Nureddin Yıldız’ın tatlı-sert üslübu ile yazmış olduğu bu kitap,kalbî manada evlerimize yönelmemizin gerekliliğinden bahsetmekte.
•”Evler alt yapıdır.Dinin de dünyanın da alt yapısı evlerdir.Çünkü ev insan demektir. “
Kabe Allah’ın evidir.İbadetlerin asıl maksadı da evimize ,özümüze dönmektir.”Oku” emrinden sonra ilk,evine sığınmıştır peygamber.Öyleyse ev bizim için sığınılacak bir kale,özümüze döneceğimiz kıblemizdir.
Peki nasıl inşa edebiliriz bu kaleyi?Maddî açıdan süslediğimiz evlerimizi,manevi açıdan nasıl güzelleştirebiliriz? bunlara cevap alıyoruz.
Eğitimin ailede başladığını, bireylerin hayatlarının evde inşa edildiğini buna bağlı olarak toplumların bu bireylerden meydana geldiğini göz önüne alırsak evlerimizin bizler için anlamını daha iyi kavramış oluruz.
Kendimize,ailemize ve topraklarında yaşadığımız bu vatana bir fayda sağlayabilmek,gelişmek,yetiştirmek,etki edebilmek adına ilk adım evde atılır.Dünyada iyilik adına atılan tohumlar burada yeşerir.Oradan yürürüz görmek istediğimiz baharlara...
•”Ne bir çiçekle bahar gelir,ne de bir meyvenin düşmesiyle ağaç kurur.”
Daha güzel bir dünya hayali önce ‘ben’de başlar.Önce kendi dünyamı şekillendirmem gerekir.Biz hayatımızda neyi değiştirebildik ki karşımızda onu görmek isteyelim!Hangi tohumu ektik yapmak istediklerimiz için?Karanlık dünyamızın mumlarını ne kadar aydınlatabildik;yanlış yargılarımızın sislerinden kurtulmak adına!..
Anne,baba,evlat olarak birbirlerimizle olan ilişkilerimizde “ne kadar haklıyım” düşüncesindense evlerin içinde birbirimize karşı olan
hak ve hukuka ne kadar riayet ettiğimizi hatırlıyoruz kitapta ve üzerimizdeki asıl Hak sahibi’nin hakkını,haklılığını görmek gerekliliğini...
Ve unutmayın diyor Nureddin Yıldız:
•”Allahın halifesi olarak yaratılmış ve mükemmel nimetlerle donatılmış insanın yaratılış maksadı dışında döndüğü yörüngelerin hepsi onun için yuvarlanıştır.”