Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Karakum Çölü'nde yolculuk
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2023 23:53
Yarı Rus yarı Türkmen bir iktisatçı olan Nazar Çağatayev’e mezun olduktan sonra parti merkez komitesi tarafından bir görev verilir: Sarıkamış vadisinde yaşayan, farklı etnik kökenlerin bir arada
Edebiyat
CanAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 20221,314 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2023 11:46
Bir zamanlar zengin beylerin onlara taktığı addı.Çünkü can ruh demekti.Mahvolan fukaranın ise hissetme ve eziyet çekme kabiliyetinden başka bir anlamı yoktu.Demekki can zenginlerin fakirler ile dalga geçmesi anlamına geliyordu.Beyler canın çaresizlikten ibadet olduğunu düşünüyordu.Oysa ölümleri de candan olmuştu. Nazar Çakateyev kendi ülkesinde Moskova'da eğitim görür ve en sonunda göçüp gittiği topraklara annesine ve can halkına döner.Sosyal devletin yardımlarını savaştan ve yoksul halka taşımak ve bir düzen kurarak insanlara dışarıda değil evlerde, kumları emerek değil gerçek su ve yemek ile medeniyete taşımak için uğraşır.Bu kitabı okurken susuzluktan dolayı yabani hayvanların kanını içen, açlıktan dolayı yabani kuşların emilen tüyleri ve çiğnenen kemiklerini okumak ancak
Andrey Platonov
Andrey Platonov
gibi bir yazarın yaşadığı tüm bu fukaralığın yansımasını edebiyata bu kadar incelikli geçirebilirdi dedim. Nazar,Aydım ve
Can
Can
halkı unutulacak gibi değil.
Edebiyat-Düşünce
CanAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 20221,314 okunma
"Can" Çekişen Bir Halk
7/10
·152 syf.··
2025 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2025 22:10
Üniversiteden yeni mezun Nazar Çağatayev, Sovyet yönetimi tarafından doğduğu topraklar olan Karakum Çölüne, Can halkına geri gönderilir. Amaç sosyalizmi tanıtmak, öğretmek o bölgedeki insanların
Rus Edebiyatı
CanAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 20221,314 okunma
Mıy Mıy da Mıy Mıy
Puan vermedi
Açlık, sefalet, toplumsal eleştiri ve halkı uyandırma... Güzel temalar seçilmiş ama işlenişi çok kötüydü. Sanki kitabın bazı sayfaları kopmuş gibiydi.Karakterler arası ilişkiler bir anda oluşuyor hiç derinliği yok. Yazarın anlatım tarzı güzel olsa dayanırdım belki. Birkaç kelimesi eksik olan devrik cümleler okuyormuşum gibi hissettim başım ağrıdı. :)Anlamı noksan, edebi zevki sıfır.
CanAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 20221,314 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2024 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 22:29
“Ölüleri diriler gömmelidir, ancak burada diri yok, vadesini uykuda dolduran ölmemişler var, onlara da mutluluk yaratamazsın; acılarını bile artık tanımazlar onlar, gayrı ızdırap çekmezler, gamlarından kurtulmuşlardır.” Andrey Platonov - Can Okuduğum en zor metinlerden biri oldu Can ama bir o kadar da etkileyiciydi. Kısa olmasına rağmen her sayfasında yoğun duygular var; acı, kayıplar, yaşayan ölüler ve ayrılıklar, sefalet ve hastalıklar. Hikaye, Nazar Çagatayev’in Sovyetler Birliği’nin varlığını sürdürdüğü 1930’larda, doğduğu topraklara, Sarıkamış’a gönderilmesi ile başlıyor. Can bölgesinde ölümle pençeleşen, ruhları dünyadan çekilen, bedenleri hayata direnen insanları yeniden ayağa kaldırmayı amaçlayan Çagatayev, devrimin vaat ettiği ideal toplum modelini hayata geçirmeye çalışırken, parçalanmış ruhlarla kaybolmamak için mücadele ediyor.Annesizliğin yokluğu içinde büyüyen bir çocuğun, büyüyüp kendi insanlarına sevgi, bağlılık ve dayanışma aşılamayı amaç edinmesi ve bu amacını sistemin getirdiği haksızlıklar çerçevesinde yaşamı pahasına sahipleniyor olması muazzam bir duruş. Umudun bir an bile kaybedilmediği ancak, insanların umuda tutunmasının ne kadar zor olduğunu ilmek ilmek işleyen, ağırlığı insanın yüreğine oturan bir hikaye. Yazarın hayattayken kitaplarının yasaklandığını, basılmadığını ve ölümünden sonra kıymetinin anlaşıldığını, Can’ı okumadan önce araştırırken öğrenmiştim. Bu bile bu kitabı okumam için yeterli bir sebepti. Uzun zaman unutmayacağım.
