Adı:
Kirpinin Zarafeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069224
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'elegance Du Herisson
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Baskılar:
Kirpinin Zarafeti
Kirpinin Zarafeti
On üçüncü yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında, son derece zeki ve üstün yetenekli bir kız çocuğuyla, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcının, kibar bir Japon beyefendisi sayesinde gelişen sıra dışı dostluğunu anlatan Kirpinin Zarafeti, Fransa'da yayınlandığı 2007 yılında 1.100.000 adetlik baskı sayısına ulaşan, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen zarif ve etkileyici bir roman.

"Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap." 
-Le Soir-

Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust'un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor. -L'Express-

"Yılın keşfi"
-Le Figaro-
(Tanıtım Bülteninden)
Kirpinin Zarafeti, hayatımda okuduğum en naif kitap. Kitap okuma alışkanlığı olmayan insanların bile zevkle okuyacağı bir dostluk hikayesi. Birbirinden farklı 3 insanın dostluğu ve ironilerle dolu bir kitap. 12 yaşında, yaşıtlarından farklı çok zeki ve 13. yaş gününde intihar etmeyi planlayan bir kız ile çok ince düşünceli, entelektüel bir kapıcı olan Bayan Michel' in anlatımıyla başlayan hikayeye bunları birleştiren, kibar bir Japon beyefendinin de dahil olmasıyla devam ediyor. Yazar okuyucusuna hiç yormadan, sıkmadan her kelimeye, cümleye özen göstererek yazmış. Birkaç kere daha sıkılmadan okuyabileceğim bir kitap.Kesinlikle okumanızı öneririm.
Bugün sizleri Madam Michel ile tanıştırmak istiyorum. Kendisi oldukça lüks bir apartmanın kapıcısı. Eşi vefât ettiğinden dolayı kedisi Lev ile birlikte yaşıyor. 50'li yaşlarda, yoksul bir aileden gelen, pek de bakımlı olmayan, hatta gördüğünüzde yukarıdan bakıp dudak bükeceğiniz bir tipe sahip. Bu özelliklere sahip olmasına bir de kapıcılık mesleği eklenince oldukça modern insanların (!) yaşadığı böylesine lüks bir apartmanda kendisine hangi gözle bakılacağını hayal edebilmişsinizdir umarım.

Bu özelliklere sahip bir insanı pek çok kişi tanımaya değer bulmaz. Setler en baştan çekilmiş, böyle bir insanı tanımanın bir işe yaramayacağına karar verilmiştir çünkü. Yalnız hayat o kadar gariptir ki bütünüyle görebildiğimizi düşündüğümüz pek çok şeyi aslında göremediğimizi anlamamız için oyunlar oynar bize. Madam Michel de tam mânâsıyla buz dağının görünmeyen yüzü. Zira neredeyse ilmi her konuda bir fikre sahip olan, oturup Felsefe, Edebiyat sohbetleri yapabileceğiniz, Rus Edebiyatı seven, eserlerin içerisinde yer alan karakterlerin her birini zihnine yerleştirmiş, hatta sırf Anna Karenina'daki Levin karakterinden dolayı kedisine Lev adını koymuş gizli bir hazine. Bunların yanı sıra klâsik müziğe karşı ilgisi, Uzakdoğu sinemasına karşı pek çok bilgisi var. Her fırsatta kütüphaneden kitap alıp okuyarak kendini daha da geliştiriyor. Tüm bu özelliklerin yanında Madam Michel'in bir özelliği daha var: Kendini saklamak ve bu özelliklerin hiçbirine sahip değilmişçesine dış dünyaya karşı sıradan bir insan gibi yaşamak. Bir kapıcı için çok fazla meziyet saydım sanırım.

Madam Michel'in yanı sıra kitabımızın ana karakterlerinden biri de Paloma Josse ise apartmanda yaşayan ailelerden birinin 12 yaşındaki kızı. Josse, ailesindeki tüm fertlerin aksine burjuvaziden nefret eden, çıkarlar dünyasından uzak duran ve her fırsatta bu durumu eleştiren, modernizm adı altında yapılan her türlü safsataya dudak büken, neredeyse her konuda bilgisi olan, Japon kültürüne ilgi duyan, 13.yaş gününde intihar etmeyi planlayan zeki bir genç kız. Aslında bir bakıma Madam Michel ile aynı yöne bakan, aynı şeyleri hisseden, aynı dünyayı arzulayan bir karakter.

