10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 07:58
"Madam Michel'de kirpinin zarafeti var:Dışardan dikenlerle zırhlı,tam bir kale,ama bence içinde kirpiler kadar doğrudan bir rafinelik var.Onlar haksız yere duyarsız,uyuşuk görülen,şiddetli oranda yalnız ve korkunç bir şekilde zarif hayvanlar." Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen Kirpinin Zarafeti, pek çok ülkede yayımlanmış, milyonlarca okura ulaşmış, zarif ve etkileyici bir roman. Kitap arka kapak yazısında kısaca böyle tanımlanmış olsa da benim için bu ve bundan çok daha fazlasıydı.İnsana tuhaf derecede güzel gelen bir absürtlük,havasında bile hissedebileceğiniz sakinlik ve kendine özgülük kokusu.Evet,Kirpinin Zarafeti şu ana kadar okuduğum ve muhtemelen okuyacağım en farklı kitaplardan biriydi.Ve bu kendine özgülüğü satırlarıyla,karakterleriyle,mekanlarıyla en naif anlatandı.Kim bilebilirdi ki kendimi bir anda Paris'in köşe sokaklarının birindeki lüks bir apartmanda kimi zaman Renee'nin,kimim zaman Kakuro'nun evine,zaman zaman da Paloma'nın minik odasına konuk olurken bulacağımı?Ama yazar bunu başardı.Sizi oturduğunuz koltuklardan ve kasvetli düşünce bulutlarınızdan koparıp,karakterlerin ışıltılı zihinlerine misafir etmeyi başardı. Çok garipti,sanıyorum çok az kitapta tüm karakterlere ısınıp kendimden bir parça bulmayı başarabildim.Renee'nin içindeki o saf güzellik tutkusunu,kimi zaman bir tablodaki minik bir çiçek figürüne,çalan bir şarkıya ya da perde arkasında kalmış filmlerin herhangi bir sahnesine duyduğu hayranlığı benimsedim.Onun gibi insanlardan köşe bucak kaçtım ve fark edilmekten korktum.Sadeliğin ürpertisine onun gibi hayran kaldım.Paloma gibi zihnimde kayboldum.Zaten kitapta ona ayrılan bölümler Derin Düşünce No başlıklarıyla sıralanıyor ve biz de onun minik içe dönüş günlüklerini okuyorduk bir nevi.Sessiz haykırışını,kendine,ailesine ve kimi zaman olaylara duyduğu kızgınlığını,açıklamalarını okuyoruduk.Hayata bakışını okurken onu tanıyorduk. Kitap bende Kyoto dağı eteklerindeki Sakura bahçelerinde yürürken elimde bir fincan sıcak yasemin çayıyla yanımdaki Renne ve Paloma'yla sohbet ediyor hissi yarattı.Bir yandan bana komik bir hikaye anlatırlarken kahkahalarla gülüyorum,sonra bir anda hüzünlü bir öyküye geçiyorlar ve bir elimdeki çaya bir çiçeklere bakıyorum sanki.Tam da bu.Size fincanların,çayın ve nazikliğin gücünü hatırlatacak zariflikte bir kitap ve her baktığımda ilk hatrıma gelen de bunlar olacak.Belki yıllar geçtikçe kitap hakkındaki pek çok detay aklımdan silinecek ama bu kelimeleri hep bu kitapla bağdaştıracağım.Okuyanlar anlayacaktır kitapta,zorlama duran hiçbir cümle yoktu.Her kelime,cümle ve karakter olması gerektiği gibiydi ve biri bile yerinden oynasa kitabın tüm büyüsü bozulurdu.Bazı kitaplar size bunu hissettirir,bu kitap da benim için kesinlikle onlardandı.Felsefi yorumlar,tespitler,yazarın kendi hayat görüşlerine diar parçalar bulacağınız bir eserdi. Sıcacık bir kalbin bir araya getirdiği bir dostluk ve karanlıklarda saklanan kirpinin göz alıcı zarifliği.Tüm dikenlerine rağmen. İşin ironik yanına değinip kitap yorumumu bitiriyorum,Paloma kitap boyunca kahve ve gazeteye karşı çay ve mangayı,üzücü saldırganlığa karşı zarafet ve büyüleyiciliği savunurken kitabı kahve içerek tamamladım.Bir dahaki sefere önümde bir fincan yasemin çayı,arka planda sakin bir Japon klasiği olacak.Yaseminli çayların zarafet ve büyüleyiciliğine
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
·
179 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.