Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
Bu kitap geç tanışılmış ama geç kalınmış hissi bırakanlardan. Zaten dünya da bu metinle geç tanışmış; yazıldıktan yaklaşık kırk yıl sonra okurla buluşabilmiş. Sebebi malum: Stalin Rusya’sında, ince
CanAndrey Platonov · Timaş Yayınları · 20241,314 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2024 09:50
Sıkılmadan akıcı bir şekilde okudum.Çagatayev henüz çocukken annesinin belki kurtulur diye ,yerinden yöresinden uzaklaştırdı,oğlunun CAN halkını bulma çabası ve o dönem de yaşanılan yoksulluğu anlatılması.Yoksulluk içindeki o az sayıda ki CAN halkının duygu ve düşünleri.O kadar perişan ki dünyada birtek kendileri kaldığını zannediyorlar.Hive'yi terk edip başka yerlerde insan yaşıyormu diye farklı yerlere doğru yola çıkıyorlar.Can halkından kimse kalmıyor.Çagayetev tekrar peşlerinden düşene kadar. "Büyüyorsun,Aydın,"dedi Çagatayev."Bırak kafanda bir şeyler oluyormuş gibi gelsin, varsın kalbin ağrımaya başlasın:Korkma sen,bu acı olmadan hayat,hayat olmaz."sayfa 171
CanAndrey Platonov · Timaş Yayınları · 20241,314 okunma
Çağatayev ve Vera'nın Canı
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2025 07:12
Rus Edebiyatı hastası birisi olarak Platonov'u bu kitapla okumaya başladım. Ve devamı gelecek gibi Çevengur ve Dönüş kitaplarıyla. Distopik,karamsar ve insanı içine çekip insanı anlatan Rus Edebiyatının olmazsa olmaz kitaplarından bence. Çağatayev ve Vera gibi güzel isimlere sahip ama güzel yaşamlara değil zorlu yaşamlara sahip karakterleri bulunan güzel bir Rus romanı. Roman seven özellikle Rus romanı seven insanlar muhakkak okumalı.
CanAndrey Platonov · Timaş Yayınları · 20241,314 okunma
Can
7/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 06:43
Rus yazar Andrey Platonov’un ‘Can’ kitabıyla bir kitapçıda karşılaştığımda beni ilginç şeylerin beklediğini tahmin etmiştim. Türkmen halk inanışında ‘mutluluğu arayan ruh’ anlamına gelen CAN kelimesinin kitaba isim olmasının birden fazla nedeni var bana göre. Genellikle yaşayanlar için kullandığımız bu kelimenin aksine, öyküye sirayet etmiş olan hissizlik ve yokluk insanı ürpertiyor. Yakın Rus tarihine baktığımda gördüğüm ‘yok etme’ çalışmalarına tezat olarak ‘Can’da anlatılan, bir ırkın devamını sağlamak için verilen mücadelenin devlet tarafından desteklenmesi ve takibinin yapılması kulağa aykırı geliyor. Can halkının ana yurdunun Sarıkamış’ta olması da bir tesadüf değildir sanırım. “Mutluluk da bir o kadar kaçınılmaz ve çoğu zaman çaresizlikten daha erişilebilirken insanlar ne diye acının, vefatın hesabını tutarlar ki...” (s.106)
Edebiyat & Roman
CanAndrey Platonov · Timaş Yayınları · 20241,314 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2021 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 21:12
"Mevsimlerden kıştı, zenginler çay içip koyun eti yiyor, yoksullarsa havanın ısınmasını ve otların büyümesini bekliyordu." Rus Klasikleri Okuma grubumuzun bu ayki kitabı 20.yüzyıl
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
Mutluluğun acıya benziyor..
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 07:33
"Yaşadım ve çürüdüm."...
Andrey Platonov
Andrey Platonov
u özetleyen cümle... eserleri Stalin döneminde yasaklılar arasına girmiş ve 1991’e kadar dünyadan gizli kalınmaya bırakılmış bir yaşam, unutulmuş bir yazardır
Andrey Platonov
Andrey Platonov
.... Yazdıkları kırk yıl sonra yayımlanmış. Gorki tarafından övgü almış; Stalin tarafından silinmeye çalışılmış.Ölümünü bir kurşuna dizilme ya da sürgünde hayal ederken oğlunun verem mikrobu koca bir yazarı trajik sona itmiştir.
Can
Can
rus edebiyyatindan uzak ve dünya edebiyatının öncüllerinden olabilecek kadar basarili bir eserdir.