Madam Michel ve Paloma Josse aynı apartmanda yaşıyor iken ve en önemlisi aynı düşünce düzleminde dolaşıyorken birbirilerine bir o kadar da uzaktırlar. Eserin konusu tam da burada şekilleniyor. Apartmana yeni taşınan Japon asıllı Kakuro Ozu'nun gelmesiyle üç karakterin de hayatına yeni pencereler açılıyor ve devam eden sayfalarda her bir karakterin başkalaşan hayatına eşlik ediyorsunuz.

Eser dönüşümlü olarak Madam Michel ve Paloma'nın anlatımıyla ilerliyor. Her iki karakterin de gözünden okuyorsunuz olayları. Madam Michel'in bilgisini konuşturduğu bazı kısımlar felsefe sohbetleri niteliğinde olduğundan dolayı sıkıcı gelebilir fakat bölümler çok uzun değil. Eserde pek çok filozofa, esere ve karaktere atıf yapılıyor. Bu eserleri okuduysanız Madam Michel'in neyden bahsettiğini daha iyi anlama şansınız oluyor. Tam anlamıyla sürükleyici bir anlatımı olduğunu söyleyemem fakat sıkmadan ağır ağır yol alıyorsunuz.

Henüz varlığından bile haberdar değilken, okuyup bitirince kalbimde bir şeyleri titreten, beni etkileyen bir eser oldu. Zira hayatta var olan etiket ve önyargı gerçeğine hüzünlü bir hikâye ile dokunuyor Yazar. Kaçımız insanları sahip oldukları statülere, kıyafetlerine ya da tiplerine göre yargılamıyoruz? Kaçımızın bir doktora, avukata ya da öğretmene gösterdiği tavır ile bir kapıcıya, çöpçüye gösterdiği tavır aynı? Muhatabımızı tanımadan çok kolay yargılayabiliyoruz. Halbuki tipi, statüsü, konumu, kariyeri ne olursa olsun karşımızdakinin ne derinlikte biri olduğunu bilmemiz mümkün değil. Belki bu eser bu anlamda kendimizi sorgulamaya, bir karar almaya ve kendimize yakışanı yapmaya yönlendirir bizi.

Bu arada söylemeden geçemeyeceğim, kitabın kapağı oldukça güzel. Normalde cicili bicili kapaklar genelde boş kitapları anımsatır bana, ki çoğunlukla öyledir de. Kitabı okumadan evvel de kapağı çok hoşuma gitmişti. Okuduktan sonra ise ne kadar isabetli bir çizim olduğunu daha iyi anladım. Önyargılarınıza bir mola verin, kitabı edinip bir sayfa çevirin, güzellikler sizi bulsun. Keyifli okumalar. :)
Kirpinin zarafeti bir dostluk hikayesi. Çok lüks bir apartmanda kapıcılık yapan, çok saygın! apartman sakinleri tarafından kaba ve huysuz olarak tanınan ama aslında son derece entelektüel bir kişiliğe sahip Rennee, akranlarına kıyasla çok zeki, zenginlikten ve süslü ünvanlarından başka bir şeye sahip olmayan ailesinden son derece sıkılmış, hayatın yaşamaya değer yanını arayan, bulamazsa 13. Yaş gününde intihar etmeye karar veren Paloma ve apartmana sonradan taşınan son derece kibar biri olan Kakuro Ozu arasında gelişen sıradışı dışı dostluğun ironilerle dolu, samimi hikayesi.

Felsefe profesörü olan yazar çok kültürlülüğünü, edebi zevklerini ve felsefe birikimlerini sayfalara o kadar iyi aktarmış ki okuyucuyu yoran, ‘’ ben bu işi biliyorum’’ iticiliği taşıyan tek bir cümle yok. Yetiştiği Batı kültürü ile hayranı olduğu Doğu kültürünü kitap boyunca karşı karşıya getiren yazar, kıyas yapıp eleştirileri sıralarken gerçeklik çizgisinden kaçmıyor. Birini överken diğerini yerin dibine sokmuyor. Zengin ve saygın! Apartman sakinleri üzerinden, insanları etiketleme merakımızı, buz dağının görünmeyen yüzünü ısrarlar görmek istemediğimizi, görseller aldanıp özü nasıl unuttuğumuzu gösteriyor.

Bu kitap samimi bir dostluk hikayesi olmanın dışında, dikenleriyle hafızamıza kazınan kirpinin içinden prensens çıkabileceğinin ufak bir hatırlatması.

