#okudumbitti
#AliUral
#MakyajYapanÖlüler
#190sayfa
"Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?"
Şu cümleyi kurduğu hikayenin haklılığına şapka çıkarılır. Ali Ural gerçekten çok özel bir kalem. Öncelikle Maşuk Çabuk sana çok teşekkür ederim. Bu özel kalemle beni tanıştırdığın buluşturduğun için.
Kitap gazete haberlerinden yola çıkarak hikayeleştirilmiş öykülerden oluşuyor. Aslında haberin özüne ilişkin öyle güzel dersler var ki. Her hikayede evet kitabın yorumunu bu cümleyle yapmalıyım dediğim bir dolu cümleden sonra zorda olsa en çarpıcı alıntıları paylaşmaya karar verdim. Kadavra ticaretinden, deney tüplerindeki embriyolara tüylerinizi diken diken edecek, bu kadar da olmaz diyeceksiniz.
"Boyamayı ne çok seviyoruz. Boyuyor, ama renk vermiyoruz. İşin rengi değişiyor, ama biz değişmiyoruz. Renkten renge giriyor, ama renk körlüğü yaşıyoruz." yazarın hayal gücüne gıpta ettim. Bir öyküde 13 ayrı hayata dokunmak. Bu başarı değil de nedir?
"Sevgili piyano, Mertol yedi yaşında ama hiç bisikleti olmayacak" şu alıntıyı okuduğunuzda 'ah canım engelli heralde' dediğinizi duyar gibiyim. Hayır değil. Hatta olabildiğince sağlıklı bir çocuk. 'O halde maddi sorunları var' diyorsunuz değilmi? Kesinlikle yok. Çok çok iyi durumda maddiyat olarak. Peki o halde sorun ne diyorsunuz değil mi? Valla alın, okuyun öğrenin. Güzel bir hayat dersi var hikayede.
"Toplumun yarısı dudak, yarısı kulak kesilmiş. Kulak kesilmiş ama duyamıyor. Dudak kesilmiş ama bir türlü söyleyemiyor"
"Haber gazatelerin ilk sayfalarına giremedi. Ölen olmamıştı çünkü. Kağıda kan sıçramamıştı"
"Kalplerini evlerinde unutup midelerini yanlarına alan avcıları"
"Haydi hepimiz kınar gibi yapalım. Haşlanmış ıstakozlar gibi kıpkırmızı olan yüzlerimizle"
"Yerin, suyun, kumaşın, binanın, yastığın ve yorganın da yüzleri vardır ama kuzarmaz. İnsan yüzü, bütün yüzlerden kızarmasıyla ayrılır"