2/10
·224 syf.··
2021 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 02:43
Yorum spoiler içerir. Kitabımız; Elden ele geçirildikten sonra Dayn'in babasının, zihin gücüyle Dayn ile iletişime geçmesiyle başlıyordu. Babası, Dayn'in zihnine sızıyor ve şatoya ne zaman dönmesi gerektiğini söylüyordu. E, madem babalarının böyle bir gücü vardı, o zaman neden diğer çocuklarıyla da zihin gücüyle konuşmadı? Neden onlara da şatoya dönemleri gereken zamanı söylemedi? Bu konuşmadan sonra kitap tam 20 yıl sonrasına geçti ve buna çok şaşırdım. Nicolai'nin hikâyesinde de bir zaman atlaması vardı ama 20 yıl kadar değildi sanki. Breena'nın hikâyesinde ise hiçbir zaman atlaması yoktu ve o kitabın sonunda Breena, Elden'e dönüyordu ve direnişçilerle buluşuyordu. Ee, kız sonra ne yapacak? 20 yıl boyunca direniş ekibiyle oturup, çay içip abilerinin gelmesini mi bekleyecek? Ayrıca serinin ilk iki kitabındaki kardeşler hafızasını kaybediyordu. Ben tüm kardeşler hafızasını kaybedecek sandığım için bu durumu sorgulamamıştım. Fakat Dayn hafızasını kaybetmedi. O zaman diğerleri niye hafızasını kaybetti? Hadi Nicolai, büyücü yüzünden hafızasını kaybetti diyelim. Peki Breena neden hafızasını kaybetti? Bunun mantıklı bir açıklaması yoktu. Neyse, Dayn'in hikâyesindeki saçmalıklardan devam edelim. Dayn bu 20 yıllık zamanda kimliğini ve vampir olduğunu gizleyerek kurt insanların diyarında yaşıyordu ama vampir olduğunu kimse anlamıyordu. Yahu, olacak iş mi bu? 20 yıl nasıl kimse fark etmez? Kaldı ki Dayn sakin sakin de durmuyordu. Birlikte olduğu bir kadının izni olmadan onu ısırmak, kan ihtiyacını gidermek ve sonra da bunu yaptığını kadına unutturmak gibi pis işler yapıyordu. (Vampir ama hafıza silme gücü de var görüyorsunuz. Çünkü neden olmasın? Yazarlara göre her şey mümkün nasılsa.) Diğer baş karakterimiz olan Reda ortama girince de saçmalıklar çoğaldı. Reda ve Dayn'in ilişki demeye bin şahit isteyen durumları çok iticiydi zaten oraları geçiyorum. Komik kısma geliyorum. Bizim Reda, insanları etki altına aldıkları için kurt insanlardan korkuyordu ve bunu Dayn'e de söylüyordu. Dayn de cevap olarak şöyle diyordu: "Evet, insanları etkileme gibi bir güçleri var ama bu güçlerini kullanamazlar, bu hiç etik olmaz." Etik mi olmaz? Ahahshahah. Yani cidden mi Dayn? Bu sahnenin devamında ne oluyordu dersiniz? Karşılarına çıkan ilk kurt, Reda'yı etkisi altına alıyordu. Kurtlar etik değerleri pek umursamıyorsa o da onların ayıbı tabii. Sonra, bizim bu iki kişilik dev kadro Reda ve Dayn, 40 kişilik kurt sürüsünü burunları bile kanamadan atlatıyorlardı. Nasıl mı? Yazarın bir andan kitaba dahil ettiği ve adına yeşil top dediği bir ilaç sayesinde. Süper güçler veriyormuş bu yeşil top. Ne kadar inandırıcı değil mi? Gerçi saçmalıklar burada da bitmedi. Dayn'in, vampirken kurda da dönüşebildiğini hatta ölüp geri döndüğünü gördük. Reda'nın, aynı ilk kitapta olduğu gibi boyundan kan içmek romantikliktir deyip boynundan kan içirdiğini gördük. Bu ikilinin, ulaşmanın çok zor olduğu şatoya kolaylıkla ulaştığını gördük. Daha neler gördük, neler. 224 sayfalık kitabın 224 sayfası da saçmalıklarla doluydu. Serinin ilk kitabı kadar kötü bir kitap olamaz diyordum ama feci yanılmışım, bu kitap sayesinde anladım. Fakat çektiğim tüm bu çileye rağmen yine de mutluyum. Zira bu kitabı zor da olsa bitirdim ve artık Nalini Singh'in yazdığı kitabı okuyabilecegim. Bu kadar kötü kitaplardan oluşmasına rağmen seriyi toparlayacağına ve başarılı bir final kitabı yazacağına inandığım için kendisinden yana beklentim büyük. İnşallah hayal kırıklığına uğramam.
DolunayJessica Andersen · Harlequin Türkiye · 201328 okunma
·
101 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.