·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Şubat 2021 11:23 Basit bir tabirle bir ayağımızın diğer ayagimizin önüne getirip sürekli devinimle gerçekleştiren eyleme yürüme diyoruz. O hâlde bu kadar basit bir eylemin nasıl bir felsefesi olabilir?
Bakalim:
Frédéric Gros'un; Nietzche, Rimbaud, Roesseau, Thoreau gibi büyük yazar ve şairlerin; Mistik ve Siyasetçi Gandi'nin; Hac yolculuğun, günlük gezintilerin.. vs. attıkları adımların izinde sürüklüyor bizleri...
Yürümek spor değil bir 'erteleme özgürlüğüdür' diyor Gros: Endişelerimizin ağırlığından kurtulmayı, işlerimizi bir süreliğine unutmayi, geride bırakmayı, çalışmanın yarattığı kısıtlamalardan kacmamizi sağlar.
Günlük mesgalelerden, dünün yarından, bugünün bir gün öncesinin hep bir tekrar içinde geliştiği, yürürken mecburi istikamette ilerledigimizi, enerjimizi hep bir geç kalma, yetişememelerden dolayı etrafımızdaki çoğu şeylerin farkına varamadigimizi söylüyor.
Attığımız adımlar, beynimizin icinde sıkışmış bir sürü düşüncelerin hafifleyerek bir rahatlik durumudur...
Doğa yürüyüşünde yanımızda geçen ağaçların, gökyüzünün, dağların, ovaların, çiçeklerin yansımalarını hissetmemizi, binalarla dolu cadde ve sokakta yürüyen kalabalıktan herkesin birbirine yabancı ve ayni eylemi gerçekleşmesine rağmen 'görmenin hissetmekten' uzak kaldığınin resmini çiziyor Gros.
Hac yolculugunda çetin sıcaklıklar altında yürüyen insanların yenilenme ve mevcudiyet kazanma, yeniden doğma mitini doğurur. Günün çehresi değişir, dönüş yolu daha bir aydınlık oldugunu hisseder.
Yürümek için toplulukla hareket etmek yerine daha çok bireysel yapılmasınin önemini vurgular ve ayni zamanda yanımıza alacağımız malzemelerin zarurî ve kullanışlıligina göre tercih yaparken doğanın sunacağı alternatifleri de göz önünde bulundurulmasini önerir.
''Işte böyle süzüldüm o sessiz yoldan
Bedenim yudumluyor sükuneti
Öyle bir iyileşme ki uyku gibi dingin
Ama daha da tatlısı. Tepem, arkam, önüm,
Her yanımda huzur ve bir basinalikla çeviriliydi.''
Böyle bir alıntıyla bitirip, iyi okumalar dilerim...