·67 syf.····Okunma: 02 Şubat 2021 23:33 Türk edebiyatının gamlı , nostaljik prensesi olarak anılan Tezer Özlü’den okuduğum ilk kitap Çocukluğun Soğuk Geceleri. Kitap dört bölümden oluşuyor ve çocukluk , okul , aile , evlilik , klinik dönemleri gibi yazarın hayatından belli kesitleri yansıtıyor. İlk bölümde baskıcı aile ve otoriter bir babanın yarattığı bunalımlı çocukluk yıllarından bahsederek başlıyor yaşamını bizlere sunmaya. Kız kardeşi Süm ile daha sonra da kuzenleriyle cinsel ilişkilerde bulunuyor , okul döneminde ise rahibelerin dini inançlarına düşkünlüğünü kendi içinde garipsiyor , anlamlandıramıyor. Dini inançlara bağlı olmadığını görebiliyoruz. Toplumda bastırılmış cinsel dürtüler , cinsel hayatı dilediğince yaşayamamak onu gece hayatına iter. Kardeşi Süm ile bu sefer tatmadığı karşı cinsle ilişkiyi merak eder ve İstanbul’un gece hayatında istediğini bulur. Gece hayatında tanıştığı Willy adında biriyle evlenir fakat evliliğin ona göre olmadığını , tek kişiye bağlı kalmak istemediğini fark eder. Willy onu başka bir adamla yakaladığında ise zaten her şey bitmiştir. Yazar , evliliğe bu kadar karşı çıkıp bir anda bir konserde tanıştığı Pirko ile evlenir. Fakat psikolojik bunalımları tekrar baş göstermeye başlayınca bir kliniğe yatırılır. Burada elektro şoklar , cinsel tacizlere maruz kalır. Dayanılmaz derecede zorlu geçen klinik dönemleri sona erdiğinde kocasını aldatır ve bu döngü bu şekilde devam eder. Sakin bir yaşama ruhu aykırıdır. İnzivaya çekilmek istese de bir türlü başaramaz. Psikolojik olarak oldukça ağır bir eser olduğunu düşünüyorum. Ayrıca bu aykırı yaşamını bu derece açıklığıyla anlatabilmesi bence oldukça zor bir durum. Bu nedenle saygı duyuyorum. Oldukça karamsar , kasvetli bir hayat , psikolojik bunalımlar , aykırı bir yaşama şahit oluyoruz. Kısa fakat psikolojik anlamda yorucu bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bir de olaylar arası ani geçişlerin olması biraz can sıkıyor. Yine de Özlü ile tanışmak adına okunması gereken bir kitap. Keyifli okumalar...