·574 syf.····Okunma: 07 Şubat 2021 10:47 İlk önce filmi izlemiştim ama film ile kitap arasında epey bir zaman vardı. Pek çok detayı unutacak kadar bir zaman..
Yine de muhtemelen Ölüm'ün bu kadar sürprizbozancı oluşuna kızmamamda önce filmi izlemiş olmam yatıyor olabilir.
Ama sanıyorum ki, hiç bilmeseydim de bu beni çok rahatsız etmeyecekti. Çünkü kitabın amacı dram yapmak değil. Kitapta bir gerçekçilik hakimdi bana kalırsa. Yani sizi o dönemlere götürmek ve ölümün gözünden o zamanları anlatmayı hedefliyordu. O yüzden ölen karakterlerin öleceği önceden belirtiliyordu ya da ölmeyecek olanın. Bana kalırsa bu da yeterince hüzünlüydü. Bir karakterin öleceğini öğrenince o karakter, hayatta olduğu o bölümlerde birer hayalete dönüşüyordu. Ve o küçük hayaletin küçük mutlulukları ve büyük dertleri kalp burkucu oluyordu.
Bu kitapta en hoşuma giden şeylerden biri gereksiz yorumların azlığı ve propagandalardan kaçınılması. Gereksiz yergi, övgü yoktu. Ayrıca genellikle 2. dünya savaşı üzerine yapılan klasik iki yüzlülük olarak, Hitler'ın tek diktatörmüş gibi davranılması olayı da yoktu. Stalin'in de eleştirilmesi hoşuma gitti.
Ölüm'ün anlatıcı olma fikri ise çok hoştu. Hem onun gözünden olayları görmeyi tattık hem de devamlı ölümü hatırladık. Savaşı iliğimize kadar hissettiğimiz bu kitapta ölümü de ensemizde hissediyorduk..
Kitapla kalın..