- Bitanem gel Tolstoy övelim biraz
- Sağol canım, ben yeni övdüm de geldim, tadı ağzımda
images.app.goo.gl/1f5LFbsaZa2BSmcs8
Şimdi kitabı övelim :
Kitapta iki elin parmaklarıyla sayılamayacak sayıda toplumsal sorun incelemesini öne seriyor ve üzücüdür ki hepsi bugünki hayatımızda da devam eden sorunlar. Schillerci yada herşeyin sonunda Scooby-Do'daki gibi iyi yere varacağını düşünen arkadaşların hoşuna gitmeyebilir. Zaten Tolstoy'u bu yüzden seviyorum, insanı uyuşturan romantiklere tokat gibi yazar :)
İnsanın asıl isteklerini görmezden gelip çoğunlukla toplumun istek ve beklentilerine uygun yaşadığı ve kendininde artık bunu benimsediği yaşam tarzı için, başkarakter Nehlüdov'u tanımlarken bi tanım kullanmış ki çok hoşuma gitti : "bencillik cinneti" eminim bu kelimenin içini dolduracak şeylere hepimiz aşinayız.
Kitap, bu "bencillik cinneti"ne kendini kaptırmış kişinin deneyimlediği şeyler ve içsel çözümlemeleriyle düşünce dünyasındaki radikal değişimleri sunuyor. Ya öve öve doldurmak isterim burayı ama çok spoiler vermekte istemiyorum. Ben, herkese hitap edebilen, etkileyici ve usta işi bi eser olduğunu düşünüyorum.
Hayatımızın belli dönemlerindeki o kişisel aydınlanmalarımızın hissettirdiği kapıyı aralamışız hissini öyle güzel hissettiriyor ki. Yaşamışsınızdır; bazen birşey okursun, duyarsın yada yaşarsın ve bu öyle bir deneyim olur ki artık o zamana kadar "doğru" bildiğin şey senin için artık "yanlış"tır. Devam ettiğinde kendini, düşüncelerinle çelişmiş bir halde bulacağın için artık bu deneyim yaşayışını değiştirir. Aslında bu kitap için de tam olarak şunu söyleyebilirim : Tolstoy, hepimizin bazı konular üzerine (din,siyaset,adalet...), kişisel çıkarlarımızdan arınıp düşünüp kararlar alarak, bizim geçmemizi istediği için araladığı kapıdan geçmemizi istiyor. Ne diyeyim umarım ilerde toplumca bu kapının ardındaki yaşamı da deneyimleyebiliriz bir gün...
DirilişLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202521,6bin okunma