Puan vermedi·236 syf.··
2021 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2021 21:02
OKU(MA)YANLAR: Yazıldığı dönemde yazarlarımız ‘batılılaşma’ konusu üzerinde duruyor ve bu konuyla ilgili kitaplar yazılıyordu, Kuyucaklı Yusuf’ta ise batıdan ziyade kendi öz toprağımızı anlatan, dönemin konuları arasında olmasa dahi sonrasında bir çok yazarın kalemine konu olan taşrayı, Anadolu’u anlatılıyor. Anadolu yaşantısı, taşra insanının yaşam halini görüyoruz Sabahattin Ali’nin bu ilk romanında. Eser küçük yaşta başına gelen bir felaketten sonra hayata tutunmaya çalışan Yusuf’u konu alır ve Yusuf ile beraber aşk, evlilik, adalet, memurluk gibi bir çok konuyu okuyucuya sunar. Memurluk ile ilgili söylediği sözler, kitapta bulunan memurun yaşam biçimi sebebiyle bir süre yasaklı kitaplar arasında yerini almıştır. Yusuf, çevresinde yaşanan olumsuzluklara rağmen dik duruşuyla, sevdiğini sahiplenmesiyle adından uzun süre bahsettirmiş ve bahsettirmeye devam edecek bir karakterdir. Taşra kokusuyla Yusuf’un mücadelesini güzel bir Türkçe ile okumak istiyorsanız bence bu kitabı okuyun. OKUYANLAR: Küçük yaşta gözlerinin önünde ailesi öldürülünce hayata 1-0 yenik başlayanlar kategorisine çoktan girmişti Yusuf. Bu olaydan sonra roman iyilik/kötülük kavramı üzerinden ilerliyor ve Yusuf’un hayatını bu kavramlar belirliyor. İyilikle başlıyor ve olayın güzel kalpli kaymakamı Yusuf’u sahiplenip evine götürünce artık başka bir yaşam başlıyor, başka bir iyilikle önündeki yaşamın baş karakteri Muazzez ile burada tanışıyor. Kötülük, Türk roman, dizi ve filmlerinden alıştığımız üzere üvey anneden geliyor Şahende Hanım ile birlikte. Yusuf’a sıcak bakmaz, hor görür, dışlar... Muazzez ise evin yeni üyesi için kız kardeş, arkadaş, dost her şey oluyor kısa zaman içerisinde. Bayram gününe kadar hayat olağan seyrinde ilerliyor, bayram günü ise kitabın kırılma anı olup Yusuf adeta tragedya kahramanına dönüşüyor. Kitapta kötülüğün, paranın getirdiği gücün kötülüğünün simgesi Şahin, Muazzez’e sarkıntılık yapıp laf atttığı zaman sahiplenme iç güdüsüyle Yusuf’tan yediği dayak Şahin için gurur meselesi, alınacak intikam olarak kalıyor. Bu intikam kaymakam üzerinden düşünülüyor ve Şakir,babası Hilmi Bey ve arkadaşı Hacı Etem üçgeni kaymakamı kumar oynamaya ikna ettikten sonra masada borçlanan kaymakam Hilmi Bey’den borç almasıyla oyun başlıyor. Bu üç karakter kötülüğü simgeler fakat Hacı Etem’in yeri daha farklıdır, ailesiyle birlikte hacca gittiği için bu isimle anılır ve duyunca insanda iyilik uyandırsa dahi Şahin’in maşası, kötülüğün yardımcısıdır yani iyilikle kötülüğü isimle, lakapla, makamla birbirine karıştırmamalıyız. Borçlanan kaymakamı koz olarak kullanan Şahin, Yusuf’tan intikam almak İçin Muazzez’i istemeye gittiğinde bu gerçekleşmemiş dahi olsa Anadolu’da kaç kızın fikri sorulmadan kaç evlilik olmuştur sorusu geliyor akıllara. Muazzez’in Şahin’le evlenmemesi için Ali’den borç alan Yusuf bu evliliğe engel oluyor ama borcu veren Ali, Muazzez’i beğendiği için onunla evlenmek istiyor, Şahin’in intikam ateşi sönmediği için Ali’yi öldürüyor ama zengin olduğu için tanıklar susturuluyor, olayın üstü örtülüyor ve burada adalete ışık tutuluyor. Para, güç, şöhret adaletin üstünde midir? Muazzez’in Yusuf’a açılması ve sonrasında uzaklara kaçıp kıydıkları nikah Yusuf’un başkaldırısıdır artık. Bu evlilik kaymakamı mutlu etmekle beraber zengin koca hayali suya düşen Şahende Hanım için hayal kırıklığı oluyor. Artık evli bir erkek olarak çalışması gereken Yusuf memuriyete girer ve memuriyet ile ilgili o döneme ait içler acısı durum ortaya serilir. Kaymakamın kendi sözleriyle “kimsenin bir iş yaptığı yok, mesele o odanın içinde beş on saat oturabilmekte” kısmı yeterli olur sanırım. Kaymakamın ölmesi kötü olayların habercisidir. Yeni kaymakam, Hilmi Bey ve çevresindekilerle kısa zamanda kaynaşır ve onların kötü ortamının bir parçası haline gelir (burada kaymakam için yazılan karakter kitap yazıldığı dönem memuriyete hakaret olarak düşünülür) kaymakam Yusuf’a sürekli başka yerlere gitmesi gereken icra görevi verir, Yusuf köy köy dolaşır kendi evine doğru düzgün uğrayamaz olur. Şahende Hanım, yeni kaymakam, Hilmi Bey ve Şakir için Yusuf’un köyde olmadığı zamanlar eğlencenin zamanlarıdır. Şakir evlilik ile alamadığı intikamı Muazzez’i kötü yola sokarak almaya karar verir. Öz kızı olmasına rağmen paraya, zenginliğe meraklı Şahende Hanım dünden razıdır bu ortama. Yusuf’un olmadığı günler Muazzez için cehennemdir sürekli içkili ortamlarda elden ele dolaşır, annesinin korkusundan ve Yusuf’un yapacaklarından korktuğu için Yusuf’a açıkça anlatamaz yaşananları. Memuriyete bir sitem de burada gelir “Önüne bir lokma ekmek tutuluyor ve bunun geri alınması tehdidiyle en olmayacak şeyler yapılıyordu“ evine ekmek getirmek için ne dense yapan, her yere giden Yusuf yaşananları öğrenince ne yapacağını bilemez Muazzez’in temiz olduğuna inanır ama diğerlerini öldürürse hapse atılırım, Muazzez için daha kötü olur, buradan kaçsak paramız yok diye düşünür fakat bir gün habersiz eve gelmesiyle canlı olarak manzarayla karşılaşınca düşünmeyi bırakır, kırbacını odadakilere sallar, kırbaç ışığa denk gelir oda karanlık olur tıpkı Şahin’in içi gibi... Karanlıkta kendisine ateş edileceğini gören Yusuf kendi silahıyla hafızasında kalan yerlere körleme ateş eder ve odadakileri öldürür. Muazzez’i alıp kaçarken Muazzez’in de vurulduğunu görür ve o unutulmaz soruyu sorar “Kim vurdu seni?” Odadaki kötüler pisliğin içinde ölürken, Muazzez temiz toprağın üstünde ölür. Ölürken dahi temiz kalmak böyle olsa gerek.
Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019210,8bin okunma
·
41 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.