"Ringadan para kazanmışsın, camlarına perde takmışsın, var mıydı faydası? Yükseklere doğmadın mı hep? Benoni kalacaktın yine de!"
Knut Hamsun'un Açlık kitabından sonra okuduğum 2. kitabıydı Benoni. Hamsun, İskandinav Edebiyatının akla ilk gelen isimlerinden. Kitapta İskandinav coğrafyasını ve insanını iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Dahası kitabı okuduğunuzda toplumun o dönemki yargılarını, insana bakış açısını, paranın sosyal statüye olan etkisini ve bu durumların aslında günümüzde bile çok değişmediğini farkedebiliyorsunuz.
Hamsun bu kitabında İskandinav toplumunun o dönemki çatışmalarını ele alırken aynı zamanda melankolik bir aşk hikayesini de kitaba ustalıkla harmanlamayı başarmış. Bütün bunları yaparken de yoğun ve sanatlı bir dil kullanmaktansa duru ve akıcı bir dil tercih etmiş. Behçet Necatigil'in çevirisiyle okumak da ayrı bir tat katıyor kitaba.
Kitapta uzunca bir süre durağan olaylara şahit olup sıkılmaya başlayacakken birdenbire kendinizi bir entrikanın içinde bulabiliyor ve devamında ne geleceğini kolay kolay kestiremiyorsunuz. Parası olunca Hartvigsen sefil hayatına dönünce Benoni olan bir postacının yaşamından bir kesit bu roman. Aynı zamanda hayatın gerçeklerini de bütün çıplaklığıyla yüzünüze vuruyor.
"Hamsun, bu büyük romancı 1859'da Norveç'te doğdu. Gezdi, yaşadı, sevdi, yazdı. Hamsun'u çevirmek benim için şiir yazmak gibi bir şey." diyor Behçet Necatigil. Ben de hem Benoni'yi hem de Hamsun'un bütün eserlerini okumak isteyenlere yürekten tavsiye ediyorum.
BenoniKnut Hamsun