Makyaj Yapan ÖlülerA. Ali Ural

·
Okunma
·
Beğeni
·
4.003
Gösterim
Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
975644634x
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ey kutsal ağrı!
Saklandığın yerden çık!
Yalnız kendimizi değil, çevremizi de yakıp yıkıyoruz! Biz acı duymayanlar ahalisi, akan kanımızı boş gözlerle, bir nehir gibi seyrediyor, kopan ayağımıza vitrinlerden ayakkabı beğeniyoruz.
Ey kutsal ağrı! Gel ve sessizliğimiz boz!
Kulakları sağır etsin çınlayan sesin!
Başımızdaki tacımızı ağrıdan bir çelenkle değiştir!
Yine bir deneme, ve yine KörKalem...
Merhabalar.
Konu Ali Ural olunca ben söyleyecek pek bir şey gerçekten bulamıyorum. Adam müthiş ötesi müthiş. Harika bir değer, harika bir kalem. Gerçekten enfes bir kitaptı. İçinde çok güzel denemeler vardı. Kitap çok doyurucuydu ve okurken okuyucuyu yormuyordu. En dikkatimi çeken nedense, en son denemeydi. Ölümle alakalı olan hani... Her şeyin sonudur ya hani ölüm, kitabın da sonuydu.
Yine bizi çok ince şeyleri düşünmeye sevketmiş kitapta sevgili Ural. Kimsenin düşünmeye zahmet etmediği şeyleri hani... Kesinlikle öneriyorum, mutlaka okumanız gereken kitaplardan biri.

Velhasıl kelam sözlerime şu cümleyle son vermek istiyorum: Âh kimsenin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya...
Kitabın ismi çok hoşuma gitti, araştırmadan ve içeriğini hiç bilmeden aldım. Ali Ural Hocama güveniyorum. Gerçi okuduğum 2. kitabı fakat çok söyleyişilerinde bulundum.

Deneme olarak kategorize etmiş Makyaj Yapan Ölüler'i içeriğinde haberler var.
Ben ki haber izlemeyi de okumayı da pek sevmem. Babam kızar bana bu yüzden ona sorduğumda, darlıyorum adamı galiba sorularımla. :) Neyse konumuz haber okumayı sevmem çünkü felaketten, kötülükten ve dehşet saçmaktan başka ne işe yaradığını hala çözmüş değilim?!
Fakat bu kitapta haber yazıları o kadar güzel işlenmiş ki aklıma; akşam haberlerinin bu şekilde olsa nasıl olurdu sorusunu getiriyor. Akşam televizyonda şöyle bir haber var;

Mesela başlık atıyor Ali Ural,
Acı Duymayan Çocuk

Başlıyor çocuğun acı duymayışıyla ilgili anılarını güzel betimlemelerle anlatmaya. Sobaya elini bile isteye dayıyor çocuk. Annesi yanık kokusu almasa kurtulamayacak yanmaktan. Acı duymuyor. Sonra acı-ağrının kıymetini vurguluyor. Ne kıymetli şey acı, evet bunu diyorsunuz sizde okurken. Ne kıymetli şey ağrı. Kutsal ağrı.
Ve soruyor en son ne zaman ağladık? Bedenimizin ruhumuzun duyarlılığını nasıl kundakladık? Hiç bir cinnet, cinayet, gasp, tecavüz ve işkence etkilemiyor bizi. Komşumuzun evinden yükselen alevler dokunmuyor evlerimize. Madenciler yüzlerce metre aşağıdan cevheri çıkartadursun hiç bir haksızlık gözümüzden bir damla yaş çıkartamıyor.

Ey kutsal ağrı Gel ve sessizliğimizi boz.
Acı çekmeye başlamazsak elimiz sobada. Yanmaktan kurtulamayacağız.


