Gönderi

8/10
·222 syf.··
2021 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 11:07
Aydın'ın Nazilli kazasına yakın Kuyucak köyünü eşkıyalar bastılar ve bir karı kocayı öldürdüler. Kitap, bir ölümle başladı ve bir şekilde yollarının ayrılacağını ve sevdalarının bu dünyada biteceğini bildiğim bir ölümle son buldu. Yazarın bir diğer kitabı olan "İçimizdeki Şeytan'ı" bitirdiğimde irade, sevda, ayrılık, fedakarlık gibi kavramların öylesine güçlü işlendiğini gördüm ki bu kitabı da seveceğimi bilerek okudum. Yusuf, annesini, babasını ve en önemlisi de özgürlüğünü bıraktı Kuyucakta. Ona evini açan, evlatlık olarak alan kaymakam Salahattin Bey, aynı ev içerisinde kardeş gibi büyüdüğü Muazzez ve analığı olan Şahinde onu kendi dünyasından kurtaramadı. Muazzez'i sevdi ama sevdiğini açık açık söyleyemedi, sevdiği şeyi yapmak ve bir işe yaramak istedi ama yapamadı ve sürüklendi, en yakın arkadaşı Ali öldürüldü ama o hiç ses etmedi. Yusuf hep sustu, ağlamadı, isyan etmedi, kabullendi her şeyi ve bu yüzden hayata karşı hep yenik ve eksik oldu. Peki suçlu kimdi? Suçlu, dünyayı doyuma ulaşılmayan bir yer haline getiren ekonomik ve toplumsal gücü elinde bulunduran egemenlerdi. Suçlu, Muazzez'e sarkıntılık etmek isteyen Şakirdi, fabrikatör Hilmiydi ve en büyük suçlu en yakınları olan analığı Şahindeydi. Kitabın sonunda Ahmet Oktay tarafından yazılmış bir alıntı ile incelememe son veriyorum. "Muazzez'i yatırır ve üstüne elleriyle toprak atar, gömer onu ve matemini ortaya vurmadan tek başına yüklenir, yeni bir hayata doğru yürür." Bu yürüyüş, değişmemiş ve doyuma ulaşılmayacak bir dünyaya doğrudur besbelli ki.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,5bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.