Gönderi

9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2016 48. kitabı
#kitapyorum Bazı kitaplar vardır okuyan herkesin anladığı aynıdır , kendinizden birşeyler bulamadığınız başı sonu belli bir olay örgüsü içinde gelişen ,romantik ,aksiyon ,polisiye macera kitapları gibi . Bazı kitaplar vardır herkesin olay örgüsü haricinde bir yerinden başka birşeyler yakaladığı ,bir yerinden kendi hayatından benzerlikler bulduğu ,Hah işte bu o tarz kitaplardan . Biraz konu ; genç bir teğmen ilk görev ataması olarak kuş uçmaz kervan geçmez bir sınır kalesine atanır ,ilk başlarda hemen bir şekilde şehre tayinini yaptırıp ayrılmak ister ama üstleri 4 ay beklemesi sonra gitmesi tavsiyesine uyar ve bir şekilde kaleye saplanıp kalır . Bu ilk bölüm ki arka kapakta da yazan kısım . Burada bence anlatımsak istenen ; çoğu insanda görürüz hep birşeylerden şikayet ederler eşinden ,işinden ,yaşadığı yerden ,hayatında ki bazı şeylerden ama bir türlü o değişimi yapamazlar ki yazar bunun nedeninin " alışkanlıklarımızın " olduğunu vurguluyor . İkinci bölüm ki esas iç acıtan kısmı ,genç teğmen tüm kaledekilerle birlikte sürekli kuzeyden çölden gelecek ama bir türlü gelmeyen Tatar saldırısını bekleyerek geçen ömürlerini anlatıyor . Ki burada da yazar herkesin hayatlarında hep birşeyleri ( ya da birilerini , ya bir mutluluğu ,başarıyı,bu dünyaya boş yere mi geldim birşeylerin baş rol oyuncusu ,kahramanı olmayı vs ) bekleyen insanların dramını Zaman içinde umutlarının hayatları gibi tükenişini anlatıyor . Tamam bu kadar değil tüm kitabı anlatmayalım ama bir de hayatın son kazığı da var . Bir de benim ara sıra çiziktirdiğim iki satır var ki bu kitap için uygun düştü - ey zavallılar Hayatın ....edip bir kenara attıkları Hala büyük bir umutla ,iyi birşeyler olasını mı bekliyorsunuz . Bekleyin hiç gelmeyecek o günü . Der ama herkesin bu kitabı okumasını isterim moralinizi bozsa da ....koyayım böyle hayatın deseniz bile
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
·
26 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.