Gurme'nin Son yemeğini okuduktan sonra yazara hayran olmuştum ama bu kitabıyla yazara olan sempatim arşa çıktı. O kadar sevdim ki, Kirpinin Zarafeti’ni 2017 yılı içinde iki kez okudum. Pişman mıyım? Hayır. Üçüncü bir okumanın çok uzak olduğunu düşünmüyorum. Yılın bu son gününde elimde yasemin aromalı yeşil çayım, masamda duran, kurumaya yüz tutmuş nergis ve sümbüllerimin iyice zayıflamış kokusu, zihnimde Renee, yüzümde hüzün ve mutluluk karışımı tuhaf bir tebessümle ben, kitaptan uyarlanan filmi izleyerek senenin son günü bitirmeye karar veriyorum. Azıcık daha üzüleyim. :)
Sanat, felsefe, mizahla bezenmiş bir kitap. Okuması oldukça dikkat istiyor. Toplumsal eleştiriler hem çok keskin hem de çok komik. Okurken beni bu kadar güldüren, aynı zamanda düşündüren bir kitap olmamıştı. Özellikle çocuğun annesini,ailesini eleştirdiği bölümlerde çok keyif aldım. Ve Renee unutamayacağım kitap karakterleri arasında tüm zarafetiyle yerini aldı.
Bu kitap benim kalbimi kırdı. Bitmesin diye yavaş yavas, notlar alarak okudum. Ah Renée ne güzel bir insansın sen. Sakin bir zamanda tamamen kitabım içine girerek okunması gerekenlerden.
İlk olarak kitabı çok beğendim ve felsefik buldum. Hakkında bir çok şey söylenilebilir, öncelikle bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap değil onu belirtmek isterim. Yoğun ve yorucu özellikle ilk kısımları. Kitap Paris'in merkezinde gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu 54 yaşında kapıcı bir kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan 12 yaşında bir kız çocuğunun bakış açılarından yazılmış. Fakat utangaç bu iki insanı birleştiren bağ apartmana yeni taşınan kibar bir Japon beyefendisidir. Sessiz insanların zengin iç dünyalarında gelişen, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ötesi bir dostluğu konu edinen harika bir kitap. Sonu beklenmedik şekilde bitiyor. "Bütün büyük yapıtlar gibi bu hikaye de kalbinizi kıracak ama bazen hayatın bu hüzne değeceğini anlamanızı ya da hatırlamanızı sağlayacak."
Çok kitap okudum.Yinede bütün alaylılar gibi ne anladiğimdan asla emin olamıyorum....
-Çok sıradan biri olduğumu sanıyorum.Ben kapıcıyım.
-Tolstoy okuyan ve mozart dinleyen bir kapıcı?
Her sayfasında altını çizdiğim onlarca satır oldu. Bazen gülerek bazen hüzünlenerek okudum. Kendimi kitaptaki herkes gibi hissettiğim anlar çok oldu. Ya ben öyle hissetmeye çok meyilliydim ya da yazar karakterlerin duygularını çok iyi aktardı bilemiyorum ama sonunda yaşadığım hüznü daha önce okuduğum hiçbir kitapta yaşamamıştım Nihayetinde ”hayat” gibi bir kitap...
Kirpinin Zarafeti ters köşe yapan kitaplardan. Konusu ve kapağı minnoş, hafif duygusal, güldüren, aşklı dostluklu bir kitabı andırıyor. Ama kitap "çok yoğun" felsefe içeriyor.Ben kitabı tavsiye üzerine edindim.

Yaşam, varlık, sanat, kültür, insani zarafet ciddi bir şekilde kitapta sorgulanıyor. Hem de sorgulayanımız edebiyata ve sanata tutkun, görmezden gelinen kapıcı Madam Michel ve 12 yaşında intiharı düşleyen, zeki, entel, zengin kızımız Paloma. 300 sayfalık kitabın en fazla 50 sayfası kahramanların maceralarını içeriyor, kalan sayfalar sanata, edebiyata, felsefeye ve sanatın/edebiyatın/felsefenin ustalarına, düşünürlerine saygı duruşu ile geçiyor.Açıkçası bir çoğunu tanımıyordum.Ancak bilmediğim yerde sıkılmak yerine notlar alıp öğrenmeye başladım.Kitapta zengin sınıfı, insani değerler, özellikle sınıflar arası (maddi bağlamda) ayrım çok sert ve esprili şekilde eleştiriliyor.
Dili sade olan kitap çok hızlı okunabiliyor, kendince merak uyandırıyor.
Sonu oldukça etkileyici.Ancak 12 yaşındaki karakterimiz Paloma'nın entellektüel doluluğu, kültür, sanat ve felsefe ile ilgili donanımı bana biraz gerçekten uzak geldi. Karakter bağlamında biraz daha çocuksu olmasını beklerdim.Diğer baş karakterimiz Michel ise karakter anlamında çok eğlenceli, bilgili ve bize anlatıldığı kadarıyla bence tam kıvamındaydı.

