Duygu yüklü bir şekilde kitabı bitirdim. O kadar fazla şeyi aynı anda hissettirdi ki bunu nasıl tarif edebilirim bilmiyorum.
Christine ve Adam.
Köprüde bir kaderin kurtarılması ve onun devamında o yaşamı hayata geri katmaları.
Çok farklı bir konusu olduğundan ve her yerde kitabın konusunu okuyabileceğinizden bundan tabii ki bahsetmeyeceğim.
Biraz hislerimi anlayın istiyorum. Bu iki karakteri okurken iki hissi bir arada yaşıyorsunuz.
Adam için belki de sevinirken aynı oranda Christine’e üzülüyorsunuz.
O ikisini bir arada okurken de bazen kahkahalarla gülebiliyorsunuz.
Christine belki de Adam’ın hayatını düzeltmeye çalışıyordu ama bence en önemlisi bu durumda kendi hayatını kurtarmak oldu.
Hele ki memurun kızı ile yaptıkları diyalog ve onun getirisini okuduğumda göz yaşlarımı ciddi anlamda tutamadım ve bu konuda çok ciddiyim
Ümidi, kırgınlığı, yaşamı sanki içinize çektiğiniz bir nefes gibi okuyabiliyorsunuz. O yüzden kesinlikle önerimdir. Kitaplığınıza da bir gün eklemelisiniz