Toplam uzunluğu yaklaşık
22 kilometre olan İstanbul’un
surları, Doğu Roma ve Osmanlı
başkentlerini yüzyıllar boyu
koruyan, Avrupa’nın en uzun
savunma hattı özelliğini taşıyan
tarihi bir miras.
26
İstanbul’un zamanımıza kadar ulaşan surları 5. yüzyılın başlarında,
İmparator II. Theodosius tarafından yaptırıldı.
29
Bir tesadüf eseri bulunan İskender Lahdi
İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin en
bilinen eserlerinden biri olan İskender
Lahdi, hem Osman Hamdi’nin başarılı
bir arkeolog olarak tanınmasına hem o
dönemdeki ismiyle “Müze-i Hümayun”un
zengin bir lahit koleksiyonuna sahip
olmasına hem de yeni bir müze
binasına kavuşmasına neden olmuştur.
Bir tesadüf eseri gün yüzüne çıkan
İskender Lahdi’nin öyküsü, bugün
Lübnan’da bulunan Sayda (Sidon)
şehrinde tarlasını kazarken bir kuyu
ve kuyunun içinde de mezarlar bulan
Mehmet Şerif Efendi’nin bunu 2 Mart
1887’de Sayda Kaymakamı Sadık
Bey’e bildirmesiyle başlar. Durumu
haber alan Müze-i Hümayun Müdürü
Bir tesadüf eseri bulunan İskender Lahdi
Osman Hamdi Bey, 30 Nisan’da
Sayda’ya giderek Fenike krallarına
ait mezarların bulunduğu alanda
kazılara başlar. Aralarında “İskender”,
“Tabnit”, “Ağlayan Kadınlar” lahitlerinin
bulunduğu lahitleri zarar vermeden
binbir zorlukla deniz yolundan İstanbul’a
getirmeyi başarır.
O zaman Müze-i Hümayun’un
sadece “Çinili Köşk” olarak anılan
binası vardır ve lahitler büyüklükleri
nedeniyle binadan içeri sokulamazlar.
Bunun üzerine yeni bir binanın yapımına
başlanır. Mimar Alexandre Vallaury
tarafından inşa edilen, cephe
mimarisi Ağlayan Kadınlar Lahdi’nden
esinlenilerek tasarlanan yeni bina 13
Haziran 1891’de “Eski Lahitler Müzesi”
ismiyle açılır.
Helenistik sanatın eşsiz
örneklerinden biri olan lahdin ön
yüzünde İskender’in atı üzerinde
görülmesinden dolayı bu isimle
anılmışsa da lahdin, Sidon Kralı
Abdalonymos’a ait olduğu sanılmaktadır.
Ancak ismi değişmeden günümüze
dek gelmiştir. MÖ 4. yüzyılın sonlarına
tarihlenen İskender Lahdi’nin yüzlerinde
Makedonyalılarla Persler arasındaki
savaş ve av sahneleri yer alır. Eski
bir Fenike antik şehri olan Sayda’da
bulunan lahitler, bugün İstanbul Arkeoloji
Müzeleri’nin en değerli eserleri olarak
sergilenmeye devam etmekte…
110