…Son günlerde kendini birçok farklı ruh hali içinde bulmuştu; önce acı, sonra şüphe ve en sonunda güvensizlik. Şimdiyse sıra en ilkel ve hatta ince kristal yapısı içinde belki de en saf duygudaydı. Artık sıra korkudaydı…
…Ben artık nerdeyse hiç bakmıyorum aynalara çünkü içinde bulduğum şey hoşuma gitmiyor…
…Kıyafet insanı elbette ki kral yapmaz ama kralı pek ala gizleyebilir…
…Bu sabah güneş doğmadan önce uyandım..
Artık uyuyarak zaman kaybetmeyecek kadar yaşlıyım…
Yukarıda ki alıntılarda da görüldüğü gibi Mazzanti Şah-Mat’tan sonra ikinci romanında bir cinayet öyküsü aktarmasına rağmen resmen aforizmalar içeren bir dil kullanıyor. Galiba İtalyan yazarı daha uzun yıllar heyecanla takip edeceğiz.
İlk romanı Şah-Mat’ta yaptığı ters köşe kurgusunda daha ötesi nasıl olur diye düşündürten yazar, cevabı ikinci romanında vermiş. Bu romanında profesörleri katilin peşinden koşturan yazar, kitabın ortalarında katil olması muhtemel dört ismi yazmasına rağmen kitap okuma süresince kesin sonuca varmanıza müsaade etmiyor.
Mazzanti ilk kitabında olduğu gibi “Gördüğüne Asla İnanma”da da kurgu yeteneğini kullandığı gibi tıbbi birikimi sayesinde suçun altında yatabilecek psikolojik nedenleri de okuyucuya aktarıyor.
İtalyan şehirlerinin tarihi dokusunu yazarak yaşatan yazar, sizi sadece bir polisiye kurgusu ile değil, bilgi birikimi ile de kendine hayran bırakıyor.
Mazzanti’nin kitaplarını yazılış sırasına göre okumanızı ( •Şah Mat •Gördüğüne Asla İnanma •Öldürmek İçin Mükemmel Bir Gün •On İçimdeki Katil •Ölümle Randevu •444 Basamak) tavsiye ederim. Bununla ilgili en önemli detayı üçüncü kitabının incelemesinde aktaracağım.
İyi okumalar.