Konunun, aşk ile başlayıp bir anda savaş dönemine sonra tekrar aşka ve siyasete geçilmesi okuyucuda kafa karışıklığına yol açıyor. Ne okuduğumu anlayamadım. Çok fazla karakter de var ve karakterler arasındaki bağ bence güçlü değil. Anlatıcı sürekli değişiyor. Bir ilahi anlatıcı var ve bir de kitabın ana karakteri olan İtalya'da yaşayan Türk anlatıcı var. Bu karaktere ne olduğunu da bilmiyoruz. Tarık Buğra'nın okuduğum ilk kitabı onun da yazdığı ilk kitabı oldu. Beklentimin altında kalsa da altını çizdiğim cümleler fazlaydı.