7/10
·328 syf.··
2021 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2021 21:53
Kitap gerçekten çok güzeldi. Aslında kendinize katan öyle mühim şeyler yok. Klasik aşk kitabı. Ama Anna'nın konum değişikliğinden ötürü girdiği ruhsal durumu, yeni ortamı, onlara alışma süresi, Paris'e alışma süresi, onunla beraber Paris'i tanıyor oluşumuz, gittikçe değişik ve bazen saçma olan olayları okuyor olmak inanın insana çok iyi geliyor. En azından bana çok iyi geldi. Tam okul vakti kendini strese soktuğun an okunacak bir kitap. Hatta seri demeliyim. Eminim bu kitabı okuyan herkes en az bir kere Anna'nın yerinde olmak istemiştir. Atlanta'dan Paris'e gidiyor beklenmedik bi' anda ve beklemediği şeyler yaşıyor. Zaten kim ne zaman beklediği şeyleri yaşadı ki? Güzel şeyler biraz çekişmeli biraz zor yoldan elde ediliyor. Anna'da güzel bir şeyi uzun bi' yola sapıp elde etti. Eğlendim. Kendime geldim. Hayattan azıcıkta olsa soyutladı. Anna oldum. Yaşadıklarını yaşadım. Üzüldüm ama güldüm. Kötü geçirdiğim zaman kesinlikle elime alıp post-it'lediğim kısımları okuyacağım. Ayrıca aklımda olmayan bir şeyi yazar beynime listeledi resmen. Fransa'ya gitmek. Paris'e gitmek. Biliyorum birçok kişi Paris'i çok seviyor ama benim öyle bi' ilgim yoktu Paris'e karşı. Olumsuz yorumlara da denk geldim belki ondandır bilmiyorum. Ama Stephanie sayesiyle harbi listeme ekledim. Anna'nın gittiği yerlere gitmek istiyorum. Bu kitabı da yanıma almak istiyorum. Orada okumak istiyorum. St. Clair'i aramak istiyorum. St. Clair bence hepimizin karşısına çıkmalı. Cricket gibi. Ama Cricket, St. Clair'a göre birkaç adım önde. Bilmeyenler için, Cricket, Lola ve Komşu Çocuk'ta geçen bir karekter. Bence bu paragraf "çok şey istiyorsun Sena" oldu, olsundu. Hayaller mutlu olmak için kurulur. Elde etmek için kurulur. Elde edemeyeceğini bilsen de dediğim gibi mutlu olmak için kurulur. Hayaller iyi ki var. Keşke Yabancı Yayınları sırasıyla bassaydı bu seriyi ama bildiğim kadarıyla başka yayınevinde olduğu için telif hakları bu şekilde gerçekleşmek zorundaydı. Lola ve Komşu Çocuk'u ilk okuduğum için buna değinmek istedim. Hiç başlamadıysanız seri Anna ve Fransız Öpücüğü, Lola ve Komşu Çocuk ve Isla ve Mutlu Son olarak ilerliyor. Son kitaba gelmeme rağmen halen sıralamayı unutuyorum. Aslında pek olayı yok bu seride sıralamanın ama Lola ve Komşu Çocuk'un sonunda Anna ve Fransız Öpücüğü'nde ne olacağını çözmüştüm. Allah'tan iki sene geçti aradan. Anna ve Fransız Öpücüğü'nde de Isla ve Mutlu Son'u çözdüm. Yazar çözmemizi mi istiyor, anlamıyorum. Isla ve Mutlu Son'u çözmek istemezdim mesela. Kitaba geri dönecek olursam, Anna gibi hayatınızda beklemediğiniz şeyler gerçekleşince karamsara bağlamayın. Bağlamayalım. Sonu güzel bitebilir. Güzel arkadaşlar edinebilirsiniz. Zorlukları elbet olacak ama bu her şeyin kötü gideceği anlamına gelmez. Altından kalkabilmek önemli. "Acı olmasaydı tatlı hiç bu kadar tatlı olmazdı." alıntısını "Hüzün olmasaydı mutluluk hiç bu kadar mutlu verici bir şey olmazdı." diye değiştiriyorum. Kitabı okuyanlar bi' 230'a el atsın. Şunu da bilin kitabın belli bi' bölümünden sonra şahsen "tamam artık saçmalama Anna" demeye başladım. Yazarın uzatışı biraz gereksiz geldi ama bi' yandan da "bitme be" diye haykırmaya devam ettim. Anna'nın Şubat'ta doğması da beni kendine bağladı. İlk aslında birçok yönüyle "aha, ben" dedim ama sonlara doğru "hayır Anna, yapma Anna, yeter Anna" dedim. Ama bunları görmezden gelebildim doğrusu. ÇÜNKÜ EĞLENDİM.  Bu kitaba yorumum bu kadar arkadaşlar. Kısa ve öz bile olabilirdi. Anlatılacak olağanüstü şeyleri yoktu, Panzehir gibi değildi o tarzda anlatmam için.  Paris'e gitmek istiyorsanız, Anna olup oraya alışmak istiyorsanız, diline kaptırmak istiyorsanız kendinizi ve tatlı bi' aşk hikayesi okumak istiyorsanız, ALIN OKUYUN.
1000Kitap
Anna ve Fransız ÖpücüğüStephanie Perkins · Yabancı Yayınları · 20171,719 okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.