Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine
Puan vermedi·382 syf.··
2021 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 20:22
Belki de Saatleri Ayarlama Enstitüsü üzerinde düşüncelerimi yazarken, romanda olduğu gibi zamanı merkeze almalıyım. Fakat ben metnin içinde bir hayalet gibi dolaşan şeyi, yani müziği (musiki) merkezde tutacağım. Ahmet Hamdi TANPINAR eserinin her sayfasına yerleştirdiği o ahenkli melodi ile Hayri İRDAL’ın sergüzeştini vurmalısıyla, yaylısıyla, nefeslisiyle tam tekmil bir fasıl ekibine anlattırıyor ve okuyucuya enfes bir edebi haz yaşatıyor. Osmanlının son devri ile Cumhuriyetin ilk zamanlarına tesadüf eden roman bize geçmiş ve gelecek arasında köprüler kurulurken nasılda zorlanıldığını gösteriyor. Başkarakterimiz olan Hayri İRDAL başkalarının kurduğu bir hayatı yaşamak zorunda kalan bir insan. Bu nedenle de gayet muzdarip. Ama Halit Ayarcı karşılaşması yaşamındaki her şeyi değiştiriyor. Değişmeyen sadece kendisi oluyor aslında. Bu da onu arafta kalan bir ruh gibi, uzun bir bekleyişin içinde bırakıyor. Belki de vazgeçemedikleri ile kabul edemedikleri arasında bir esir hayatı sürüyor. İşte Tanpınar özel de Hayri İRDAL’ı genelde ise o devrin insanını, yeniye alışmakta nasıl güçlük yaşadığını veya önünde ki engellerin kalktığında nasılda yozlaştığını anlatıyor. Kültürün ilim ile buluşamadığı toplumlarda ki derin uçurumun bir röntgenini çekiyor. Savrulmalarla dolu hayatını bir türlü rotaya sokamayan Hayri İRDAL ta ki oğlu Ahmet ile buluşuncaya kadar benliğini bulamıyor ve oğluyla ayrıldıktan sonra ise yeniden asimile oluyor. Bence burada değinilmesi gereken en mühim olay Ahmet’in durumu. O her şeyden uzak ve yeni ile barışık bir hayat sürmektedir. Belki de yazar burada yukarıda bahsettiğim üzere geçmiş ile gelecek arasında ki köprüyü metin de en az yeri verdiği karakter ile yani Ahmet ile kuruyor. Hatta mimariden de örnekler ile bezediği kısımlarda Hayri İRDAL ile oğlu bir maket üzerinde çalışıyorlar ve yeni hayatın mimarisini düzenini beraber kuruyorlar. Bence bu TANPINAR’ın geçmişin özlemi ile geleceğin heyecanını yaşayan iki ruhu bir araya getirip onlarla yeni bir dünya tasarımıdır. Adeta yazar doğu batı sentezinin nasıl olması veya olmamasını bir ders niteliğinde Saatleri Ayarlama Enstitüsünde şairane bir anlatım ile gösteriyor. Örneğin ruhunu yitirmiş bir toplumun arayışlarını ispritizma üzerinden, ruh çağırma seanslarıyla gösteriyor. Veyahut kendisini hoca diye adlandıran karakterin düştüğü hülyalarla ve altına hazineye olan düşkünlüğüyle adeta Osmanlının neden ve ne için yıkıldığını anlatıyor. Romanda geçen zamanın izini hem takip ediyor, hem edemiyorsunuz. Değişen şartlar yaşanan önemli olaylar, hep arkada çalan bir fon müziği gibi sesleniyor size. Fakat bazen karakterlerin gürültülerinden duyamıyorsunuz. Ne zaman ki Hayri İRDAL kendisi ile ya da kendi gibi düşünenlerle baş başa kalıyor işte o zaman udlar, kanunlar başlıyor sizi dinlendirmeye. İşte Saatleri Ayarlama Enstitüsü içinde mimarinin, psikolojinin, müziğin, şiirin ve tarihin barındığı enfes bir eser. Bitirmeden önce söylemekte yarar gördüğüm bir şeyden daha bahsetmek istiyorum. Ahmet Hamdi Tanpınar’a nedense hep bir önyargı ile yaklaşmıştım. Tanpınar bana daha ziyade üniversitelerde sanat ve edebiyat üzerine ders veren hocaların, tarihçilerin okuyacağı ve anlayacağı bir yazar/şair olarak geliyordu. Lakin bilmediğine korku ile yaklaşan ve yaklaştıkça öyle olmadığını anlayan her insan gibi bende yanlış yaptığımı fark ediyor, huzurunuzda şair, yazar Ahmet Hamdi TANPINAR’DAN huzurlarınızda gıyaben de olsa özür diliyor ve bu usta kalemin eserlerini size ve özellikle de kendime tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma
·
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.