Haber bitiyor. Herkes suskun ama herkesin sessiz kavgaları var içlerinde. Bir yanık kokusu geliyor sonra. Göz yaşlarıyla söndürmeye çalışıyoruz.
Ah keşke diyorum şimdi. Keşke şu kitap her akşam, akşam haberlerini sunsa.
Duygularımın bam teline basıp kaçan kitap. Sesimin tizliğini arttıran, suskunluğumu çığlığa çeviren, renkli sandığımız dünyamızın rengini anlatan kitap. Gerçekten ölüymüşüz de yaşıyoruz diyormuşuz. Yaşıyormuşuz sözde bir de makyaj yapıyormuşuz. Başka türlü nasıl kapatırız kirli, çirkin, iğrenç yanlarımızı? Nasıl güzel gösteririz insanlığı? Bu kitap umudun kitabı. Dünya'nın farkına varıp, absürtlüklerini görüp, 'düzeltebiliriz belki' dedirten denemeler. Yarama tuz basan üstüne de yara bandı yapıştıran kelimeler. Yara bandım şekilli olsun bari diye altını bolca çizdiğim cümleler. Çok şey var bu kitapta. Her denemenin dayanağı da gerçek bir haber olunca üzerinde çiçekler açtı hislerimin. Okuyun yeşillenin, çiçeklenin. Yeşile boyayalım dünyayı.
Merhaba sevgili 1K. sevgili A.Ali Ural yine döktürmüş doğrusu... Okuduğum üçüncü kitabı olmasına rağmen beğendiğim en önemli yazarlar listesinde yerini aldı açıkçası, bir deneme ve şiir kitabını okuduktan sonra yine bir deneme kitabıyla devam etmek istedim ve iyi ki de öyle yapmışım. Kitap öyle güzel kurgulanmış ki, o kadar güzel ifadelerle ve istisnai bir kelime harcıyla yoğrulmuş ki ; kendinizi deneme okuyor gibi değil de, dünyanın her alanından, her yöresinden masallı bir anlatımla bilgiler ediniyor,farklı düşüncelere dalıyorsunuz. Ben, kendimi kaybettim, yoksa kendimi buldum mu demeliyim? Ben bunu düşünürken siz de en iyisi kitabı alıp okuyun efendim.
EN SEVDİĞİM CÜMLESİ: "Denemediği bir şey kalmayan insan, acaba bir gün insan olmayı deneyecek mi?"
Evet, üçüncü Ali Ural kıtabı da bitti. Ve bitmekle basucu kitaplarına bir yenisi daha eklendi.
Belki de rastladığımızda kısacık bir süre dikkatimizi çeken haberleri, bize sunuş şekli ile daha kalıcı hale getiren bir kitap. Daha doğrusu bize "insan olduğumuzu" hatırlatan bir kitap.
Ali Ural'ın hiçbir kitabi bir yerden veya bir kişiden ödünç alınabilecek kitaplar değil kanımca. Alın ve en güzel yerlerde saklayın. Hatta birilerine kitap hediye edecekseniz ilk tercihiniz Ali Ural olsun.
Ali Ural okumak ne kıymetli bir kıymıktır, "anesti çağı"nda uyuşmuş dimağına, yüreğine bir ordan bir burdan batan.
Eserde ki her deneme nefsin, dönüp dönüp hoh'layarak buğulandırdığı kalp gözüne, kaligrafinin en nadide en naif, su gibi akan hattıyla 'Hakikatimizi' yazdığı, el gibi.
Hakikat'ini kaybetmiş insanın, kendi ifadesini bulabilebileceği en ironik halide herhalde "makyaj yapan bir ölü" olmasıdır.
Bir hafta sonu için enfes bir seçim olabilir, tavsiye ediyorum.
İyi okumalar 1K'nın güzel insanları.
Adı itibariyle farklı bir kitap, Kitabı ilk gördüğümde ismi dikkatimi çekmişti ve içeriğini merak etmiştim doğrusu...Ama okumaya başlayınca kitabın ne demek isteğini daha iyi anladım.İçindeki birkaç sayfalık denemelerden oluşuyor ve her deneme bana hayatın perdeler çekili camlarını açtı adeta.Çünkü her biri günlük yaşamda sıklıkla rastladığımız ama hikmet nazarıyla bakmadığımız şeylere dikkati çekiyor.Farkedemediğimiz onca şeyden "Son anda fark edenler, geri dönün " diyor yazar.
Deneme diyince akla kesinlikle Ali Ural gelmeli. Kitap her an duyduğumuz belkide önemsemediğimiz bir sürü yaşanmış olaylardan bahsediyor aslında ama her olay öyle güzel bir hikayeyle başlıyor ve olaya bağlanıyor ki şaşıp kalıyorsunuz.
Yanlış saymadıysam 41 tane deneme var içerisinde. Bunlar Ali Ural okuyanların alışkan olduğu gibi güncel konular üzerine. Şöyle ki, yazarımız güncel bir konuyu alıyor ve bununla ilgili kısa bir hikaye yazıyor.
Ali Ural’ı okumak için sanırım ince düşünmek gerek. Öyle ki ilk okumaya başladığımda hiçbir şey anlamamıştım. Ali Ural’ın bu tarzda okuduğum üçüncü kitabı, diğerlerini de en kısa zamanda okuyacağım.
Kısacası yine vicdanlara hitap eden bir kitap yazmış Ali Ural, e bize de okumak düşüyor değil mi?
Televizyonda izledigimiz veya bir gazete haberinde okuduğumuz hatta bazen bizzat şahit olduğumuz olaylara " genel ve değişmez " bir bakış açımız olduğunu bu kitabı okuyunca anladım .. Bir gazete haberinin üzerindeki perdeyi kaldırıp bize bambaşka bir pencere açan bir kitap . Vakit kaybetmeden okuyun derim
Merhabalar! Bu inceleme işinde ne kadar kötü olsam da devam edicem sanırım :D
Yine Ali Ural ve yine ben çok beğendim. Tarzına alıştım sanırım, farklı yerlerden farklı kurgular çıkarıyor.
Kitaba gelirsek bu kitap belki de çoğu zaman okuyup es geçtiğimiz çok da kalıcı olmayan gazete haberlerini farklı bir boyuta taşımış. Türkiye'den ve farklı ülkelerden haberlerle hikaye oluşturan yazarımız dünyada yaşanan gerçeklerin içimize işlemesini sağlıyor.
Ayrıca kitap 3-4 sayfalık kısımlardan oluştuğu icin hiç sıkmıyor.
Sanırım aynı tarzda yazılmış Resimde Görünmeyen adlı devam kitabı da varmış, en kısa zamanda onu da alıp okuyacağım inşallah :)
Alıp okuyun derim :)
Herkese iyi okumalar!
.
.
.
"Ey kutsal ağrı!

