Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
2017
İlk Yayın Tarihi:
1930
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
Orijinal Adı:
Котлован
Orijinal Dil:
Rusça
Orijinal Ülke:
Rusya
ISBN:
9786053160977
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İÇİNDE Mİ OLMAK İSTERSİN DIŞINDA MI?
9/10
·149 syf.··
Beğendi
·
2021 95. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 23:27
Sorarım size,neresinde olmak isterdiniz çukurun,içinde mi? yoksa dışında mı? Ya da kenarında, sessiz sakin olanları izlemek mi? Tercihiniz hangisinden yana olurdu acaba... Tarafı olmalı bir insanın.Kendine ait düşünceleri olmalı, düşüncelerinden ödün vermeyen karakter ve kişilik sahibi olmalı insan... Öyle böyle değil,ya öyle ya da böyle olmalı... Dansöz gibi kıvırmamalı mesela,kişiye göre,iktidara göre düşünceleri değişmemeli mesela ,tek düşüncesi olmalı ve düşüncesinin arkasında durmalı... Emekçinin,işçinin hakkını savunanlar çukurun içinde,zenginliği ve burjuva kesimini savununlar çukurun dışında... Ezilen, hor görülen,yoksulluğa itilen,köleleştirilen kesim sosyalizmi savunurken;burjuva kesimi ise paralarına para ekleme peşinde olan,emekçiyi ezme,sırtından geçinme düşüncesini savunanlar da emperyalizm...diye bağıran toplulukların savaşları ile bütünleşiyoruz.... ve bu savaştan galip çıkan olur mu bilinmez... Yüzyıllardır süre gelen bu savaşı okuyoruz satırlar boyunca... Sovyet Rusya zamanında çekilen çileler,açlık,yoksulluk,ötekileşmiş,hor görülmüş sosyalistlerin,her şeye rağmen düşüncelerinden vazgeçmemelerini,birbirlerine kenetlenmelerini hayranlıkla okuyoruz. Sizin gibi yolundan şaşmayan,sürüye uymayan,,kandırılmayan, fikirlerinin ve düşüncelerinin arkasında duran insanlara bu ülkenin ihtiyacı var diyoruz. Ama sadece diyoruz.... Her kesim tarafından özellikle gençler tarafından okunmalı...
Edebiyat
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 58. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2021 10:41
Maksim Gorki tarafından keşfedilen yazarımız Andrey Platanov ile ilk tanışmamız ve çok uzun süredir merak ettiğim bir kitaptı .Bir demiryolu işçisinin oğlu olan Platanov bir komünist olsa da eserleri Stalinist politikalara karşı kuşkucu tavır içerdiği için ömrünce yasaklı kalmıştır. Bir fabrika işçisi olan Voşov bir gün iş temposu ortasında düşüncelere kapılıp gitmesi sebebiyle işine son verilir..Ne düşünüyordun diye soranlara da “yasam planımı” der. Bizler de hayatlarımızın akışında iş hayatı ,günlük ritüeller derken yaşamımızın anlamını sorgulamayı ,düşünmeyi unutmaz mıyız ? Voşovla birlikte bir anlam arayışına çıkıyoruz ve düştüğümüz Çukur’dan çıkabilmeyi başarabilecek miyiz acaba ya Voşov? Bedeni rahatlığı önemsemez,açık arazide perişan olmadan yaşayabilirdi; tokluk zamanı eski dairesinde huzurlu günlerinde mutsuzluk çekmemiş miydi ? Çukur dönemin Rusya’sına bir ayna niteliğinde adeta.. Kitap bir yanda devrime olan inançla kendi varlığını unutmuş bireylerle bizi karşılarken,diğer taraftan hayatın anlamını ve hakikatini sorgulayan ,varolmanın dayanılmaz hafifliğine erişmek isteyen karakterlerle dönemin hissiyatını, çelişkili yanlarını, iktidar ilişkilerini, devlet kurumunun ve ideolojilerin birey üzerindeki etkisini sorgulamamamızı sağlıyor.Dünyanın kapitalizm tehlikesi ile çevrili olduğuna inanan ve tek kurtuluşu işçi sınıfında gören insanların ruh hâli ve Platonov’un eleştirel bakışı sanırım kitabın belirleyici yanlarından. Aslında kitap yalnızca o döneme ayna olmamakla beraber günümüzde de bir takım varoluşsal sancılar ve farkındalıklar da oluşturdu bende.Sosyal sınıfların asla ortadan kalkmaması ,kapitalist düzende süregelen hayatlarımız ,ayrıca karakterlerin diyalogları arasına yerleştirilen farklı düşünceler karşılaştırma yapmamızı olanaklı kılıyor.
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 25. kitabı
#okudumbitti #AndreyPlatonov #Çukur #164Sayfa #MartAyı5ciKitap Selam kitapcanlar. Bu kitabı okurken neresinden başlayıp nasıl yorumlarım diye çok düşündüm. Sosyalimz nedir? Komünizm nedir? Bu iki soru ve arasındaki ince çizgiyi bilmeyenler için oşdukça kafa karıştırıcı bir kitap diyebilirim çukur için. Rus devrimi ve sonrasında yaşanan ayrımı, bölünmüşlüğü, fikir ayrılıklarını bilerek okumak gerekir bu eseri. Aksi takdirde birçok yanlış anlamaya gebe bir eser. Kazılan devasa çukur'un amacı neydi? Biz bu çukurun içinde mi olmalıydık dışında mı? Okuyun ve karar verin. Alıntılar size belki biraz fikir verebilir bu konuda. "Sosyalimz sizsiz de idare eder ama siz onsuz boşa yaşar, boşa ölürsünüz" "Fikir yoksa insanların eylemleri anlamsızdır" "Savaş görmemiş erkek, doğurmamış karı gibidir-alık alık yaşar." yorumsuz.... "Ya hırsız olursun ya da devrime el uzatırsın" "Genç yaşında duygusu hesapsız olanın sonradan aklı da bol olur" bu cümleye bayıldımmm. Deneyim için hata yapmak gerekir ve ben hatalarımı bile seviyorum. "Devrime hizmetlerini yetersiz, sağladığı günlük toplumsal faydayı az buluyordu" "Toplumsal zarar ve küçük burjuva istanına karşı takipte olmak istiyorum" "Kültür devrimi ve het tür müzik sesinden nasiplenebilecek geri kalmış kitleler var aramızda, içlerinde cehalet ruhu biriktirmelerini engellemeli." "Kitleye mi karışsam, güdümlü toplu hayatın içinde kendimi mi kaybetsem." Veee final alıntısı. İşte bu bütün mesele. "Hayatın anlamını ve dünyanın oluşumuna dair hakikati ne yapacaktı, o hakikati sevinç ve eyleme dönüştürecek küçük güvenilir insan yoksa" Ne diyordu şair "Çocuklar öldürülmesin Şekerde yiyebilsinler"
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
7/10
·168 syf.··
2022 176. kitabı
Rusyadayız. 1920'li yılların sonları. Devrim gerçekleşmiş, iç savaş sonlanmış ve artık sessizliğe kavuşmuş olan bir Rusya'da. Kitap, karakter Voşov'un "dirençsizliğindeki artış ve genel iş temposu ortasında düşüncelere dalması" sebebi ile işten çıkartılmasıyla başlıyor. Sonrasında yapılması planlanan devasa bir binanın temel çukurunun kazılma süreci anlatılıyor. Aslında bunun üzerinden devrim sonrası Rusya'nın yaratmaya çalıştığı yeni toplumsal hayattan bahsediliyor. Voşov hem çukur kazma işinde çalışır hem de yaşamı kendince sorgular. Toprak birçok kazıcının bir kurtuluş ümidiyle kazılmaya devam edilir. Voşov'un yoldaşı Safranov, engelli Jaçov, kazıcı başı Çiklin ve umut dolu Nastya kitabın diğer kahramanları.  Karakterler şimdiye kadar gördüğünüz en özgün ve farklı karakterler. Varlık kaygısı, işçi sınıfının varoluş mücadelesi, umutlu geleceğe doğru sürekli kazılan bir çukur yazarın ironilerle dolu diliyle okuyucuya uzanıyor. Kitap 1930'da tamamlandığı halde yayımlanması 1987 yılında olmuş. Herkesin sevebileceği bir roman değil Çukur. Daha önce okuduğum 'Can' ve 'Dönüş' kitaplarından da oldukça farklı. Rusya tarihi, komünizm, devrim gibi konulara ilginiz varsa ve politik bir eleştiri okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre. Onun haricinde okumakta zorlanacağınız sıkıcı bir kitap olmaktan öteye gidemeyecektir. Sevgiyle
Edebiyat
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2017 188. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2017 13:43
Andrey Platonov, 1917 Ekim Devrimi sonrasında ülke içinde yaşanan kaosu, insanlar üzerindeki etkisini kendine özgü bir üslup ile anlatması nedeniyle döneminin sakıncalı yazarlarından biri olmuş. Andrey Platonov'dan okuduğum üçüncü kitap olan Çukur, 1930 yılında tamamlandığı halde Rusya'da ancak 1987 yılında yayımlanır.Kitap yazar tarafından bölümlere ayrılmamış ama iki bölüm olarak düşünülebilir.İlk bölümde yeni proleter Rus toplumunun bir arada kapitalizme karşı güven içinde yaşayabilecekleri bir binanın inşası için işçilerin çukur kazması anlatır. İkinci bölümde ise kollektivizasyon çalışmaları, rejim düşmanı olan kulakların ( (Rejim için tehlikeli olduğu düşünülen herkes kulaktır.) sınıf olarak ortadan kaldırılması süreci anlatılır. Köylüler ileride kullanmak için kendileri için tabut hazırlar ve saklarlar.Tabutları almak için gelen köylü " Bizde herkes kendine ait bir tabut var diye yaşıyor, tabut bizim varımız yoğumuz şimdi!" der. Görürüz ki köylüler kendilerine ait tek mülkleri olan tabutlar içinde uyur ve ölümü beklerler.Çok ciddi bir sistem eleştirisidir bu.Küçük kız Nastya yeni rejimin sembolü iken bu tabutlar da yok edilmek istenen kulakların sembolü olur. Döneminin tüm karmaşasını, çelişkilerini kullandığı dile de yansıtan Platonov müthiş bir edebiyat zevki sunuyor okuyucusuna.Mutlaka okuyun derim.