Can
Can
açlığın,yokluğun,unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın uyanışının öyküsü. "...çocukluk anılarından bilirdi ki, uzun bir ayrılığın ardından tanıdık bir yeri yeniden görmek tuhaf ve üzücü gelir; yüreğin bağlılığını korumuştur mekana, oysa kıpırtısız nesneler seni unutmuştur, anımsamazlar, yokluğunda hareketli ve mutlu bir hayat yaşamış gibi yabancılarlar seni, duyguların karşılıksız kalır, acınası, meçhul bir varlık gibi dikilirsin karşılarında."
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
7/10
·152 syf.·
2019 39. kitabı
Hayattayken kitapları yasaklı olan, bu nedenle çok zor şartlarda yaşamını sürdürmüş olan ve ölümünden yıllar sonra kitapları basılan Andrey Platanov'un okuduğum ilk kitabı Can. Kitaba şöyle bir göz attığımda içinde Sarıkamış'ı Karakalpaklar'ı görünce ilgimi çekmişti, tanıdık bir şeyler okuyacağım diye merakım artırmıştı. Nitekim öyle de oldu. Kitabın kahramanı Nazar Çagatayev Sovyetler tarafından yetiştirilerek, ölümle pençeleşen halka umut aşılaması, onları yeniden ayağa kaldırması için Sarıkamış'a, doğduğu topraklara geri gönderiliyor. Akıcı bir kitap, sade ve anlaşılır. Okurken yorulmuyorsunuz ama üzülüyorsunuz çünkü baştan sona açlık, sefalet, hastalık ölüm dolu kitap. Tüm bu olumsuzlukları bir nebze olsun azaltan ise kitaptaki karakterlerle beraber yaşadığınız o umut. Hem dönem eleştirisi, hem insanlığın içinde bulunduğu şartların güzel bir özeti. Severek okudum, okumanızı öneririm.
Edebiyat
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
Ruhumuz Uyuştu Yaşamaktan
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2023 21:16
Kitap, evrensel bir konuyu ele alıyor. Yoksulluk. Ama öyle böyle değil düpedüz açlık. İçinizi yakacak betimlemelerle dolu kitap, her sayfasında karşınıza capcanlı bir insanlık dramını çıkarıyor. Konusuna gelince; Sovyet iktidarının halkına rejimi yaygınlaştıma çabaları gereği, kahramanımızı doğduğu topraklara görevli olarak gönderilir. Ancak gittiğinde çocukluğunda o toprakları terk etmek zorunda kaldığı yoksulluğun katmerlenmiş olarak yerinde durduğunu görür. Üstüne üstlük bir de sınırların ötesinden toprakları ele geçirmek için öldürmekten usanmayan canilerin hızla yaklaşma tehdidi vardır. O fakirliğin yerinden kıpırdayacak hal bırakmadığı Can'lar göç etmek için yollara düşerler. Yol ve çaresizlik arasında insanın mucizelerle de karşılaşabildiği anları da içinde taşıyan bir insanlık dramı var kitapta. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
1000k
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
Puan vermedi
Gerek dili gerekse dünyaya bakış açısıyla sadece çağının değil tüm zamanların edebiyatında apayrı bir yere sahip olan Platonov'un bu kısa romanı, "insan ne için yaşar?" sorusu üzerine derin, sarsıcı ve özgün bir tefekkür niteliğinde. Hayata duyulan inancın dönüştürücü gücünün öyküsü Can; açlığın, yokluğun, unutulmuşluğun ve süreğen acının hissizleştirdiği bir halkın öyküsü. En tanıdık konuyu bile ilk kez ele alınıyormuşcasına ilginç kılan ve tüm eserleri sadece insana değil, bir bütün olarak doğaya yönelik muazzam bir sevgi ile ışıldayan Platonov'un Can'ı, edebiyatseverleri derinden etkileyecek güçlü bir roman.
