Puan vermedi·18 syf.··
Beğendi
·
2021 147. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 23:33
Kitapta Garip'in çizgisini sürdüren Sakal, Değil, Tren Sesi gibi şiirler vardı. Bu eserler temelde Garip Akımı'nı özelliklerini yansıtsalar da şairin tarzında küçük değişiklikler ve yumuşamalar vardı. Bu kitapla birlikte, Orhan Veli halk deyimleri ve yarım uyaklar kullanmaya başladı. Eskiler Alıyorum isimli şiirin son mısrası "Bir de rakı şişesinde balık olsam." tıpkı Garip'te yer alan "Yazık oldu Süleyman Efendi'ye" gibi çok ilgi ve tepki çekti. Orhan Veli, sonradan yapıştırılmış gibi duran bu dizeyi, şiire, "okuyucuyu dürterek" şiiri okutmak için eklediğini açıkladı.Ayrıca, bu dize Ahmet Haşim'in "Göllerde bu dem kamış olsam" dizesinin bir yansıması olarak da algılandı. Vazgeçemediğim'de yer alan İstanbul Türküsü, Bir Roman Kahramanı, Giderayak gibi şiirlerde şairin Garip Akımı etkisinden uzaklaşmaya başladığı görülür. Orhan Veli, 1945'te yayınlanan Garip'in ikinci baskısının önsözünde Garip şiirleriyle ilgili "Onları beş sene önce yazmıştım. Beş sene sonra da aynı şeyleri söyleyecek olduktan sonra ne diye yaşadım..." diye yazdı. Bu değişimin fark edildiği en önemli noktalardan biri şairin uyak kullanmaya başlamasında görüldü. Bir diğer farklılık ise şiirlerinde duygunun ağır basmaya başlaması oldu. İşin temeline bakıldığında Orhan Veli'nin yapmaya çalıştığı halk şiirinin bazı öğelerini kendi şiirine uyarlamaya çalışmaktı. Nurullah Ataç Orhan Veli'yi eleştirerek şairin geleneğin tutsağı olduğunu iddia etti. Oktay Akbal da Ataç'la aynı fikirdeydi. Orhan Veli'nin Garip ile başlattığı yıkıcılığa devam etmek varken gelenekten yararlanmasını gericilik olarak gördü. Öte yandan çoğunluğun görüşü şairin varolan geleneği değerlendirdiği ve yenilikçiliği gelenekleri kullanarak elde etmeye çalıştığı yönündeydi.
VazgeçemediğimOrhan Veli Kanık · Marmara Kitabevi · 1945245 okunma
37 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.