Edebiyat
CanAndrey Platonov · İthaki Yayınları · 20221,314 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 21:12
"Mevsimlerden kıştı, zenginler çay içip koyun eti yiyor, yoksullarsa havanın ısınmasını ve otların büyümesini bekliyordu." Rus Klasikleri Okuma grubumuzun bu ayki kitabı 20.yüzyıl
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
Mutluluğun acıya benziyor..
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 07:33
"Yaşadım ve çürüdüm."...
Andrey Platonov
Andrey Platonov
u özetleyen cümle... eserleri Stalin döneminde yasaklılar arasına girmiş ve 1991’e kadar dünyadan gizli kalınmaya bırakılmış bir yaşam, unutulmuş bir yazardır
Andrey Platonov
Andrey Platonov
.... Yazdıkları kırk yıl sonra yayımlanmış. Gorki tarafından övgü almış; Stalin tarafından silinmeye çalışılmış.Ölümünü bir kurşuna dizilme ya da sürgünde hayal ederken oğlunun verem mikrobu koca bir yazarı trajik sona itmiştir.
Can
Can
rus edebiyyatindan uzak ve dünya edebiyatının öncüllerinden olabilecek kadar basarili bir eserdir.
Can
Can
açlığın,yokluğun,unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın uyanışının öyküsü. "...çocukluk anılarından bilirdi ki, uzun bir ayrılığın ardından tanıdık bir yeri yeniden görmek tuhaf ve üzücü gelir; yüreğin bağlılığını korumuştur mekana, oysa kıpırtısız nesneler seni unutmuştur, anımsamazlar, yokluğunda hareketli ve mutlu bir hayat yaşamış gibi yabancılarlar seni, duyguların karşılıksız kalır, acınası, meçhul bir varlık gibi dikilirsin karşılarında."
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
7/10
·152 syf.·
2019 39. kitabı
Hayattayken kitapları yasaklı olan, bu nedenle çok zor şartlarda yaşamını sürdürmüş olan ve ölümünden yıllar sonra kitapları basılan Andrey Platanov'un okuduğum ilk kitabı Can. Kitaba şöyle bir göz attığımda içinde Sarıkamış'ı Karakalpaklar'ı görünce ilgimi çekmişti, tanıdık bir şeyler okuyacağım diye merakım artırmıştı. Nitekim öyle de oldu. Kitabın kahramanı Nazar Çagatayev Sovyetler tarafından yetiştirilerek, ölümle pençeleşen halka umut aşılaması, onları yeniden ayağa kaldırması için Sarıkamış'a, doğduğu topraklara geri gönderiliyor. Akıcı bir kitap, sade ve anlaşılır. Okurken yorulmuyorsunuz ama üzülüyorsunuz çünkü baştan sona açlık, sefalet, hastalık ölüm dolu kitap. Tüm bu olumsuzlukları bir nebze olsun azaltan ise kitaptaki karakterlerle beraber yaşadığınız o umut. Hem dönem eleştirisi, hem insanlığın içinde bulunduğu şartların güzel bir özeti. Severek okudum, okumanızı öneririm.
Edebiyat
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
Bu kitap geç tanışılmış ama geç kalınmış hissi bırakanlardan. Zaten dünya da bu metinle geç tanışmış; yazıldıktan yaklaşık kırk yıl sonra okurla buluşabilmiş. Sebebi malum: Stalin Rusya’sında, ince
CanAndrey Platonov · Timaş Yayınları · 20241,314 okunma
Ruhumuz Uyuştu Yaşamaktan
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 21:16
Kitap, evrensel bir konuyu ele alıyor. Yoksulluk. Ama öyle böyle değil düpedüz açlık. İçinizi yakacak betimlemelerle dolu kitap, her sayfasında karşınıza capcanlı bir insanlık dramını çıkarıyor. Konusuna gelince; Sovyet iktidarının halkına rejimi yaygınlaştıma çabaları gereği, kahramanımızı doğduğu topraklara görevli olarak gönderilir. Ancak gittiğinde çocukluğunda o toprakları terk etmek zorunda kaldığı yoksulluğun katmerlenmiş olarak yerinde durduğunu görür. Üstüne üstlük bir de sınırların ötesinden toprakları ele geçirmek için öldürmekten usanmayan canilerin hızla yaklaşma tehdidi vardır. O fakirliğin yerinden kıpırdayacak hal bırakmadığı Can'lar göç etmek için yollara düşerler. Yol ve çaresizlik arasında insanın mucizelerle de karşılaşabildiği anları da içinde taşıyan bir insanlık dramı var kitapta. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
1000k
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma

Yazar Hakkında

Andrey PlatonovYazar · 9 kitap
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı. Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti. Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu. Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı. Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı. Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi. 1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu. 1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti. 1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı. 1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu. 1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı. Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi. Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu. Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı. Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü. Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.