Gönderi

9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 23:08
Nilay Türkmen’in ilk kitabı olmasına rağmen kalemini, düşüncelerini ve anlatımdaki sadeliği çok beğendim. Kitabından bahsedecek olursam bir kadının bir sabah aniden ölü bir fare görmesiyle hayatının tamamen değişmesi diyebilirim. Aslında burada onu etkileyenin bir fare olmasından daha çok onu tetikleyenin herhangi bir şey olması yetiyor. Biz bu aydınlanmayı dışarda gördüğümüz bir şeyde, bir kitapta, bir filmde, bir manzarada ve her şeyde görebiliriz. Buradaki kadın da fareyi görmesiyle birlikte uyandığı günden rahatsızlık duymaya başlıyor. 12 Kasım’a uyandığı günden ne kadar nefret ettiğini ya da bugünden ne kadar uzaklaşmak istediğini fark ediyor. Daha sonrasında bu aydınlanmanın verdiği hisle tekrar bir 12 Kasım sabahına uyanmak istemiyor. Bunun için 36 senedir yaşadığı hayatı, her sabah aynı güne uyandığı eşini, işini, ailesini ve aklındaki herkesi sorguluyor. Burada sorguladığı şey bunların ne kadar gerçekçi olduğu. Bir evliliği var ama bu evliliğinde kendini tam hissedemiyor. Bir ailesi var ama bu ailenin sıcaklığını hissedemiyor. Bir işe gidiyor fakat bu işte olmak istiyor mu? Aslında içindeki yalnızlıkla tanışıyor diyebiliriz. Karakterimiz gibi bunu hepimiz yaşıyoruz ya da hepimiz bunu yaşamak istemiyoruz. Şöyle ki her sabah uyanıp aynı şeyleri yaşamayı kim ister ya da her sabaha aynı insanla kalkmak, her sabah aynı işe gitmek, her sabah aynı yemeği yemek, her gün aynısını yaşamak. Bunu isteyenler olduğu kadar istemeyenlerde var. Burada karakterimiz bunu sorguluyor. Artık ertesi gün bu işe gitmek, o beton kutular arasında olmak istemiyor ya da kendi betonları arasında dolaşmak istemiyor. Yeni bir güne başlamak ve yeni bir 13 Kasım’a kalkmak istiyor. Bunu da korktuğu ve kaçtığı şeylerle yüzleşerek yapmak istiyor. Bunun için duygusunu tetikleyen bir fare ya da müzikal sayesinde duyduğu hisler ve kendisiyle verdiği savaşa başlıyor. Kendi benliğiyle verdiği savaş ve hisler kitaba öyle güzel yansımış ki okurken aynı hisleri sorguluyorsunuz. Acaba yarın aynı sabah kalkmak istiyor muyum ya da aynı şeyleri yapmak istiyor muyum. Herkesin bir hayat şartı, bir hayat gayesi var. Herkesin bunun peşinden gitmesi gerek. Elbette bir şeyleri yapmak zorunda olduğumuz için değil istediğimiz için yapmamız gerekiyor. Bir işe girmek istiyorsan bunu severek yapman gerekiyor. Bu hayata sadece bir defa geliyoruz ve her gün öleceğimiz güne uyanıyoruz aslında. Bu günlerin ve bu hayatın tadını çıkarmaya, istediğimiz gibi yaşamaya bakmalıyız. Herkes bu karakterimiz gibi cesaret edemeyebilir ama hepimiz içimizdeki istekleri makul derecede karşılamalıyız. O yüzden bunu karşılamak için bu kitap güzel bir aydınlanma olabilir. Hem kısa hem de sade dili ile birlikte birçok noktaya el basmış bu kitabı ben çok beğendim. Herkese iyi okumalar diliyorum.
EylemsizNilay Türkmen · Dağhan Külegeç Yayınları · 202011 okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.