Gel ve sessizliğimizi boz. 
Kulakları sağır etsin çınlayan sesin! 
Başımızdaki tacımızı ağrıdan bir çelenkle değiştir!

Acı çekmeye başlamazsak yanmaktan kurtulamayacağız!.."
Kelebek dövmeli kızın hikâyesi alıp götürdü beni... Altın vuruş... Bir annenin feryadı bir yanda diğer yanda çocuğunu okula gönderebilmek için okulun bütün temizliğini yapan annenin acı hayatı bir yanda... Hayat yaşanılmayacak kadar çirkin.
Palyaço elbisesi giydiğimiz sürece, birileri bize "başka numaran var mı?" diye soracaktır.
Uykularını soyunup tutkularını giyinen beli fişekli adamlar birbirlerine “Rastgele” diyorlardı alacakaranlıkta.
Boyamayı ne çok seviyoruz. Boyuyor, ama renk vermiyoruz. İşin rengi değişiyor ama biz değişmiyoruz. Renkten renge giriyor, ama renk körlüğü yaşıyoruz. Her ne kadar renkli simalar varsa da aramızda renk katmıyorlar hayatımıza.
A. Ali Ural
Sayfa 63 - Şule Yayınları
Mazlumların seslerini yalıtmak için, ahşap pencerelerimizi plastik pencerelerle değiştirdik..
Artık suçlular elleriyle yüzlerini kapatmıyorlar; kapatıyorlarsa ileride işleyecekleri suçlarda tanınmamak içindir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Makyaj Yapan Ölüler
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
165
Format:
Karton kapak
ISBN:
975644634x
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ey kutsal ağrı!
Saklandığın yerden çık!
Yalnız kendimizi değil, çevremizi de yakıp yıkıyoruz! Biz acı duymayanlar ahalisi, akan kanımızı boş gözlerle, bir nehir gibi seyrediyor, kopan ayağımıza vitrinlerden ayakkabı beğeniyoruz.
Ey kutsal ağrı! Gel ve sessizliğimiz boz!
Kulakları sağır etsin çınlayan sesin!
Başımızdaki tacımızı ağrıdan bir çelenkle değiştir!

Kitabı okuyanlar 303 okur

  • Serap BAĞCI
  • l
  • Sinem Albayir
  • MerveDaş
  • Aycan Guler
  • Derya Tok
  • Tuğba
  • Dilhun
  • Safinaz Korkmaz
  • Demet Eraslan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.1
14-17 Yaş
%6.1
18-24 Yaş
%31.6
25-34 Yaş
%45.9
35-44 Yaş
%8.2
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%1
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%83.5
Erkek
%16.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.5 (48)
9
%21.6 (21)
8
%14.4 (14)
7
%6.2 (6)
6
%5.2 (5)
5
%3.1 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları