10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 15:11
Tangur tungur eden kamyondan inip kavrulmuş toprağa adımını atınca bir oh çekemeden ciğerlerine dolan tozun boğucu etkisiyle öksürmeye başlıyorsun. Hava alabildiğine sıcak, yerler barut gibi. Adım atsan ortalık yanacak gibi. Soluklanacak tek bir gölge bile yok. Zar zor yürüyorsun. Düşe kalka vardığın köyde de kimse yok. Vakit öğle. Bunaltıcı havaya alışamamışken köyün kendine has hayvan kokusu burnundan ciğerlerine hücum ediyor resmen. Kuru hava çekiyorsun habire. Derme çatma evler, kıyıda köşede bırakılmış boş sepetler, ortalıkta gezmesi gereken tavukların, horozların yokluğu. Birkaç adım attıktan sonra karşıdan ağır ama bir o kadar da çevik adımlarla uzun boylu zayıfça bir adam geliyor. Poşusu başında, nefesi ta ciğerinde kurumuş adamın. Yaklaştı. Soluklandı. Hayrola kimsin necisin diye bir soru bekledim ama beni görmeden göremeden geçip gitti. Ardından öyle bir gölge bıraktı ki saat 12 olmasına rağmen dev bir gölge geçti önümden. Dağlar kadar yıkılmış mutluluklarının gölgesi düştü önüme. Su var mı diyemedim. Çalkama da olur diyemedim. Yutkundum sadece. Kuru kuru.
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,683 okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.