·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ocak 2021 00:06 Sessiz ve herkesin birbirini tanıdığı sorunsuz şehir Iping'e esrarengiz bir adamın gelmesi yeni bir gündem oluşturuyor. Adamın çok tercih edilmeyen kış ayında gelmesi değil bunun sebebi, tüm vücudunun bir nesne aracılığı ile kapatılması: üstünde uzun bir palto, eldivenler, kafası tamamen sargılı, gözlerinde kocaman gözlükler, ağzını kapatan bir de büyük atkı, başındaki kocaman şapkayı da unutmayalım!
Şehirdeki tek hana yerleşen yabancı, hanın sahibesi Bayan Hall tarafından göz hapsine alınıyor. Geldiği günün ertesinde garip olaylar yaşanmaya başlıyor ve sadece yabancı olması değil, yüzünü hiç göstermemesi de şehrin tartışma konusu oluyor.
Durgun bir anlatımla başlayan kitap, başlarda sıkılmanıza neden olsa da Iping'de olayların patlak vermesinden sonraki kısmı elinizden bırakamadan romanı tamamlıyorsunuz.
Kitabı okumaya başladığımda sizlere hikâyemde görünmez olsaydınız ilk ne yapmak istersiniz diye sormuştum. Okuduktan sonra anladım ki, görünmez olmak bizi özgürleştiren değil prangalara vuran bir durum olurdu.
Tüm insanlıkta tek görünmez olmak sonu gelmez bir yalnızlığa, toplumdan dışlanmaya neden olur; ruhsal sağlıkta bozulmayla son bulur. Wells realist bir bakış açısıyla geri dönülemez bu buluşun mucite neler yaptığını yazmış.
İşin özü; Görünmez Adam'ı okuyun derim ben!