Edebiyat
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 09:21
Kitap çok ilginç, sürekli bir şeylerin ters gittiğini hissediyorsunuz ve yapmacık insanlarla dolu gibi geliyor. Karakterler bir ideale inanıyor, çalışıyor, uğraşıyor ama ortaya çıkan tablo giderek daha tuhaf ve daha karanlık. Okuması benim için çok akıcı değildi. Hatta bazı bölümlerde ne anlatmak istediğini tam yakalayamadığımı hissettim. Bitirdiğimde olay örgüsünden çok bıraktığı duygu aklımda kaldı. Rejime/sisteme inanan ve ona gizmet eden insanlar. Rejimin kolpacıları..ilginç bir deneyim..Özellikle Sovyet edebiyatına farklı bir yerden bakmak isteyenler için ilginç bir okuma.
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
Mutluluk anlamdan mı gelir?
8/10
·168 syf.··
2022 155. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2022 23:18
Son zamanlarda okuduğum en iyi ama en karamsar kitap. Açlık ve sefaletle mücadele eden insanlar, ideal bir yönetim olarak düşünülen sosyalizmin getirdiği hayal kırıklığı, varoluşsal sorunlar, bireyin kaybolması, anlam arayışının yerini materyalizme bırakması, Rusya’nın doğası ve verdiği ıssızlık hissi, cevabı tam olarak bilinmeyen ama önemi hissedilen sorular, sorular, sorular… Sonra Rus edebiyatı neden bu kadar iyi? Acaba neden? Platonov’a da tüm bu sorun edindiği şeyler ve üslubu nedeniyle hayran kaldım. Yaşadığı dönemde sakıncalı bir yazar olmak pahasına bunları yazabilmesi kolay değil. Yeni bir ideale dört elle sarılan, hayattan bekledikleri tüm insanların peşinde koştuğu umut ve mutluluk olan bir grup Rus insanı ve Stalin dönemi Rusya’sı eserin temelini oluşturuyor. Yönetimin oluşturmayı amaçladığı yeni insan tipi yurttaşlık kimliğini her şeyin önünde tutan, bağlı olduğu ideolojiyi sorgulaması istenmeyen, makineleşmiş, kendine özgü hiçbir ayırıcı özelliği olmayan insan tipi. Kolektifliğin araç değil amaç olduğu bir sürü. Bu ortamda zaten ağır meseleler olan varoluşsal problemler arşa çıkıyor. Kendilerini ne kadar safça bağlı oldukları sisteme adasalar da ideallerinin simgesi olan çukur bazıları için ölüm sebebi oluyor. Yaşam amacı olarak idealize ettikleri her şeyin sonu ölüme çıkıyor, küçük kız Nastya gibi. Sınıflar arası eşitsizliğe karşı olma gibi temel bir düşünceyle yola çıkılan sosyalist sistemde sınıfların kapitalist sistemdeki kadar keskin olması, yönetimin kendi ayrıcalıklı sınıflarını oluşturması, köylülerin elinde mülk namına tabutların kalması ve insanların tabutlarda uyumaları, ölümü ve ölüleri algılayış biçimimiz, birey olmanın ve anlam arayışının ne kadar değerli olduğunu göstermesi benim açımdan kitabı etkileyici yapan unsurlar. “Her şeyi
Edebiyat
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
9/10
·168 syf.··
2024 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2024 16:34
Platonov bence yanıltmayan bir yazar hatta bu romanı okurken diğer iki öykü kitabına tekrardan göz attım. Kitap içeviri anlamında maalesef biraz yorucu oysaki çevirmen bu konuda aslında oldukça başarılıdır. Ama bu kitapta olmamış. Çeviri zaman zaman yorsa da yine de kitap oldukça iyi diye bilirim. Platonov yaşadığı dönemde ilk başta devrimi sonuna kadar desteklerken sonraları maalesef bir takım hataları görmüş ve bu konuda eleştiride bulunmuştur. Bu kitapta da tam da bunu görüyorsunuz. Ve maalesef Sovyetler birliğinin geldiği nokta Platonovu haklı çıkarmıştır. Kitaptaki kız çocuğunun ölümü de tam olarak bunu göstermektedir. Bizim bir hayalimiz vardı. Bunu bir çocuk olarak düşünürsek bu çocuk doğdu fakat biz onu yaşatamadık.
