·202 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2021 23:18 · Zarifoğlu 'nun ilk defa bir düz yazı kitabını okuyorum. Ne yalan söyleyeyim, gerek sosyal medyada popüler birçok alıntı gerekse hayatı hakkinda çıkarılan dizi sebebiyle kafamda bambaşka bir Cahit Zarifoğlu oluşurmuşum(oluşturulmuş) Soyadına binaen ona yakıştırılan zarafet zaafla karıştırılmış bir kimliksizin neredeyse varlığına alışmış hatta inanmıştım. Belki de bu sebeple bağ kuramadım ilk sayfalarda kitapla. Yazıma alışamadım kelimeler benim okuduğum sayfaları yazana yabancı birer asker, beni düşman bellemiş benimle mücadele ediyorlar. Ne zaman ki aklımdan çıkarıp attım kabuklaşmış Zarifoğlu postunu -kitabın ellinci sayfalarına denk düşüyor bu- işte o zaman beni kabul etti içine aldı yazı. Hastalıklı vücuduna rağmen sapasağlam bir kimlik duruyordu karşımda. Biraz haylaz ama ilginç bir hayalgücü. Zaten Özdenören'le ahbaplık kurması bunu temin ediyordu önceden.
Zamanın ve mekanın ruhuna inanan ben artık kitapların da ruhunun olduğuna inanmaya başladım bu kitapla. Umarım bu ruh ile bir yerlerde karşılaşır oturur sohbet edersiniz. Belki iki çay içer bu zamana kadar neden hiç ses etmedin serzenisinde bulunursunuz. Nasibiniz açık olsun.