Harika bir Emma Chase kitabıyla geldim dostlarım. İlk kitabı Derya sayesinde okumamıştım çünkü asla benim seveceğim şeyler yoktu ama ikincisinin mükemmel olduğunu duyunca hemen satın aldım ve geldiği gibi de okudum
Zaten 300 sayfa ve ne zaman başlayıp ne zaman bitirdiğinizi anlamıyorsunuz bile.
Ve en en önemlisi de erkek karakterin bakış açısıyla okumamız. Normalde pek sevmem ama Emma bunu öyle bir yapıyor ki hiç rahatsız olmuyorsunuz ve onu hemen içselleştiriyorsunuz. Aynı Karmakarışık serisinden Drew gibi ️
Erkek karakterimizin adı Jake ve o bir ceza avukatı. Hiçbir şekilde sevgililik olaylarına, aile olaylarına girmeyen ve tek gecelik ilişkiler yaşayan biri.
Chelsea ise kadın karakterimiz abisinin ve yengesinin ölümünden sonra 6 yeğeniyle baş başa kalan ve onlara bakmakla yükümlü olan biri.
Ve ikisinin karşılaşma anlarını ve ilişkilerini tahmin edebiliyorsunuz.
Jake tam olarak bu durumdan kaçınmaya çalışırken olayın tam merkezine düşüyor ve asla Chelsea ve çocuklardan ayrılamıyor. En çok Chelsea’dan tabii
Ama çocuklarla da çok iyi vakit geçiriyor orası ayrı.
Ben ciddi anlamda çok eğlenerek ve severek okudum. Kafa dağıtmalık bir kitap ararsanız bu kitap tam size uygun diyebilirim. Aynı zamanda kitabın 18 yaş üstü olduğunu söyleyeyim ve puanımı verip kaçayım
Çok çok eskilerden bir historical romanla geldim. Uzun zamandır Pamela Clare okumak istiyordum ama bir türlü elim gitmiyordu. 2013 yılında (aldığım notlara göre ilk o zaman okumuşum. O zamanlar bir deftere her şeyi yazardım hangi tarihte aldığımdan, kaç günde okuduğuma kadar ) ilk okuduğum zamanlar çok beğendiğimi hatırlıyordum ve zihnimde bir kaç sahnesi baya netti. Kesinlikle netmis o sahneler bu arada. Okurken bu kadar hatırladığıma bile şaşırdım.
Ama şu anki ben, bazı sahnelerden rahatsız oldu. Bu yüzden tam puan vermeyeceğim. O sahneler o şekilde ilerlemeseydi benden tam puanı alırdı orası kesin.
Iain İskoç bir asker. İngiliz bir general tarafından tuzak kurularak ona hizmet edilmeye mahkum ediliyor. O ve iki kardeşi ile birlikte. Connor ve Morgan. (Daha sonra bunların hikayelerini de sonraki iki kitapta okuyacağız bu yüzden onları daha dikkatli okuyun derim )
Ya hizmet edecek ya da öldürülecek. Iain de kardeşlerini böyle bir şeye maruz bırakmamak için kabul ediyor ve nefret ettiği İngilizler adına İskoçların her daim yanında olan Fransızlara karşı savaşmak durumunda bırakılıyor ve her anından da nefret ediyor.
Tatlı Annie’miz ise amcasının zülmünden kaçan ve hırsiz damgası yiyerek köle olarak satılan biri. Tam olarak köle olarak satıldığı bir çiftlik evine saldırı sırasında kaçarken Iain tarafından bulunuyor. Böyle bir macera ile kitaba giriş yapılıyor ve ben bir kaç saat içinde nasıl bitirdiğimi bilemedim bile.
Tek sıkıntım Annie’nin bu kadar olayları saklamasaydı, halbuki gerçekten hırsız bile değil. Amcasının ihanetine maruz kalan biri ve birçok çirkin detaylar var oralar hakkında.
Neyse genel olarak bir İskoç aşığı olarak birkaç sahne dışında olaylar hoşuma gitti. O olaylara istinaden bir puan kıracağım