hallettikten sonra öylece kalakalmış garip bir topluluğun öyküsü Çevengur. Her şeyin bittiği ve hiçbir şeyin başlamadığı bir dünyada insanın tabiatla bile mücadele etmek istemediği bir can sıkıntısının öyküsü.’ . Can ile tanıştım Platonov ile, sarsmıştı beni. Sonra Dönüş’teki öykülerini okudum dilindeki eleştirinin ve mizahın tadını almıştım artık. Çevengur ise bambaşkaydı. Hem hayal hem çok gerçek bir hikaye, devrimin ilk yılları ve o apansız belirsizlik. Hiçbir şeyi bilemeyiş, herkesten yükselen ayrı ayrı sesler ama bir türlü ‘olamayış’. Sürekli bir ‘ne yapacağız-ne yapıyoruz’ hali. Ve sonda başlangıca dönüş, pek çok şey gibi.. Acı da döner bir gün rahmine.. . Çok sevdim Çevengur’u, bunda Günay Çetao Kızılırmak çevirisinin de etkisi büyük elbet.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.·
2019 67. kitabı
Okurken tek sıkıntım zaman noktasında oldu. İki gün, üç hafta, bir yıl gibi süreye dair belirteçler olmadığı için kişilerin yaşlarını ve olayların akış süresini tahminde birazcık zorlandım. Çevengur Rusya’da bir bölge. Çarlık Rusya’sından Sovyetlerin kuruluşuna doğru geçen yıllar içerisinde halkın bilinçsizce örgütlenip komünizme geçiş yapması komik bir dille anlatılmış. Burjuva yerleşim yerlerinden kovulmuş, halk ekip biçmeyi bırakmış, köy/kasaba dolaşıp halkı kolaçan etmesi için elemanlar yollara düşmüş, ne yola çıkanın, ne de yol gözleyenin, ne yaşadığından neyi beklediğinden haberi yok.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 11:35
“… Asık çehreli partili adam daha da çattı kaşlarını: Kitlelerin cehaletini ve partinin gelecekte bu cehaletle ne kadar çok uğraşması gerektiğini getirmişti gözünün önüne….” Devrim gerçekleşmiş, sosyalizm gelmiştir. Lakin ülkenin dört bir yanına dağılmış, en ücra köşelere kadar var olan küçük halk toplulukları içinde küçük komünist örgütlenmeler başlamış olsa da sanki herkes için henüz tam anlamını bulmamıştır. Herkesin kendine göre bir komünizm tanımı vardır ve beklentileri de buna göre şekillenmektedir. Çevengur, komünizmi tam olarak uygulamaya koyduğunu iddia eden küçük yerleşim birimlerinden biri. Emek, ‘bir açgözlülük kalıntısı, hayvanca-sömürgence bir şehvetperestlik’ olarak ilan edilmiştir Çevengur’da. Zira emek tam olarak mülkün yani zulmün ortaya çıkışına neden oluyordu. Çevengur’da herkesin yerine ve her bir kimse için ‘evrensel proleter’ ilan edilen güneş çalışmaktadır ve kitlelerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli olacaktır. Sınıf savaşını ateşleyecek olan kasti çalışmayla elde edilecek her türlü fazlalığın önüne geçilecektir böylece. Tasarlanan budur en azından ama kent sakinleri tarafından ne kadar benimsenip sürdürülebilecektir acaba? Her ne kadar komünist sisteme karşı gibi bir hava yaratmış ve Sovyetler’in ‘sakıncalı’ yazarlarından biri gibi algılanmasına sebep olmuş olsa da sondan başlayan bir değişimin olması gerektiği ve hak ettiği biçimde anlatılamaması, anlaşılamaması ve haliyle benimsenip yaşatılamamasını çok iğneleyici ve bir o kadar da etkileyici bir biçimde anlatmış bence. Kitlelerin o ‘ne yapacağını bilememe’ halini ve ‘e şimdi ne olacak’ beklentisini bazen okuyucuyu da fazlaca sıkacak kadar iyi aktardığını düşünüyorum. Geç keşfettiğim bir yazar oldu Platonov. Çok daha fazla tanınmayı ve okunmayı hak ediyor.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Komünizmin İdealine Ulaşan Yer :)
Puan vermedi
BittiiiiAndrey Platonov 'u tanıdığım ve Çevengur'u okuduğum için mutluyum. Ama keyifle, altını çize çize okuduğum sayfalara rağmen bir noktadan sonra çok sıkıldım üzerine bir de yolculuğa çıkmadan bitirme isteği/acelesi eklenince kitap karabasan oldu çöktü üstüme . Devrimden sonra Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarını anlatan romanda gün /ay /yıl/ saat gibi zaman bildiren sözcüklerle pek karşılaşmadım, benim için okumayı biraz güçleştirdi bu durum. Arka kapakta yazılış yılları 1926-1929 olarak verilmiş. . Fikir güzel olsa da tekrarlar, bağ kuramadığım kişilerin sürekli aynı yerlere gidip gelmesi, Çevengur'un aynı ifadelerle anlatilip durması okuma sürecimi olumsuz etkileyen yönleriydi kitabın.Sanki daha kısa tutulabilirdi. . İroni kitabın güçlü unsurlarından biri :) Teorisyenlere yönelik eleştirilere katılmamak imkansız . . Kopyonkin'in Rosa Lüksemburg tutkusu ve atıyla kurduğu Don Kişotvari ilişki ile Paşintsev nispeten sevdiğim canlı ve renkli bulduğum kişileri idi kitabın. . Bir de formüle etmek ,kitleler, objektif koşullar gibi sol jargona ait ifadelerin kullanımı gülümsetti. Kitabın amacına uygundu. . Romanın başındaki, Zahar Pavlovic 'in doğaya ve makinelere dair yaptığı yorumlar kitabın en sevdiğim kısımları oldu . Kadınlar , kadına bakış başlı başına tartışılmalı . Rahatsız ediciydi benim için... . Çevengur ,ideal komünizm yönetimine geçtiği iddiasında olan sanırım ilçe düzeyinde bir yerleşim yeri.Tek eksiği proletaryadır. Burjuvalardan temizlenmiş (?), onlardan kalanlarla yaşamlarını sürdüren bir grup devrimci (!) aralarındaki bağdan başka hiçbir şeyi önemsemez, çalışan tek emekçi güneştir :) eğer bir emek konacaksa ortaya yoldaşlar için konur, kimse kendi için hiçbir şey üretmez. . Komünizmin teorik yönü çok güzel eleştiriliyor kitabın güçlü ve keyifli
Edebiyat & Roman
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma

Yazar Hakkında

Andrey PlatonovYazar · 9 kitap
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı. Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti. Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu. Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı. Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı. Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi. 1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu. 1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti. 1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı. 1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu. 1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı. Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi. Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu. Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı. Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü. Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.