Puan vermedi·481 syf.····Okunma: 16 Şubat 2021 23:52 Zülfü Livaneli'nin Son Ada'sini ne çok sevmiştim oysaki.
Hitler'in zulmünu, prof.lara yapılanlar vs.zaten çok bilinen şeyler.
Maya' oldukça içi doldurulmamış ,sığ bir karakterdi.Aynştayn'in mektup mevzuuna bile şaşırmalar filan.
Tarihi roman dediğin profesyonel bir kurgu istiyor kesinlikle.Bu romanı okuyunca benim Elif Şafak'a İskender Pala'ya hayranlığım arttı.Meger ne müthiş, kusursuz kurgular yapmişlar dedim.Yeni şeyler denemek bir yazar için güzel olmalı ama yeterli olgunluğa erişmeden o adım atilmali mi bu da tartışılır.Belki de daha minimalist adımlarla başlayabilirdi.Peki ya Maya'nın ağabeyi nereden baksan tutarsızlık.Bu ters köşe yapmak filan değil yarattığın karakteri yeterince besleyememek eksik bırakmak.
Söyleyeceklerim bitmiyor.Kendi çocuğunun ölüm isteğine bu kadar duyarsız kalan bir karakter başkasınin ölümle yüzleşmesinde bu kadar duyarlı davranamaz.Karakterin içinin doldurulmamış olduğunu söylerken bundan bahsediyorum.Tarık gibi paranı alıp değerlendiren dost canlısı insanlar filan müthiş.Biri de demiş ki ulkemizdeki,dul kadınların sorunlarını güzel dile getirmiş.Sorun dul bekar kadın mevzuu değil bir duruşunun olmasi.Ahmet'in dengesiz tavırlarına hiç gelmiyorum.
Bir de arada verdiği enteresan bilgilere deginecegim unutmadan bu kitaptan ben de şunu öğrendim çay nasıl lezzetli olur?Tarihi bir romanda bu bilgiye ne gerek vardı?Sen Zülfü Livanelisin bu alanda kendini kanıtlamışsin dizileri uzatmak için araya reklam sıkıştırmaları gibi kitabı uzatmak için araya gereksiz detaylar koymana gerek yok ihtiyacın da yok.
Ve sözün bittiği yer sonundaki azrail mevzuu ne desem yetersiz kalacak o konuda.
Ancak şu noktaya da değinmeden olmaz bir konuda da hakkıni vermek lazım; insanlığın utanç tablolarından olan bu konuları yüksek sesle dile getirip gençlerimizi tarihi gerçekler üzerine bilgilendirdiği için de kutluyorum yazarı.