·112 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Şubat 2021 11:02 HATİCE DÖKMEN- KEMİK ÇAYI
"Gökyüzünün yarısını kadınlar taşır."
işte bu cümle kadın olmanın ne demek olduğunu anlatıyor bence. Ama yaşadığımız coğrafya da kadın olmak, yaşamak öyle zor ki,Okurken acı gerçeklerle bir kez daha karşılaşıp nerede, kim oldukları fark etmeyen 15 kadının yürek burkan hikayesine tanık oluyoruz. Her birinin yaşadığı acı, hor görülen, ezilen, hakarete uğrayan kadınları okudukça boğazım düğümlendi. Cidden bu kadar zor bu? Bir kadın karnına dünyaları sığdırıyor, ama kadını bir dünyaya sığdıramıyorsunuz.
Hatice Dökmen’ in kalemini çok sevdim bu kitabı herkesin okuması gerekiyor bence. Yaşadığımız şeyler görmezden gelinmemeli.Okurken Nazlı'ya sarılmak ve her şeyin daha iyi olacağına inandırmak, Elif'i ondan, daha çok dinlemek, cesaretini takdir etmek istedim. 15 öyküden oluşan bu kitabımızda en sevdiğim öykü ise Yeter'in öyküsü oldu...
Birbirinden farklı 15 hayat , 15 acı, 15 sessiz çığlık…
Kıyamam sana anne. Biliyorum, yükün ağır olmasaydı sende bana kıymazdın. O duruşunun altında neler hissettiğini okuyabiliyorum. Zor diyorsun. Kız annesi olmak zor. Hele bir de başında erkek yoksa, daha da ağır yük. Başına bir iş gelse nasıl anlatırsın eşe dosta? Yoksa için, en az benim kadar paramparça..
Uyumaktan başka bir şey yok aklında. Uyumak, uyumak... Unutmak. İçindeki, dışındaki bütün sancıları durdurmak. “Uyku yarı ölümdür.” derdi annesi. Bütün usanmışlığına, bütün yıkılmışlığına rağmen ölmek istemiyor.
Bedenimle birlikte ruhum da arınır mı? Hani sanki hiç sevmemişim gibi, sanki ona sarılırken hiç kendimden geçmemişim gibi... Arınmak... Anlardan, anılardan arınmak istiyor muyum?