Edebiyat
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma
7/10
·147 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 18:53
Can, eserleri 1980’lerin sonuna dek yasaklı kalan Rus yazar Andrey Platonov’un Sovyetler Birliği’nin güneydoğusunda Özbekistan-Türkmenistan sınırlarında bir bölgede geçen kısa bir romanı. Kitaba ismini veren “Can” bu bölgede yaşayan halka ait bir tanımlama. Bu halk, kahramanın doğduğu topraklarda hâlâ açlıkla, yoklukla, unutulmuşlukla yaşam mücadelesi veren, adeta ölü taklidi yaparak güçlülerin onlara eziyet etmesini engellemeye çalışan, içlerinde farklı milletlerden insanların olduğu bir topluluk. Kitap Çagatayev adında Sovyet bir iktisatçı olan kahramanın doğup büyüdüğü bu topraklara geri dönerek Can toplumunun hayatta kalma serüvenine yardım etmesini konu ediyor. Çagatayev Sovyet devriminin sağlamaya çalıştığı ideal millet modelini kendi halkına benimsetmeye çalışıyor, acıdan hissizleşen bu halkın uyanışını amaç ediniyor. Roman açlığı, kimsesizliği, çölün ortasındaki o yapayalnızlığı çok açık bir şekilde resmediyor. Yazarın dili çok yalın, gerçekçi ve bir o kadar hüzünlü kullanması romanı daha güçlü kılıyor. Küçük Çagatayev’in annesinin “Seni sevemeyecek kadar güçsüzüm artık, yalnız yaşayacaksın bundan böyle. Unutacağım seni.” sözleriyle terk ettiği o çocuk sevgi umudunu asla kaybetmiyor, kitap boyunca dolaştığı o diyarlarda cebinde bir mektup bir fotoğraf gibi gezdiriyor.
CanAndrey Platonov · Metis Yayınları · 20131,314 okunma

Yazar Hakkında

Andrey PlatonovYazar · 9 kitap
Andrei Platonov, 28 Ağustos 1899 - 5 Ocak 1951, eserleri varoluşçuluğu öngören bir Sovyet yazarı olan Andrei Platonovich Klimentov'un mahlasıydı. Platonov bir Komünist olmasına rağmen, eserleri kolektivizasyona ve diğer Stalinist politikalara karşı şüpheci tutumları nedeniyle kendi yaşamı boyunca yasaklandı. Platonov, Orta Rusya'nın Chernozem Bölgesi'ndeki Voronezh'in eteklerinde Yamskaya Sloboda yerleşiminde doğdu. Babası demiryolu atölyelerinde çalışan bir metal tesisatçısı (ve amatör mucit) idi ve annesi bir saatçinin kızıydı. Yerel bir kilise okuluna gitti ve ilköğrenimini dört yıllık bir şehir okulunda tamamladıktan sonra on üç yaşından itibaren yerel bir sigorta şirketinde büro memuru, bir boru fabrikasında izabe işçisi, makinist yardımcısı, depocu ve demiryolu gibi işlerde çalışmaya başladı. 1917 devrimlerinin ardından Voronezh Politeknik Enstitüsü'nde elektrik teknolojisi okudu. 1918'de İç Savaş patlak verdiğinde Platonov, babasına asker ve malzeme taşıyan ve karları temizleyen trenlerde yardım etti. Bu arada, Platonov şiirler yazmaya başladı ve onları Moskova'da ve başka yerlerdeki gazetelere gönderdi. Ayrıca yerel süreli yayınlara üretken bir katkıda bulundu. Yazar olarak en yoğun dönemi olan 1918'den 1921'e kadar düzinelerce şiir (1922'de bir antoloji yayınlandı), birkaç öykü ve yüzlerce makale ve deneme yayınladı. 1920'de Platonov mahlasını benimsedi. Edebiyat, sanat, kültürel yaşam, bilim, felsefe, din, eğitim, politika, iç savaş, dış ilişkiler, ekonomi, teknoloji, kıtlık ve toprak ıslahı gibi çok çeşitli konularda, dikkat çekici derecede yüksek enerji ve entelektüel erken gelişmişlikle kendinden emin bir şekilde yazdı. Ayrıca yerel Proletcult hareketine katıldı, Mart 1920'de Komünist Gazeteciler Birliği'ne katıldı ve Krasnaia Derevnia'da ("Kızıl kırsal") ve yerel demiryolu işçileri sendikasının gazetesinde editör olarak çalıştı. Ağustos 1920'de Platonov, yeni kurulan Voronezh Proleter Yazarlar Birliği'nin geçici yönetim kuruluna seçildi ve Ekim 1920'de Moskova'da Smithy grubu tarafından düzenlenen Birinci Proleter Yazarlar Kongresi'ne katıldı. Düzenli olarak şiirlerini okudu ve çeşitli kulüp toplantılarında eleştirel konuşmalar yaptı. Temmuz 1920'de Platonov, arkadaşı Litvin'in (Molotov) tavsiyesi üzerine Komünist Parti'ye aday üye olarak kabul edildi. Parti toplantılarına katıldı, ancak 30 Ekim 1921'de "istikrarsız bir unsur" olarak Parti'den ihraç edildi. 