Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
407
Basım Tarihi:
Mart 2010
İlk Yayın Tarihi:
1972
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
Чевенгур
ISBN:
9789753427449
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Savaşın ve devrimin kavurduğu bir “Çevengur”
9/10
·407 syf.·
2024 13. kitabı
İnsan Platon’a göre toplumsal bir hayvandır. Acılara karşı kayıtsız kalmak ve sabırla dayanmak gerektiğini söyleyen stoacılara göre "İnsan, her şeye alışan hayvandır." Ortak çıkış noktası
Toplum
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.··
2018 114. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 00:23
Çevengur,Sovyetler birliğinin ilk yılları,devrim yapılmış,bir grup devrimci gencin komünizmi ülkenin ücra bir köşesinde küçük bir kasabada hayata geçirme çabalarını anlatıyor.Burjuvalar,karşı
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2023 103. kitabı
Rusya‘da devrimden sonraki yılların anlatıldığı roman . Çevengur ilçesinde komünizme sözde geçiş anlatılıyor. Olaylar fazla abartılı anlatılmış. Geçiş sürecinde yaşananlar gerek cahillik gerek yeniye kapalılık nedeniyle yanlışlarla dolu. Karşı devrimci bir bakış ile anlatım büsbütün çekilmezleştiriyor kitabı. Kurulan sözde komünler, yanlış sınıf tanımlamaları, burjuva olarak nitelendirilen kişilere uygulanan toplu katliamlar, birbirlerinden habersiz denetimsiz uygulamalar her şey aşırı abartılmış. Tam bir karmaşa ortamı sunuyor yazar. Açlık ve kıtlık içinde; merhametsizlik, ümitsizlik gibi duyguların yaşandığı bir toplum. Çevengurda komünizme geçiş başarısız olmuştur, peki Rusya'da? Her okur kendi yorumunu yapar. Çok tekrar ve gereksiz örneklemeler içeriyor. Keşke hiç yazılmasaydı denebilecek bir kitap.
1000Kitap
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2022 35. kitabı
#okudumbitti #AndreyPlatonov #Çevengur #407Sayfa #NisanAyı5ciKitap Selam kitapcanlar. Platonov'dan okuduğum dördüncü kitap Çevengur. Yazarın kalemi kesinlikle tanımanız gereken bir kalem. Okuduğum dört kitabın dördünüde gerçekten severek okudum. Can, mutlu moskova, ve çukur kitapları gibi bu kitabını da sevdim. Satırlarda tanıdık isimlerle karşılaşmak oldukça hoştu. Mesela karakterlerden biri Dostoyevski. Ama bizim bildiğimiz yazar Dostoyevski değil elbette. Ama ismini görmek bile tebessüm ettiriyor değil mi? Bir diğer tanıdık isimse Rosa Luxemburg. Tabiki kitaptaki karakterlerden biri değil ama karakterlerden birinin hayran ve aşık olduğu biri olarak sık sık adı geçiyor. Hayranlığı da boşa değil bilenler biliyor zaten. Ancak kitapta en çok Kopyonkin'in atını sevdim. Sebebiyse sanırım atın adı. Proleter gücü koymuş atının adını Kopyonkin. Ve atına hayran. Bir başkası atından övgüyle söz ettiğindeyse verdiği cevap aynen şu oluyor "Sınıf malı o:bilinç bakımından sizden daha devrimcidir" Atıyla arasındaki bağ gerçekten sevilmeyecek gibi değil. Devrimci at kaç kişiye nasip olur ki değil mi İşin şakası bir tarafa en çok sevdiğim kitabı bu oldu yazarın. Sovyeler birliğinin ilk yıllarında bir grup Çevengurlunun (devrimci, karşı devrimci, burjuva ve küçük burjuva) aralarındaki ilişki ve tartışmaları zaman zaman mizahi, zaman zamanda traji komik olaylar eşliğinde okuyoruz. Devrimde kadının rolüne, komünizmde kadının yerine ironik biçimde yer verilmiş kitapta. Okurken insan şunu birkez daha net biçimde anlıyor ki gerçek anlamda işçi bilinci oluşmadan devrim mümkün değil. Sevgiyle kalın
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
2024 5. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 16:42
Sovyetler Birliği’nin ilk yılları, küçük bir topluluğun komunizmi kurmaya çabaladığı zamanlar. Henüz her şeyin çok yeni olduğu, kimin neyi nasıl yapacağını bilmediği bir bocalama durumu ve günün sonunda başlanılan noktaya dönmenin hikayesi. Kitap beni biraz yordu açıkçası, zorlu bir metin olduğunu söyleyebilirim. O yüzden herkes sever diyemiyorum. Tarihe özellikle Rusya tarihine ilgi duyan, döneme ışık tutan bakış açılarını okumayı sevenlere hitap edebileceğini düşünüyorum. “Ne kadar okusa ve düşünse içinde hep boş bir yer kalıyordu, betimlenmemiş ve anlatılmamış bir dünyanın tedirgin bir rüzgâr gibi içinden geçtiği o boşluk.”