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
İdeolojik Umutların Laneti: Çukur
Puan vermedi·168 syf.··
2020 40. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2020 02:16
Acının ürpertisidir deşilen Çukur. Masum bir umudun gözyaşları aynasında pırıldayan emeğidir kazılan Çukur. Yarım aşkların, hakikatın ızdırap verici çilesidir Çukur.. Andrey Platonov yine kasvetli ve ürpertici bir roman yazmış. Yazarın okuduğum iki kitabı da kasvetin ve samimiyetin dilleridir. Yer yer aklınızın zor labirentlerinde var-oluşla boğarken yazar sizi, bir de bakmışsınız ki geçmişte kalmış bir aşkla boğuşuyorsunuz. Sovyet Rusya'da kazılan bir Çukur ve bu Çukur'un etrafında şekillenen karakterler. Her karakterin ayrı bir derdi ve umudu var. Ki o Çukur bir umuttur zaten. Yalnız kitabı okurken Sovyet Rusya'da uygulanan sosyalizmin geldiği facia ve toplum zemininde mânâ bulan ironik teması ile birlikte genel bir çerçevede okumanızı tavsiye ederim. Yani kazılan Çukur'u İran'da hayal edip uçurumu İslamcılık safsatası, Türkiye'de biraz Kemalizm biraz Osmanlıcık, Amerika'da Kapitalizm... vb halkına ve insanlığa utanılası zulmü yaşatan geniş bir ideolojik çerçevede okuyabilirsiniz. Nitekim son sayfada Çukur'un yanında hiçbir şey yapmayıp kahır dolu gözlerle izleyen sakat Jaçov'un "Yapamam, Nikit, ben artık hiçbirşeye inanmıyorum" acı itirafı ise örgütsel ve ideolojik emeklerin getirdiği son samimi itiraf olarak okunduğunda acı tablo gerçekten de kahredici bir betimlemedir. Ve çocuk Nastya.. Ama ne yazık ki başta oldukça doğal gelen annesinin ölümünü sonraları ise annesini özleyerek kemikleri dâhi olsa yanına koysalar uyuyacağını söyler. Ama Nastya ölmüştür artık. Ve Voşov'un onun için bulduğu oyuncakları gece yanına getirdiğinde yine Nastya ölmüştür artık. Ve Voşov insanlığın geleceğine cehennem doğurtan tüm ideolojilere de çok sert haykırır şu cümlesini: "Bu susmuş çocuğun başında şaşkınlık içinde duruyordu; öncelikle bir çocuğun duygusunda ve inançlı
Edebiyat
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
Beğendi
·
2020 4. kitabı
Çukur, Rusya’nın Ekim devrimi sonrasında emekçi-işçi sınıfı ve kulak tabir edilen zengin Rus köylüleri arasında geçen, gelecek nesiller için ev yapma niyetiyle bir çukur kazma olayı etrafında şekillenen bir roman. Komünizm anlayışını, ya da halkın anlayabildiği versiyonunu, çukur-ev-çocuk metaforları ile okuyoruz.
ÇukurAndrey Platonov · Metis Yayıncılık · 2017457 okunma

Yazar Hakkında

Andrey PlatonovYazar · 9 kitap
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı. Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti. Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu. Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı. Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı. Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi. 1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu. 1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti. 1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı. 1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu. 1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı. Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi. Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu. Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı. Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü. Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.