1921'deki kıtlıktan rahatsız olarak, yerel komünistlerin davranışlarını (ve ayrıcalıklarını) açıkça ve tartışmalı bir şekilde eleştirdi. 1921'de Platonov, Maria Aleksandrovna Kashintseva (1903–1983) ile evlendi; 1922'de Platon adında bir oğulları ve 1944'te Maria adında bir kızları oldu. 1922'de, 1921'deki yıkıcı kuraklık ve kıtlığın ardından, Platonov, Voronej Eyaleti Arazi İdaresi ve daha sonra merkezi hükümet için elektrifikasyon ve arazi ıslahı üzerinde çalışmak üzere yazmayı bıraktı. Sonraki yıllarda mühendis ve yönetici olarak çalıştı, göletler ve kuyuların kazılması, bataklıkların kurutulması ve bir hidroelektrik santrali inşasını organize etti. 1925'te "1905 Karadeniz İsyanı" hakkında bir kitap yayınladı. Bu aynı zamanda, Sergei Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı filminin de çekildiği yıldı. Platonov'un kitabı, Komünist Partinin resmi tarihinin bir parçası olarak Leningrad'da yayınlandı. 1926'da düzyazı yazmaya geri döndüğünde, bazı eleştirmenler ve okuyucular, büyük ve özgün bir edebi sesin ortaya çıktığını kaydetti. 1927'de Moskova'ya taşınarak, ilk kez bir dizi önde gelen dergiyle çalışan profesyonel bir yazar oldu. 1926 ve 1930 arasında, NEP'ten ilk beş yıllık plana (1928–1932) kadar olan dönemde, Platonov iki büyük eserini, "Chevengur" ve "The Foundation Pit" romanlarını üretti. Sisteme yönelik örtük eleştirileriyle, Chevengur'un bir bölümü bir dergide çıkmasına rağmen, ikisi de yayınlanmak üzere kabul edilmedi. Kitaplar 1980'lerin sonlarına SSCB'de yayınlanmadı. Bir yazar olarak hayatında ve kariyerinde bir dönüm noktası, Mart 1931'de Birinci Beş Yıllık Plan sırasında tarımın zorla kollektifleştirilmesini anlatan bir roman olan For Future Use'nin (Rusça "Vprok") yayınlanmasıyla geldi. Stalin, Platonov'un yazar olarak değeri konusunda kararsızdı. Aynı muhbirin Temmuz 1931'deki raporu, yazardan "parlak, bir peygamber" olarak da bahsettiğini iddia etti. Platonov ise Troçki, Rykov ve Buharin hakkında düşmanca açıklamalar yapmasına rağmen, birkaç kez mektup yazdığı Stalin hakkında eleştirisi olmamıştır. Hatta Stalin, Ekim 1932'de Moskova'da Gorki'nin villasında düzenlenen Sovyet yazarlarıyla bir toplantıda, yazarları "insan ruhunun mühendisleri" olarak adlandırırken "Platonov burada mı?" diye sormuştu. Mayıs 1938'de Büyük Sürgün sırasında Platonov'un oğlu "terörist" ve "casus" olarak tutuklandı. Daha 15 yaşında olan Platon, Eylül 1938'de on yıl hapis cezasına çarptırıldı ve tüberküloza yakalandığı bir çalışma kampına gönderildi. Platonov ve tanıdıklarının (Mikhail Sholokhov dahil) çabaları sayesinde, Platon Ekim 1940'ta serbest bırakıldı ve eve döndü, ancak ölümcül hastaydı ve Ocak 1943'te öldü. Bu arada Platonov da aynı hastalığa yakalandı. Büyük Vatanseverlik Savaşı sırasında (1941-1945), Platonov savaş muhabiri olarak görev yaptı, ancak bu sürede hastalığı kötüleşti. 1946'da yayınlanan son kısa öyküsü "Dönüş" resmi olarak onaylanmadı. Son yayınları iki folklor koleksiyonuydu. 1951 yılının ilk günlerinde öldü. Platonov, ölümü sırasında nispeten bilinmese de, sonraki Rus yazarlar üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Çalışmalarından bazıları 1960'ların Kruşçev Çözülmesi sırasında yayınlandı veya yeniden basıldı. Siyasi yazıları, algılanan anti-totaliter duruşu nedeniyle, Joseph Brodsky onu dünyanın en tuhaf yazarı olarak adlandırdı.