Uzunca bir süre okumam için kütüphanemde beni sabırla bekleyen bir kitap. Kitabı okumaya karar verdiğimde düşüncelerimin bu denli değişeceğinden haberim yoktu tabi. Kitabı okuduğunuz süre boyunca adeta efsunlanıyorsunuz. Ara vermeniz gerektiğinde içine düştüğünüz dünyaya adapte olabilmek için biraz çaba sarf etmeniz gerekiyor. Okuduğum yüzlerce kitap arasında bitmesini istemediğim, sayfalar ilerledikçe üzüldüğüm tek kitap oldu. (Bitmesin diye bilerek elime almadığım günler bile oldu.) :) Zaten bir çırpıda okunabilecek bir kitap değil. Bu süre zarfında kitabı sindirmek için zamanınız oluyor. Sizi meraklandırmayı başardıysam kitap hakkında konuşabilirim artık. :)
Kitap, “vahşi kadın”a ulaşmak için kadınların unuttuğu, unutmaya zorlandığı doğasını tekrar hatırlatmayı hedefliyor. Bu yolda yapılması gereken ilk şeyin, kadının içindeki susturulan doğal sese kulak vermesi olduğu söyleniyor. Bu uzun, çetrefilli, dengeli psişeye ulaşma sürecini anlatırken de kadın ve kurtların doğal yabanıllığıyla bağlantılar kuruyor. Kitap 16 bölümden oluşuyor, her bölümde mitleri de içinde barındıran bir masal(öykü) anlatılıyor. Öykülerden hareketle kadının, özgür ve kendi olabilmesinin önündeki engeller ve bu engelleri aşmanın öğretileri Jung'cu psikanalizden de yararlanarak okuyucuya sunuluyor. Öyküler aracılığıyla kadın psişesinin derinliklerine iniliyor, birçok açmazdan kurtulmaya yardımcı olarak masal tadında terapiler uygulanıyor. Ancak bunu, okuyucuya “Şunu yap, şunu yapma.” diyen basit bir kişisel gelişim kitabı olarak algılamayın. Her öyküde kadınların içine düştükleri durum, okuyucuya sezdiriliyor; böylece yazarın psikanalitik yaklaşımdan hareketle öyküye dair analizleri için bir nevi okuyucu hazırlanmış oluyor. Her öyküde kendinizden bir parça bulacak, bazen kendinize kızacak, bazen ruhunuzu okşayacaksınız.
Özetle, her kadının okuması gereken bir başyapıt. Okuyun, sevdiğiniz kadınlara da okutturun.