En nihayetinde; kitap felsefi sorgulamalar, yaşamın anlamını, dünyada bulunma sebebimizi arama ve sanatı/edebiyatı irdeleme içeriyor. Bu tarz bir arayışta olanlara tavsiyemdir. Macera, heyecan ve komplike kurgu aradığınız bir dönemde kitap sizi tatmin etmeyebilir.
Herkese iyi okumalar.
Zor ilerlese de, felsefe ile ilgili bölümleri sıksa da, beklenmedik şekilde son bulsa da sonunda bitti. Bir kere daha okur muyum? Okumam. Tavsiye eder miyim? Zevkler ve renkler tartışılmaz olduğundan denemeye değer.
Entellektüel bir kadının yalnızlığını anlatıyor. Bu yalnızlık hayatının her yerine işlemiş. Kimseye kendini ispat etme çabası yok, sadece kendisi için ya da öyle yaşaması gerektiğini düşündüğü için. Bu kadar az okunmuş olması şaşırtıcı.
Paris’in merkezinde, gösterişli bir apartmanda, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcı kadın. Son derece zeki ve üstün yetenekli ama içe dönük ve yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında bir kız çocuğu. Utangaç bu iki özel insanı birleştiren bağ binaya yeni taşınan kibar Japon beyefendisi olacaktır.
Spoiler! Bu kitabı okumaya karar verdiğiniz zaman bunun bir roman olmadığını gerçek anlamda felsefe içerdiğini bilmeniz önemli. Kitabı büyük bir keyifle okudum ancak sonu beklenmedik biçimde üzücüydü.
Edebiyattan daha soylu bir vakit geçirme, daha dinlendirici arkadaş, daha nefis kendinden geçme var mıdır?
Muriel Barbery
Sayfa 105 - Turkuvaz Kitap
"Yaşam saçmaysa eğer bu yaşamda parlak bir başarı göstermenin başarısızlıktan daha değerli olmadığını belli ki kimse düşünmemiş. Başarılı olmak daha rahat yalnızca. Üstelik bence aklı başında insana başarı acı verir; vasat zekalar ise her zaman bir şeyler umar."
İnsanlar eylemlerin değil sözcüklerin güç sahibi olduğu bir dünyada yaşıyorlar; nihai yetenek, dile hâkim olmaktır. Korkunç bir şey bu!
"Çünkü eğer insanın kültürü yoksa artık uygar bir hayvan değil, vahşi bir hayvandır. Ve vahşi bir hayvan, yakar, öldürür, talan eder."
Muriel Barbery
Sayfa 234 - Kırmızı Kedi Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kirpinin Zarafeti
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
280
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054069224
Kitabın türü:
Orijinal adı:
L'elegance Du Herisson
Çeviri:
Işık Ergüden
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi
Baskılar:
Kirpinin Zarafeti
Kirpinin Zarafeti
On üçüncü yaş gününde intihar etmeyi planlayan on iki yaşında, son derece zeki ve üstün yetenekli bir kız çocuğuyla, müzik, resim ve felsefe meraklısı, Rus edebiyatı ve Japon sineması tutkunu elli dört yaşında bir kapıcının, kibar bir Japon beyefendisi sayesinde gelişen sıra dışı dostluğunu anlatan Kirpinin Zarafeti, Fransa'da yayınlandığı 2007 yılında 1.100.000 adetlik baskı sayısına ulaşan, göze çarpmayan güzellikleri yücelten, sınıflar ve nesiller ötesi bir dostluğu konu edinen zarif ve etkileyici bir roman.

"Her şeyin, özellikle de hayata dair mutlak olguların ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteren nefis bir kitap." 
-Le Soir-

Barbery hayatın küçük keyiflerini, her şeyin Marcel Proust'un o sonsuz nostaljisi ile dengede olduğu muhteşem anları yakalamayı başarıyor. -L'Express-

"Yılın keşfi"
-Le Figaro-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 182 okur

  • Serkan Mutlu
  • Ben Skoer
  • Serdar
  • Deniz
  • merve tan
  • Elif ÖZER
  • buse
  • Samsara
  • Funda Diken
  • Dlk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.4
14-17 Yaş
%5.9
18-24 Yaş
%14.7
25-34 Yaş
%36.8
35-44 Yaş
%26.5
45-54 Yaş
%8.8
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.4
Erkek
%17.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.9 (21)
9
%32.3 (31)
8
%19.8 (19)
7
%9.4 (9)
6
%5.2 (5)
5
%4.2 (4)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0