r

Rus Edebiyatı

68 üye
Takip
Rus edebiyatı ve eserleri üzerine paylaşımlar.
"İnsan ne kadar acı çekerse, sevgiye olan özlemi de o kadar artar. Oysa bizler yozlaşmış erdemlerimize sıkı sıkıya sarılarak bencilliğimizin daracık kulesine çekilmişiz, dışımızdakilere sınırlı mı sınırlı bir görüş açısından bakıyor ve bunu bir türlü anlamıyoruz…"
Can Yayınları·Kitabı okudu
Rus Edebiyatı
Puan vermedi·176 syf.··
2026 74. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 14:34
Dostoyevski’nin Amcanın Düşü adlı romanı Sibirya’daki sürgün yaşamından döndüğünde yazdığı ilk romandır. Dostoyevski için bu kitabı edebiyat hayatındaki ikinci perdenin başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Sibirya’daki yaşamı yazar için bir dönüm noktasıdır. Bunun başlıca sebebi her bölgeden suçlu konumuna düşürülen insanları bir arada gözlemleme fırsatını bulmasıdır. Sürgün hiç kimsenin isteyeceği bir durum değildir; hastalıklar, kaos, şiddet, kirlilik insanın kaçtığı her şeyi bünyesinde barındırır. Fakat Dostoyevski gibi insanları gözlemlemede usta ve iştahlı bir insan için bütün bunlar bir fırsat ve şans anlamı taşır. Nitekim de bu şekilde olmuştur. Sibirya sürgünü Dostoyevski’nin edebi anlamda olgunlaşmasında ki en büyük etkendir. Bu sebeple burada yaşadıklarını, hissettiklerini, gözlemlerini, aldığı notları tam olarak bilmeden 1859 tarihinden sonra yazdığı hiçbir romanı tam olarak anlamak, yorumlamak imkânsızdır. Yarattığı karakterlerin birçoğu o dönemdeki gözlemlerinin bir yansımasıdır. Konuyla alakalı birkaç örnek verecek olursak, Budala adlı romanında Sibirya zamanlarında yaşadığı duygu ve düşünceleri roman kahramanı Prens Mışkin aracılığıyla ortaya koyar,
Rus Edebiyatı
Amcanın DüşüFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20214,342 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“Evli camdansa komşuna taş atma “ der bir Rus atasözü.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Rus Edebiyatı
‘’Marya Aleksandrovna dedikoduya son derece meraklıdır; o kadar ki, gündüz bir haber duymamışsa gece gözüne uyku girmez. Ama takındığı tavırlar yüzünden, onun dünyanın değil de, Mordasov’un baş dedikoducusu olduğu kimsenin aklından geçmez. Tam tersine huzurunda sanki bütün dedikodular yok olur, dedikoducular onun karşısında, öğretmenin önünde kızarıp bozaran öğrencilere döner, sözlerini şaşırırlar; konuşma hemen daha önemli konulara aktarılır. Marya Aleksandrovna, bazı Mordasov’lular hakkında öyle okkalı, kepaze şeyler bilir ki, fırsat düşse, bunu kendi özgü bir biçimde anlatsa, Mordasov, Lizbon depremine uğramışa döner. Oysa Marya Aleksandrovna’nın ağzı bu tür sırlar bakımından pek sıkıdır, olsa olsa ancak en yakın arkadaşlarına açılır… Yalnızca arada bir korkutur: ‘’Biliyorum ha!..’’ gibilerden çıtlatarak korku verir. İster kadın, ister erkek olsun karşısındaki vurup yıkmaktan çok, sürekli bir korku içinde tutmaktan hoşlanır. Zekâ ve siyaset de budur zaten!..’’
Sayfa 11 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Rus Edebiyatı
Zihnimize yerleşmiş bir sınır varsa, bunda bizim suçumuz ne?
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Rus Edebiyatı
Puan vermedi·208 syf.··
2026 73. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 19:13
Anton Çehov’un gençlik yıllarında kaleme aldığı Bir Av Trajedisi, sakin bir taşra kasabasının gündelik ritminden karanlık suçların gölgesine uzanan çarpıcı bir novella. Rusya’da ilk kez 1884-1885 yıllarında Novosti Dünya gazetesinde tefrika edilen ve Çehov’un metin içinde metin tekniğiyle kurguladığı anlatı, eski bir sorgu hâkimi Zinovyev’in gözünden anlatılanlara odaklanır. Zinovyev almış olduğu bir davet üzerine geçmişte deneyimlediği sefahat âlemlerini de düşleyerek arkadaşı Kont Karneyev’in malikânesini ziyaret eder. Çevrede dolaşırlarken karşılarına güzeller güzeli Olga çıkar. Genç kız masumiyeti ve cazibesiyle ahlaki değerlerini çoktan yitirmiş her iki adamı da büyüler. Olga’nın varlığı ve yapmış olduğu seçimler; aşk, tutku ve kıskançlıkla kesişen karmaşık ilişkiler ağına neden olur. Olup bitenlerin ardından bir av eğlencesinde işlenen korkunç cinayet kahramanları kaçınılmaz bir trajediye sürükler. Anlatısının merkezine karakterlerinin sınıf çatışmalarıyla örülü varoluşsal sorgulamalarını yerleştiren Çehov, olağan bir suç öyküsünü sosyo-psikolojik derinliği olan bir yapıta dönüştürüyor. Pek çok kez sinemaya da uyarlanan Bir Av Trajedisi, genç Çehov’un gelecekte Çehov gerçekçiliği olarak anılacak eşsiz tarzının ilk adımlarından biri olarak okura zamansız bir edebi deneyim vaat ediyor.
Rus Edebiyatı
Bir Av TrajedisiAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202620 okunma