·128 syf.····Okunma: 11 Şubat 2021 00:48 J. H. Bernardin De Saint-Peirre 〆 Paul ile Virginie
☘Kitaplar böyledir işte... Size bazen arzu ettiğinizi bile bilmediğiniz bir hayatı imgeler ve siz bu imlerle dolu sayfalarda kah Virginie gibi, bir kulun kanadına bakarak kah Paul gibi hasatı gelen bir mahsulün hazır oluşuyla mutlu olursunuz.
☘Aslında bir roman evet ancak okurken defalarca sanki gece uyumadan önce bir çocuğu mutlu etmek için okunan masallar gibi huzur ve dinginlikle sardı beni.
☘Heyhat! Hayatta sonsuza dek ne sürer ki? Elbette hırs, servet düşkünlüğü, para ihtiras görevlerini yerine getirmek için yine insanların içine kötü tohumlar ekecekti.
☘Pastoral bir cennetin içinde beraber büyüyen ve annelerin acı dolu yazılarına rağmen birbirleriyle kader ve yol arkadaşı olmasıyla, her anları birlikte geçen Paul ve Virginie 'in arasında uygar (!) dünya girdiğinde bu iki gencin kendileri için kurdukları ütopya bozguna uğrayacaktır.
☘Okuma yazma dahi bilmeyen, her sabaha toprak işleri in büyük bir heyecanla uyanan emek ve rahmet arasındaki uysal dengenin sadık bekçileri olan bu gençler annelerinin de büyük desteği ile yıllardır birlikte büyümelerinin karşılığını kalplerie sökün eden aşkla alıyorlar romanda.
Virginie in annesi soylu bir kadın olsa da aşık olduğu adam uğruna her şeyi feda edip aşkına sahip çıkmış ama kader bu ya; Virginie in babası yerel ve bulaşıcı bir hastalıktan ölünce karnında doğmamış evladı ile kendini yollara vurmuş Madam de la Tour. sevdiği adam tarafından karnında bebeğiyle terk edilen ve çoktandır herkesten uzakta kimsesiz yaşamaya alışmaya çalışan güzel kalpli Marguerite ile de böyle tanışıp aynı topraklarda ayrı evlerde evlatlarını büyütmeye ve dostluklarının samimiyeti içinde kederlerini de geride bırakmaya başlamışlardır.
Bu - çocukların gelmesi ile - dört kişilik ailenin yaşadığı coğrafya yazar tarafından o kadar güzel anlatılıyor ki her cümlede hayal dünyamın içerisinde o çimenlerde koşarken buldum kendimi...
☘Bu muhteşem eserle ilgili yalnızca kurulumun hatalı olduğu kanaatindeyim
Şöyle ki karşımıza ihtiyar olarak isimsiz bir şekilde çıkan anlatıcı yanına gelip bu hikayeyi anlatmasını istediği için bizler bu romanı okuyoruz gibi.
Ancak bunun yerine şimdiki zaman ile yazılsa daha mantıklı olabilirdi.
Çünkü ihtiyar anılarını anlatırken öylesine alalade ayrıntıları bile hatırlıyor, anlık diyalogları öylesine titizlikle söylüyor ki bunun mümkünsüz olacağını bilmek beni ufaktan rahatsız etti fakat bunun dışında yazarın dönemsel yozlaşmayı insani değerlerin meta üzerine oluşu ve soyluluk iktidar güç ve para hususlarındaki tespitleri muazzam.
Okumanızı tavsiye ederim. ♡