Stefan zweig'in dilini tekrar anlatmayacağım. Her kitabında o duyguları bir şekilde yaşamanızı sağlıyor. Baş karakter saplantılı biri bunu da konuşmalarında aynı kelimeyi defalarca ardarda tekrarlamasında bile hissediyorsunuz. Bir insan bir sırrı ne kadar süre taşıyabilir? Kitap bana bunu düşündürdü zira ölmek isteseniz bile sizde bir sır varsa anlatmak için yanıp tutuşuyorsunuz tıpkı anlatmamak için verdiğiniz çabayla eşdeğer. Kitap bana Amok hastalığının olduğunu da öğretti. İnsan hayret ediyor gerçekten psikolojik bir rahatsızlığı hisler ile bağdaştırıp size sunması şaşkınlık verici. Zweig in okuduğum birkaç kitabında daha karakterler intihar ediyordu bu hisleri intihar öncesini içselleştirip anlatabilmesi kendisinin de bu hisleri yaşamasından geliyor sanırım bu sebeple diğer duyguları da bu kadar iyi aktarabildiği için acaba birçok kişiliği kendi içinde yaşıyor muydu zaten diye sormadan edemiyorum. Kitapları zaten akıcı bunun yanı sıra sonları daha akıcı, son sayfaları nasıl çevirdim hatırlamıyorum.
Yazarın bir kitabını okuduktan sonra devam etmemek elde değil.
İyi okumalar.