Edebiyat
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Platonov, pek çok çağdaşı gibi Dünya ve Rus tarihini etkileyen olaylara, tanıklık etmiş bir yazar.Dolayısıyla bu tanıklıklar eserlerine de etki etmiş. Ülkesindeki baskı rejiminden de payını almış,
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
8/10
·407 syf.··
2023 55. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2023 13:23
Andrey Platonov Çevengur - Platonov'dan okuduğum ikinci kitap. Can kitabını daha önce okumuştum. Çevengur kitabı ismiyle oldukça ilgi çekici olduğu için Can kitabından sonra Çevengur kitabını da okudum. Babası öldükten sonra geride kalan oğlu Dvanov'un acıklı hikayesi. Dvanov (Saşa) bir tanıdığı tarafından evlat edinilir. Burada iyi bir hayat sürmeye başlar ve babası gibi gördüğü Zahar Pavloviç, Dvanov'u partiye üye yapar. Böylelikle parti, komünizmi desteklemek için bu göreve Dvanov'u atar. Köyleri dolaşarak halka burada komünizmin olup olmadığını sorar ve bu köylerde karşılaştığı bir grup devrimci arkadaşlarla mizahi bir anlatım başlar. Arkadaşıyla yaptığı maceralı yolculukları okuyoruz. Kitapta Dostoyevski adında bir karakterimiz var. Adı köyde yaşayan bir adamın adı. Kopyonkin karakterimizin de sevdiği kadın Rosa Luxemburg'u satır aralarında sık sık görürüz. #andreyplatonov #çevengur
Edebiyat
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2024 00:00
Çevengur’un arka kapak yazısında şöyle yazıyor: ‘Ünlü devrimcilerin bedensiz hayalleriyle kuşatılmış, değişim için yapılacak tek şeyi -yani devrimi- hallettikten sonra öylece kalakalmış garip bir topluluğun öyküsü Çevengur. Her şeyin bittiği ve hiçbir şeyin başlamadığı bir dünyada insanın tabiatla bile mücadele etmek istemediği bir can sıkıntısının öyküsü.’ . Can ile tanıştım Platonov ile, sarsmıştı beni. Sonra Dönüş’teki öykülerini okudum dilindeki eleştirinin ve mizahın tadını almıştım artık. Çevengur ise bambaşkaydı. Hem hayal hem çok gerçek bir hikaye, devrimin ilk yılları ve o apansız belirsizlik. Hiçbir şeyi bilemeyiş, herkesten yükselen ayrı ayrı sesler ama bir türlü ‘olamayış’. Sürekli bir ‘ne yapacağız-ne yapıyoruz’ hali. Ve sonda başlangıca dönüş, pek çok şey gibi.. Acı da döner bir gün rahmine.. . Çok sevdim Çevengur’u, bunda Günay Çetao Kızılırmak çevirisinin de etkisi büyük elbet.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
9/10
·407 syf.·
2019 67. kitabı
Okurken tek sıkıntım zaman noktasında oldu. İki gün, üç hafta, bir yıl gibi süreye dair belirteçler olmadığı için kişilerin yaşlarını ve olayların akış süresini tahminde birazcık zorlandım. Çevengur Rusya’da bir bölge. Çarlık Rusya’sından Sovyetlerin kuruluşuna doğru geçen yıllar içerisinde halkın bilinçsizce örgütlenip komünizme geçiş yapması komik bir dille anlatılmış. Burjuva yerleşim yerlerinden kovulmuş, halk ekip biçmeyi bırakmış, köy/kasaba dolaşıp halkı kolaçan etmesi için elemanlar yollara düşmüş, ne yola çıkanın, ne de yol gözleyenin, ne yaşadığından neyi beklediğinden haberi yok.
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma
Puan vermedi·407 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 11:35
“… Asık çehreli partili adam daha da çattı kaşlarını: Kitlelerin cehaletini ve partinin gelecekte bu cehaletle ne kadar çok uğraşması gerektiğini getirmişti gözünün önüne….” Devrim gerçekleşmiş,
ÇevengurAndrey Platonov · Metis Yayınları · 2010197 okunma

Yazar Hakkında

Andrey PlatonovYazar · 9 kitap
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı. Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti. Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu. Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı. Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı. Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi. 1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu. 1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti. 1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı. 1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu. 1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı. Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi. Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu. Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı. Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü. Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.