Evet bu bir savaş romanıdır, fakat yanılmayın romanda top, tüfek yoktur. Aytmatov eşlerini, çocuklarını, kardeşlerini savaşa uğurlayan ve geride kalan insanların yaşamına değinmiştir…
Hayatlarını sade, mutlu ve emekleriyle kazanan insanların savaşla karşılaşmaları sonucu parçalanan yaşamlarını, ölümleri, geride kalanlara bırakılan acıyı,çaresizliği okurken net bir şekilde hissediyorsunuz.
Evdeki baba ve üç evladın üçü de savaşta. Geride bir ana, bir gelin ve sürülecek toprak kalıyor. Kitap içerisindeki ana karakter olan Tolgonay Ana ile Toprak Ana'nın diyalogları çok etkileyiciydi. İnsan kara toprakla da konuşurmuş. İnsan toprağa da sarılırmış. Evladı cepheye giden ana, evladının bindiği trenin geçtiği rayları bile öpermiş. İşte bu kitap böyle bir kitap.
ALINTILAR:
"İyilik yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen ele geçen bir şey değildir. İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir."
Bu dünyadan insanlar göçüp gider ama yaptıkları iyi şeyler kalır.
Gözlerimi kapayabilir, kulaklarımı tıkayabilir, ama düşünmeden edemezdim.
Okumayı çok sever, her zaman kitaplara dalıp giderdi. Onun en çok sevdiği şey, ona en değerli ödül kitaptı.